Başkanlık yarışına adaylığını koyan Trump Güney Carolina'da ortalığı karıştırdı. Önce "faturasını ödemeyen" NATO üyelerini Rusya'dan korumayacağını söyleyen eski lider rakibi Haley'nin asker eşi hakkında "Hani nerede" diye konuştu.

Kasımdaki seçimlere gözünü diken eski ABD Başkanı Donald Trump her gittiği eyalette yaptığı mitinglerle adından söz ettiriyor. Önceki mitinglerinde göçmenleri hedef aldığı sözler nedeniyle Adolf Hitler’e benzetilen Trump bu kez NATO ülkelerini ve Cumhuriyetçi rakibi Nikki Haley’yi hedef aldı.

İsveç ve Finlandiya gibi ülkeler bugüne kadar Avrupa içi ve dışındaki olaylarda tarafsızlığını korusa da Ukrayna savaşı başladığından beri her iki ülke de sınır güvenliğini gerekçe göstererek NATO’ya katılmak istedi. NATO’nun beşinci maddesine göre ittifaka üye bir ülkeye saldırılması diğer bütün üyelere saldırmak demek. Yani böyle bir senaryoda ittifaka üye tüm ülkelerin saldıran ülkeye topyekun saldırabileceği anlamına geliyor.

Ama Trump Beyaz Saray’a gelirse beşinci maddeye uymayacağını, ittifaktaki üyeler savunma harcamalarına katkıda bulunmazsa Rusya’yı “ne halt etmek istiyorsa onu yapması” için teşvik edeceğini söyledi.

Güney Caraolina’nın Conway kentinde düzenlediği mitingde “Ben iktidara gelene kadar NATO iflas etmişti. ‘Herkes üstüne düşeni verecek’ dedim. ‘Ya ödemezsek bizi korumaya devam eder misin?’ dediler. Ben de ‘Kesinlikle hayır’ diye yanıt verdim. Cevabıma inanmadılar” dedi.

Trump’ın anlattığına göre ittifaka üye “büyük ülkelerden biri” kendisine şunu sormuş: “Rusya tarafından işgal edilsek ödeme yapmasak bile bizi korur muydun?” Eski başkan ise o lidere “Hayır korumazdım” diye yanıt vermiş ve eklemiş: “Hatta ne halt istiyorlarsa yapması için Rusya’yı cesaretlendirirdim. Üstünüze düşeni ödemek zorundasınız. Faturalarınızı ödemek zorundasınız.”

Trump’ın bu çıkışı iktidara gelirse bu zamana kadar Ukrayna’nın savaşı sürdürülebilmesini mümkün kılan fonların kesileceği anlamına da geliyor. Muhafazakâr siyasi yorumcu Alyssa Farah Griffin, Trump’ın açıklamalarının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kulağına “müzik” gibi geldiğini söyledi.

Hangi ülkeler yüzde iki kuralına uyuyor?

NATO şu anda 31 üyesi olan ittifakın 2021 itibariyle yalnızca yedisinin yüzde iki koşuluna uyduğunu bildirdi. Trump göreve gelmeden önce 2014’te bu rakam üçtü. Tabii sayının artışında bazı ülkelerin Ukrayna savaşı sebebiyle ek askeri harcamalar yapmak zorunda kalması etkili oldu. Hedefe ulaşan ülkeler şöyle: ABD, Birleşik Krallık, Yunanistan, Polonya, Macaristan, Romanya, Slovakya.

NATO kurallarına göre her üye ülkesinin milli gelirinin en az yüzde ikisini savunmaya harcamalı. Ne var ki çoğu ülke bu hedefi tutturamıyor ki buna Almanya gibi ekonomisi aslında çok iyi olan ülkeler de dahil. Yine de bu oran bir başlangıç noktasını ifade ediyor yani bağlayıcılığı yok, Trump’ın dediği gibi ortada bir “fatura” da yok.

NYT’ye göre Trump başkanlığı döneminde ittifaka üye ülkeleri ABD’yi NATO’dan çekmekle defalarca tehdit etmişti. Trump’a göre NATO “modası geçmiş” bir oluşumdu.

Beyaz Saray’dan ‘akıl dışı’ çıkışı

Beyaz Saray Trump’ın sözlerini “dehşet verici” ve “akıl dışı” olarak nitelendirdi ve mevcut Başkan Joe Biden’ın ittifakı güçlendirme çabalarını övdü. Saray’dan yapılan açıklamada “Başkan Biden ittifakımızı onardı ve bizi dünyada daha güçlü kıldı. Çünkü her başkomutanın ilk sorumluluğunun Amerikan halkını güvende tutmak ve bizi birleştiren değerlere sadık kalmak olduğunu biliyor. En yakın müttefiklerimizin acımasız rejimler tarafından işgal edilmesini teşvik etmek dehşet verici ve akıl dışı bir şey. Ayrıca Amerika’nın ulusal güvenliğini, dünyadaki istikrarı ve ekonomimizi tehlikeye atmaktır” dendi.

Biden göreve geldiğinden bu yana hem Ukrayna savaşı hem de İsrail savaşı patlak verdi. Ukrayna savaşında askeri zaiyatın 500 binden fazla olduğu tahmin edilirken Gazze’deki savaşta 28 binden fazlası Filistinli, 1200’ü İsrailli olmak üzere pek çok sivil hayatını kaybetti. Bu savaşların ABD’nin ulusal güvenliğine ve ekonomisine zarar vermek bir yana katkısı olduğu söylenebilir. Zira Ukrayna savaşı NATO ittifakının canlanmasına, yeni üyeler kazanmasına ve hareketlenmesine yaradı.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporuna göre ABD’de devletin ve özel şirketlerin diğer ülkelere silah satışları geçen yıl rekor kırmış. ABD’nin toplam silah satışı 238 milyar doları bulmuş, bunun 81 milyar doları doğrudan hükümete ait satışlardan elde edilmiş ki burada en can alıcı noktalardan biri raporun ekim ayına kadarki süreci kapsaması. Yani buna Gazze’deki savaş başladıktan sonraki dönem dahil değil.

Art arda tepkiler

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Trump’ın sözlerinin ardından ittifakta yer alan herhangi bir ülke saldırıya uğrarsa karşılığının “yekpare ve güçlü” olacağını söyleyerek üyelerinin ittifaka güvenini tesis etmeye çalıştı. Stoltenberg açıklamasında “Müttefiklerin birbirlerini savunmaması yönündeki her türlü teklif, bu teklif ABD’den gelse dahi, ittifakın güvenliğine zarar verir ve hem Amerikan hem de Avrupalı askerleri daha fazla risk altına sokar. Başkanlık seçimlerini kim kazanırsa kazansın ABD’nin güçlü ve sadık bir NATO müttefiki olarak kalacağını umuyorum. NATO’nun tüm üyeleri birbirini savunmaya hazır ve bunu yapabilecek kapasitede” dedi.

Avrupa Tek Pazarı Komiseri Thierry Breton Fransız kanalı LCI’ye yaptığı açıklamada Trump’ın sözlerinin yeni bir şey olmadığını belirterek Avrupalı liderlerin AB’nin askeri harcamalarını, kapasitelerini ve egemenlik savunusunu kendi başlarına artırması gerektiğini anladığını sözlerine ekledi ve şöyle devam etti: “Her dört yılda bir şu ya da bu seçime, demem o ki ABD başkanlık seçimine bağlı olarak güvenliğimiz konusunda yazı tura atamayız” dedi. Breton ayrıca Trump’ın anıyı yanlış hatırladığını belirterek bu sözleri bir devlet liderine değil Avrupa Birliği’nin kadın başkanına yani Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e 2020’de söylediğini anlattı.

Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ise Trump’ın sözleri hakkında “NATO ABD başkanının mizah anlayışına göre ‘alakart’ bir askeri ittifak olamaz” derken, AB Konseyi Başkanı Charles Michel böyle açıklamaların yalnızca “Putin’in çıkarına hizmet edeceğini” belirtti.

Polonya Savunma Bakanı Vladislav Kosiniak-Kamısz de “NATO’nun ‘Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için’ sloganı somut taahhüttür. Müttefik ülkelerin güvenilirliğini zayıflatmak, tüm NATO’yu zayıflatmak demektir. Hiçbir seçim kampanyası İttifak’ın güvenliğiyle oynamanın bahanesi olamaz” paylaşımını yaptı.

Almanya Dışişleri Bakanlığı, X’teki hesabında, “BirlikteDahaGüçlü” etiketiyle “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” mesajını yayımladı.

Trump Haley’ye bel altından vurdu

Trump’ın hedef aldığı diğer kişinin Cumhuriyetçi aday Nikki Haley olduğunu belirtmiştik. Eski başkan Haley’yi eşinden vurmaya çalıştı. Haley aynı zamanda Güney Carolina’nın eski valisi ve eşi Michael Haley ABD’nin Afrika Komutanlığı’nı desteklemek amacıyla Güney Carolina Ordusu Ulusal Muhafızları ile Afrika’da görev yapıyor. Trump bununla ilgili olarak, “Kocası nerede? Aaa uzaktaydı. Kocasına ne olmuş? Nerede o? Gitmiş” dedi.

Haley ise Trump’ın yorumuna “Donald, eğer söyleyecek bir şeyin varsa arkamdan konuşma. Tartışma sahnesine çıkalım, yüzüme söyle. Eğer bir savaş gazisinin hizmetiyle alay ediyorsan bırak ABD başkanı olmayı, ehliyet almayı bile hak etmiyorsun demektir” diye karşılık verdi.

Michael Haley de eşini yalnız bırakmayarak sosyal medya hesabı üzerinden “İnsanlar ve hayvanlar arasındaki fark nedir? Hayvanlar asla en aptal olanın sürüye liderlik etmesine izin vermez” diye paylaşım yaptı.

Bu Trump’ın kadın rakiplerini eşleriyle vurduğu ilk sefer değil. 2016’daki seçimlerde Trump Demokrat Hillary Clinton’a karşı yarışıyordu. Hillary Clinton eski ABD Başkanı Bill Clinton’un eşi. Trump Hillary’yi eşinin Lewinsky skandalından vurmaya çalışarak “O siyaset tarihinin en büyük kadın tacizcisiyle evli” demiş, Clinton’ın başkanlığı döneminde kendisinden yaşça küçük Monica Lewinsky ile yaşadığı ilişki döneme damga vurmuştu. Clinton o dönemde Hillary ile hâlâ evliydi, çift evliliklerine devam ediyor.

Trump bu sefer gülecek gibi: Yargıçlar oy pusulasından çıkarılmasına şüpheyle yaklaşıyor

Trump’tan yüzde 99’luk zafer: Nevada da tamam