Bugünlerde fırt’ın doğusunda neler olduğu konuşuluyor. yaşananların kökeni hala eskiye dayanıyor. örneğin ben aşağıdaki yazıyı o günlerde washington temsilcisi olduğum habertürk gazetesinde 2018 yılında yazmıştım.

***

‘’Trump ile Putin’in ‘Büyük Suriye Planı’nın temel ilkeleri üzerinde anlaştıkları Helsinki zirvesinden sonra, bu planın ana noktalarından bir tanesi olan kuzey Suriye’de Kürtlerle ilgili adımın ne olacağı Washington-Moskova hattında yoğun konuşulmaya başlandı.

Ben bu bağlamda Washington’daki ilgili birimleri sorguladığımda, son zamanlarda gittikçe fazla ‘Kamışlı modeli’ kavramından bahsedildiğini duyuyorum.

Bunun ne anlama geldiğini sorgulayınca da, Fırat’ın doğusu hakkında nelerin konuşulmakta olduğu da biraz ortaya çıkmaya başladı.

Tabii her şey Başkan Erdoğan’ın Putin ile konuşmasından sonra yapılacak ikinci Trump-Putin zirvesinin ardından netleşmeye başlayacak ama kuzey Suriye ile ilgili görüşmelerin durumu şu anda aşağıdaki gibidir.

– Fırat’ın doğusundaki özerk Kürt oluşumu modeli temelde Rusya’nın hazırladığı bir plan. Bunu kaleme alan da, planı Washington’ da bizzat anlatmış olan Purtin’in Ortadoğu danışmanı ve Kürt uzmanı Vitaly Naumkin.

– Moskova şubat ayından bu yana yapılan yoğun temaslar sonucunda, bu modeli Washington’a da sonunda kabul ettirdi.

– Bu plana göre Fırat’ın doğusunda Kürtlere, Suriye merkezi rejiminden kopmamaları şartıyla kısıtlı bir özerklik verilecek. Ruslar buna ‘Kuzey Irak modeli’ diyorlar ve Amerika ile bu konuda yapılan görüşmelerde de bu kavramı kullandılar.

– Bu yapı resmen Suriye devleti içinde yer alacak, ancak bölgesel siyasi kararları alabilecek, kültürel ve ekonomi konularında kısmi özerkliği olacak.

Washington-Moskova hattında bu plan çerçevesinde en yoğun konuşulan konu, bu planın Türkiye’nin tepkisini en aza indirerek nasıl uygulanabileceği.

Bu bağlamdaki ısrarlı sorularıma bir süredir Washington’da net cevap alamıyordum ama son günlerde bir ‘Kamışlı modeli’ kavramından söz edilmeye başlandı.

Bunun anlamı üzerine konuştuğum birçok kaynaktan sonra şu ortaya çıktı:

– Kürtler, Kamışlı’da olduğu gibi bölgenin yönetimini rejimle paylaşacak ama rejim güçleri de bölgeye girmeyecek. Rejim güçleri bölgenin hemen dışında, sınırda konuşlanacaklar.

– Washington’da bu modelde konuşlanacak rejim güçlerinin sembolik düzeyde de olabileceğini ama bunların arkasında Rusya’nın da gözlemci olarak gücü olacağından, bunun etkin olacağını söylüyorlar.

Anlayacağınız özerklik oluşursa, bunun Türkiye’ye bir tehdit oluşturmasının temelde Rusya tarafından sağlanması düşünülüyor

YPG, Fırat’ın doğusundaki oluşumun geleceğini garanti altına almak için Esad rejimi ile görüşmeler de başlattı.

YPG heyetine Beyaz Saray’a çok yakın olan ve Washington’un yönlendirmesi altında bulunan İlham Ahmed başkanlık ediyor. Daha önce SDK’nın (Suriye Demokratik Konseyi) Washington temsilcisi olan İlham Ahmed tanıdığım kadarıyla ‘tipik PKK’lı’ bir kadındır.

Kürtler, rejim ile işbirliklerini sürdürmek için ‘Eğer İdlib’e bir harekat yapılacaksa, biz de rejim güçleri ile birlikte bu harekata katılmak isteriz’ önerisini de getirdiler görüşmelerde.

Ayrıca ‘Kamışlı modeli’nin de görüşüldüğü öğrenildi o konuşmalarda, ancak iki konuda da şu anda rejim tarafından verilmiş net bir cevap bulunmadığı söyleniyor Washington’da.

Yaklaşık iki yıl boyunca ulusal güvenlik meselelerine konsantre olarak Washington’u yazıp anlattım. Kıymetinin pek bilineceğini sanmasam da yine de söyleyeyim bazen Amerikan gazetecilerin bile atladığı haberleri yakaladığım oluyordu. Bunların en ilginci haklarında yakalama kararı bulunan Rusya’nın üç istihbarat servisi başının gizlice Washington’a gelip Suriye için hazırlanan gizli planı Trump yönetime anlattıkları haberiydi. Bunu bir tek biz yazdık ABD basını olayı atladı. O gün bir süreç başlatıldı ve bugüne gelindi. Şimdi bakıyorum da o plan adım adım uygulanmakta hatta son aşamasına bile getirildi. Bu yüzden konu hakkında yazmış olduğum bu gibi  yazıyı, artık bu konular hakkında yazmak istememe rağmen bugün tekrar hatırlatmak gerekiyor.

***

Suriye’nin geleceği konusunda ABD ile Rusya 2018 içinde bir ön anlaşmaya vardılar.

İki ülke de bu geleceğe Türkiye’nin onayı ve desteği olmadığı takdirde uygulanması ihtimalinin bulunmadığını bildiklerinden ön anlaşmalarının en kritik konusu Suriye Kürtleri üzerine oldu.

Rusların Kuzey Irak Modeli, Amerikalıların Kamışlı Modeli diye adlandırdıkları Kürt oluşumu modeli bu süreç içinde formüle edildi.

Kürtleri içeren federatif bir yapı düşünülmüyor. Kuzey Suriye’de sınırları belli olan ve sınırlarında Suriye bayrağının dalgalanacağı, sınır korumasının da Suriye ordusu tarafından yapılacağı bir alanda YPG/PYD etkisinin oldukça temizlendiği Kürt oluşumuna kültürel ve kısıtlı idari özerklik verilecek.

Rusya ile ABD arasındaki gizli diplomaside Türkiye’nin başta buna tepki vereceği ama sonra Kuzey Irak’ta olduğu gibi bununla çalışmaya geçtiği takdirde Irak Kürt Otonom Bölgesi nasıl Türkiye’nin etkisi altına girdiyse Kuzey Suriye’de de bunun olacağı konuşuldu.

Gizli diplomaside yaşananlar

Bu sonuca nasıl varıldığını Washington’da bizzat yaşadım bu nedenle bu süreci en iyi anlatabilecek de ben olmalıyım:

1- Rusların Kuzey Irak Modeli dedikleri formülasyonu Amerikalılara anlatmak için planın mimarı Putin’in Ortadoğu danışmanı Vitaly Naumkin 2018 Şubat ayının 25’inde Washington’a geldi. Bir gece sonra 26 Şubat’ta Georgetown Üniversitesi’nde sadece özel davetlilerin katılabileceği bir yemekli toplantı vardı.

2- 26 Şubat gecesi Washington’un dış politika ve ulusal güvenlik elitleri Naumkin’in Suriye planını dinlemeye gelmişlerdi. Naumkin konuşmasında Kürtler ve Suriye’nin geleceği konusunda Rusya’nın düşündüklerini açıkça anlattı.

3- Ertesi sabah başkan Trump ile 27 Şubat sabah toplantısını yapmak için o günlerde CIA Başkanı olan Pompeo Beyaz Saray’a biraz geç geldi. Naumkin’in Washington’dan ayrılmasını beklemişti. Bu bağlamda Pompeo’nun neden önemli olduğunu da anlatmalıyım.

4- Naumkin Washington’a gelmeden bir hafta önce CIA Başkanı Pompeo gizli bir operasyon düzenletmişti. CIA’nin FBI ile işbirliğiyle yürüttüğü bu operasyonda Rusya’nın iç, dış ve askeri istihbarat örgütlerinin başındaki insanlar gizlice Washington’a getirildiler. Oysa bunlara konulmuş yaptırımlar çerçevesinde ABD’ye giriş yapma yasağı da vardı. (SVR’nin başı Sergey Naryshkin, FSB’nin başı ALexander Bartnikov gelen gruptaydı) Pompeo onları CIA merkezinde kabul etti ve uzun bir toplantı yapıldı. Toplantıda Naumkin’nin bir hafta sonra açıklayacağı Kürt planı ve Suriye’nin geleceği konusunun detayları konuşuldu.

5- Bu gelişmeden sonra bir de Naumkin’in konuşmasını dinleyen Pompeo 27 Şubat PDB’sinde (presidential daily brifing) planı Trump’a anlattı. Daha sonra putin arandı

6- Bir buçuk saat konuştular telefonda. Trump, Putin’e Kuzey Irak Modeli’ne hemen onay vermemiş de olsa bunun en azından üzerinde konuşulabilir bir öneri olduğunu söylemişti.

Washingon’da o gün eğer Suriye’de İran etkinliğinin azaltılması sürecine Rusya’nın aktif desteği alınabilinirse Kuzey Irak Modeli’ne desteğin arttırılmasına karar verildi. Washington bu modele ‘Kamışlı Modeli’ adını verdi.

7- Ve yine 27 Şubat’ta eğer bir gün Amerika bölgedeki 2 bin 200 askerini çekerse YPG/PYD unsurlarına “Siz Esad yönetimi ve Rusya ile koordineli çalışın” denilmesine de Washington’da karar verildi.

***

Anlayacağınız bizi bugünlere getiren sürecin perde arkasında bunlar yaşandı. Bunlar benim yorumlarım değil bunlar bizzat yakından gözlemlediğim ve çok taraflı teyit ettiğim gelişmeler. Mesele Ortadoğu ve özellikle Suriye olduğunda hiç bir gelişmeye kesin diye bakmamak gerekiyor. Ama yeni bir sürecin içinde olunduğu kesin ve diğer kesin olan şey de bölgede Türkiye’nin belirleyici olacağıdır.