Beast Games, Jimmy Donaldson (Mr. Beast), Tyler Conklin, Sean Klitzner ve Mack Hopkins tarafından yaratılan bir Amerikan gerçeklik yarışması. 

Prime Video platformunda, 2. Sezonu yayımlanıyor. Kazanana verilen ödül, 5 milyon dolar. 

Ama bu ödül, bir yarışmacının kazandığı madeni parayı son turda yazı tura  atmasıyla 15 milyon dolara çıkabiliyor. 

Devasa dekorların, setlerin, hatta küçük çaplı özel bir yarışma kentinin kurulduğu bu yarışma, şu anda ortalığı kasıp kavuruyor. 

2. Sezon finali, Suudi Arabistan’ın rüya başkenti Riyad’da çekilmiş. 200 kişiyle başlayan yarışma, çeşitli etaplarda, takımların veya kişilerin elenmesine dayanıyor.

Son 6 kişi iki etapta yarışıyor ve 1 kişi büyük ödüle kavuşuyor. Diziyi anlatmak veya tanıtmak değil amacım.

Sosyolog ve psikologların izleyip anlamlandırması ve analiz etmesi gereken davranışları çözümlemek onların işi. Destekleme veya reddetme, ait olma-olamama, verdiği sözü tutma-tutamama, rol yapma-yapmama, sahte-gerçek sevgi gösterileri, rüşveti kınama- açık olma, güven-güvensizlik, ne ararsanız var yarışmada, insana dair. Arada tek tük iyiler de var tabii. Olacak o kadar!

Beast Games’i izlerken adeta kendinizi bir insanat bahçesinde buluyorsunuz. 

Amerikalılarla bizim ne benzerliğimiz olabilir diye düşünmeyin. 

Her şey insan doğasıyla ilgili. İnsan da her yerde aynı.

Dünya çapında fenomen olan Squid Game’in Survivor’la karıştırılmış bu bonkör yarışmada, her çeşit insan yarışıyor. 

Para ise daima gözünüzün önünde, hatta ayaklar altında.

Şimdi sorularıma başlayayım.

Sevgilinize verdiğiniz sözden nasıl dönersiniz? İyiyi ve en güvenilir kişiyi oynarken, artık kötü olacağım diyebilir misiniz?

Takım lideri olsaydınız ekibinizi harcayabilir miydiniz?

En dürüst, namuslu, rüşvete boyun eğmeyecek kişi bile yoldan nasıl çıkarılabilir? 

Utanmama, arlanmama, sorumluluk duymama normalleştirilebilir mi?

Siz olsaydınız ne yapardınız?

Beast Games izlerken, bu sorulara yanıt bulup kendi karakter testinizi kendinizle yüzleşerek yapmak isterseniz, buyrun.

Beast Games, aslında eğlencelik yarışma görüntüsünün arkasında izleyene ve isteyene böyle bir yarar sağlayabilir.

Hani bir anektod vardır. Bir zamanlar, adamın biri, bilinmeyen bir ülkede, ben kraliçeyle bir gece parası neyse beraber olmak istiyorum diyor. Aman yahu, deli misin, hadsiz misin sen dense de adam azmediyor.

Kraliçenin kulağına gidiyor konu. Çağırın bakalım, kim bu, bu ne cüret diyor. Adam gelip, teklifini yapıyor. 

Bir gece sizinle beraber olursam 100 milyon vereceğim diyor. Kraliçe kızıyor.  

Ne! Beni paranla satın alacağını mı sanıyorsun, küstah, diyor, Adam yılmıyor, rakamı yükseltiyor sürekli.

Sonunda rakam 1 milyara gelip dayanıyor. Kraliçe dayanamıyor. Sen kimsin ki? Hem bu parayı nasıl vereceksin, diyor. 

Adam gülüyor. Eh! Şimdi konuşabilir, rakamda anlaşabiliriz, diyor kraliçeye. 

Kıssadan hisse ise şu: Herkesin bir fiyatı vardır.

Şimdi kendi karakter analizinizi yapmak için fırsat önünüzde. 

Zeki ve güçlü olanlar ikiye ayrılıyor yarışmada, en başta.İkisi bir arada olamıyormuş gibi..

Siz olsanız, bu yarışmada ne olurdunuz? Zekilerden misiniz, güçlülerden mi?

Hangi oyunlarda ve oyunlarla elenir ya da elerdiniz?

Rüşvet verir miydiniz? Hangi karakter size benzerdi?

Finalde kazanabilir miydiniz?

Kazandığınız parayla ne yapardınız?

Fiyatınız var mı?