Hayatta birinin sizi anladığını bilmek, yakınlık ve hafiflik duymanızı sağlar.
Hâlden anlama hali, duru ve ermişlere yakışan bir andır.
Kendini bilen, tanıyan, insana saygısı, empati duygusu olan kişi halden anlar.
Hepimiz halden anlayan eş, sevgili, anne-baba, ev sahibi, kiracı, şu bu isteriz.
Halden anlayan biri varsa hayatınızda, şanslısınız demektir. Çünkü o size değer verir.
Şimdi gelelim başka ve alışılmadık bir duruma.
Hâlden anlayan bir lideriniz, yöneticiniz, patronunuz oldu mu hiç?
Dürüst ve yardımsever olmaktan üstün bir kavram hâlden anlamak çünkü.
Muhtemelen zamanında kendisi de zorluk çekmiş kişilerde bu özellik gelişiyor.
Olgunluk göstermek, sabırlı olmak da bu kavramın içinde kuşkusuz.
Nahif, yani kibar ve yapmacıksız, içten gelen bir eylem.
Şimdi gelelim sorumun yanıtına.
Şu anda Penti’de çalışıyorsanız, öyle bir lider var hayatınızda. İnsanı anlayan, geleceği inşa eder, diyen biri o. Mert Karaibrahimoğlu. Mona Kişisel Gelişim serisinden çıkan kitabının adı, Hâlden Anlayan Lider.
Bu düsturu birlikte büyütmek isteyen yol arkadaşlarıyla 10 yıldır, Penti’ye kaptanlık yapıyor.
Kitap, kuşaklar boyunca etkisini yitirmeyeceğini düşündüğü bir iş ve iletişim yaklaşımı hakkında.
Bugüne değin olan yolculuğunda hem derin kayıplara hem büyük başarılara imza atmış biri.
Bundan özümsediği tek şey, liderliğin özünde insana dokunmak olduğunu keşfetmesi olmuş.
Günümüzde birçok şirket lideri pozisyonuna odaklanırken o yol geliştirici, potansiyel keşfedici, merak duygusunu ve sorgulamayı teşvik edici, hataları dönüştürücü, güven tazeleyici, heyecan verici olmayı tercih etmiş, ediyor.
Aslında kitap sadece bir iş kitabı da değil, bir iş-yaşam kitabı. Ben oldum artık demeyen, sürekli gelişime açık bir liderin, çalışma arkadaşlarının gelişiminden haz alan bir liderin hikayesi.
Öyle ki, ona değer katan, iş yaşamında daha önce birlikte olduğu başka liderlerin görüşlerini de ayrı bir kıymet bilirlikle anıyor. Onlardan satırlara yer veriyor. Yaşadıklarını bir anı biçiminde değil, ona ve çevresine kazandırdıkları açısından ele alıyor. Dinlemenin, söylemekten daha iyi olduğunu hatırlatıyor.
Malum, günümüzde kimse kimseyi dinlemiyor. Aynı anda konuşuyor. TV’lerde örneğine sıkça rastlıyorsunuz. Çözüm üretmiyorlar, havanda su dövüyorlar.
Oysa bizim gören gözlere, duyan kulaklara, empati yapacak kalplere, hâlden anlayanlara ihtiyacımız var.
Kimsenin kalbini kıracak vaktimizin de olmadığı gibi.
Dönelim tekrar kitaba. İş yerinde bir ekip arkadaşını partnerin gibi görebiliyorsan, ona iyi davranıyorsan, o da başkalarına, özellikle müşterilerine iyi davranır diyor lider-yazar.
İnsanı odağına alan bir kültür, çalışılmak istenen bir yer olmak, her çalışanın giyebileceği sanal bir gömlek dikmek, ki o buna Penti gömleği diyor, herkesi koca bir çarkın önemli bir dişlisi olarak görmek, insanları gelişebilecekleri alanlara yönlendirmek… İşte halden anlayan bu liderin bakış açısı.
Birlikte yaşama ve birlikte gelişme kültürünün adı olan Kyosei kültürünü bir Türk şirketinin genlerine aşılamak, bunu kurucu kültürle beraber harmanlamak, çalışanlarda ortaklık hissi yaratmak, büyükken küçük kalabilmek, şirketin değerlerini ekosistemde yaygınlaştırmak, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, ortak bir fayda için bir ve birlikte olmak… Kısacası mutluluğu kültür haline getirmek.
Bu mümkün olabilmiş mi peki? Ortak aklı kullanarak, evet. Kadın çalışanlarının halinden anlamak ve onlara işyerinde hayatı kolaylaştırmak, destek olmak da işin cabası ayrıca. Burada söz konusu olan, zorlukları görmekten ve hoşgörüden ziyade, insanların içindeki iyiliği ortaya çıkarmakla ilgili. Çünkü iyilik bulaşıcıdır.
Hem kişileri hem kurumu başarıya ulaştırır. Her dönem çırak, kalfa, usta olabilmek,
halden anlayan liderliğin göstergesidir.
Eski çalıştığı yerlerdeki liderlerine ve şimdi de Penti’nin zirvesindeki kurucu lider Sami Bey’e olan vefası, takdiri,
3. Kuşaktan bir evlat gibi sahip çıkışı, örnek alışı ise bunun kanıtı. Tüm Kobi liderlerine hatta genelde liderlere önerimdir, hâlden anlamaları…
Tüm kitabı da size hap gibi verecek değilim. Ben çaba gösterdim anlatmaya, siz de alın, çaba gösterip okuyun.
Hâlden anlayın gayrı.
