Bilim kurgu romanlarına konu olabilecek bir asteroit. Amerikan Uzay Ajansı NASA ve SpaceX’in bugün Psyche isimli asteroide bir keşif aracı göndermesi bekleniyor. Dünya’ya 400 milyon kilometre uzaklıkta, Mars ve Jüpiter’in arasında bulunan Psyche, 220 kilometrelik çapı ile asteroit kuşağının en büyük cisimlerinden bir tanesi. Onu bu kadar özel yapan ise yüzde 90’ının altın, platin veya demir gibi değişik metallerden oluşması. NASA mühendisi David Oh’a göre ‘Psyche, bir zamanlar oluşmakta olan bir gezegenin metalik çekirdeği olabilir. Başka bir gezegen ile çarpışma sebebiyle geriye sadece çekirdek kalmış olması mümkün’.
NASA’nın bu dev asteroide uzay sondası göndermesinin amacı, Güneş sistemi ve Dünya’nın çekirdeği hakkında yeni bilgiler edinmek ve yeni metal türleri keşfetmek. Ancak bilimin ötesinde, Psyche’in maddi değeri baş döndürüyor; Forbes dergisinin haberine göre, asteroiddeki metallerin değeri 10 bin milyar dolar değerinde.
Uzay madenciliği artık hayal değil
Uzay kaynaklarının Dünya’ya getirilmesi yeni değil. Geçtiğimiz ay, Ossiris-Rex isimli uzay sondası dokuz senenin ardından Bennu asteroidinden 250 gram toz örnek ile Dünya’ya geri dönmüştü. Bu küçük asteroit parçasından çıkan toz, Dünya’ya getirilmiş en yüksek uzay maddesi miktarı olarak tarihe geçmişti.
Bir çok özel şirket, uzay madenciliğinde yarışıyor. Alanın öncülerinden olan Amerikan şirketi Planetary Ressources, 2012 yılında bu amaçla kurulmuş ve Google’ın CEO’su Larry Page’den film yönetmeni James Cameron’a kadar bir çok yatırımcının desteğini almıştı. İngiliz şirketi Asteroid Minning Cooperation ve Japon şirketi Ispace de ardından yarışa katılmış ve uzay kaynaklarını Dünya’ya getirmek için çalışmalar başlatmıştı.
Côte d’Azur gözlemevinde çalışan Fransız astrofizikçi Patrick Michel, haber sitesi Franceinfo’ya verdiği röportajda ‘uzay kaynaklarını Dünya’ya getirmek bizim için bir hedef. Ancak şu an hala yeni asteroitler keşfetme ve kaynakları Dünya’ya getirmenin yollarını arama aşamasındayız’ diye belirtiyor. Michel, daha büyük miktarda uzay madenciliğinin on yıllar sonra gelişeceğini öngörüyor.
‘Hukuk alanında eksik regülasyonlar uzay kaynakları savaşlarına yol açabilir’
Uzay madenciliği gelişirken bir yandan da hukuki düzenlemeleri de yanında getiriyor. Dünya dışından gelen kaynakların mülkiyeti konusu uzay hukukunun en sıcak gündemi. 1967 tarihli Birleşmiş milletler Dış uzay anlaşmasından bu yana konu hakkında çok fazla yeni uluslararası regülasyon yürürlüğe girmedi. Atılan somut adımlar arasında en yenisi 2020 yılında imzalanan Artemis anlaşmaları. 29 ülke tarafından imzalanan anlaşmalar, her Devletin uzayda özgürce keşif yapmasına izin veriyor ancak mülkiyetini yasaklıyor ve Dünya’ya getirilen uzay kaynaklarının tüm insanlığın yararına olması gerektiğinin altını çiziyor. Fakat uzay hukukunun halen bir çok eksiği bulunuyor. Fransız düşünce kuruluşu İfri, kaleme aldığı bir raporda ‘hukuk alanında eksik regülasyonlar uzay kaynakları savaşlarına yol açabilir, dolayısıyla uzay madenciliği ve yeni enerji kaynakları keşiflerine başlamadan önce yeni kanunların gerektiği’ konusunda uyarıyor.
Bugün yerel saatle 17:19’da atılması beklenen uzay sondasının Psyche’a 2029 yılında inmesi bekleniyor.