Temsil eşitliği; kadın ve erkeklerin iş gücüne eşit katılması, aynı iş için aynı ücreti alması ve iş dünyasında, mesleklerde, politikada ve yönetim kurullarında eşit şekilde yer alması demek. Kısacası hayatın her alanındaki eşitsizlik farkının kapanması.
Ne var ki bugünkü hızla gidersek bu farkın kapanması için tam 130 yıl daha beklememiz gerekecek.
130 yıl. Bir insan ömründen daha uzun bir süre. Yani bugün doğan bir kız çocuğu, hatta onun torunları bile bu eşitliği
göremeyebilir. Peki gerçekten 130 yıl daha bekleyecek miyiz? Yoksa bu sayıyı değiştirecek cesareti gösterecek miyiz?”
Bu yüzden bu konuyu bir gün değil, her gün konuşmalı; hatta farkındalık ve görünürlük yaratmanın yanına çok hızlı bir şekilde bireysel ve kolektif eyleme geçmeli, geçenlerle birlikte yürümeliyiz. Bu konuyu anlamakta zorlananlar için, “cinsiyet ekonomisi”, yani kadının eşit şartlarda olması durumunda parasal olarak sağlayacağı katkıyı daha çok anlatmak doğru olacak. Eğer kadın ve erkek temsili %50–%50 olursa ülkenin, şirketin ve ailenin gelirleri ve refahı ortalama %25 daha fazla gerçekleşecek. Ne kadar net ve anlaşılır değil mi?
Yani bu eşitliği sağlayan ülkeler, kurumlar ve şirketler; düşük kadın temsili olanlara göre çok önde başlıyor. Kadın ve erkek temsilinin %50–%50 olması durumunda dev ekonomik katkının yanında toplumsal, kültürel ilerleme katsayısı ise rakamlarla
ölçülemez.
Bir erkek olarak bir iş görüşmesinde “Yakın zamanda evlenmeyi ya da evliyseniz çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuyla hiç karşılaştınız mı? Ama size değil de eşinize, sevgilinize, kızınıza, ablanıza sorulduğunda duyacağınız öfkeyi bir düşünün. Bu mesele asla bir kadın meselesi değil ve olamaz. Bir evlat, kardeş, eş, baba, dayı, amca, ağabey, ortak, yoldaş ve dost
olarak en çok iş bizlere düşmekte. Eşlerimiz ve kızlarımız, annemiz ve kız kardeşimiz, yeğenlerimiz, ortaklarımız, iş arkadaşlarımız, genç kadın girişimciler ve kadın öğrenciler için yapmamız gereken çok şey var.
“Kimse Geride Kalmasın!” dedik ve geçtiğimiz hafta Lead Network’ün düzenlediği, Türk Henkel’in ev sahipliğinde yapılan toplantıya Genwise’dan ortağım Zeynep Kurmuş ile birlikte konuşmacı olduk. Konuya duyarlı çok sayıda şirket yetkilisi ve Genwise’dan arkadaşlarımızla buluştuk. En üzücü nokta ise tanıdık bir tabloydu: Bu kadar önemli bir konunun konuşulduğu toplantıda erkeklerin sayısı yine yok denecek kadar azdı. Katılımcıların yalnızca yaklaşık %20’si erkekti. Tam da iş dünyasında orta ve üst düzey pozisyonlardaki kadın oranının tersine bir manzara.
Toplantı öncesi Zeynep’le yaptığımız hazırlıkta ‘eylem planı’ olarak şu listeyi çıkarmıştık ve toplantıda paylaştık. Umarım erkek ve kadın yöneticiler, kurumlar bu ilkeleri uygulamalarına alır ve harekete geçerler.
1- Kurum ve lider olarak ÖNCÜ OL.
Yönetim kurulu ve liderlerin birinci ajandası eşitlik ve adalet olmalı. Kapsayıcı ve çeşitliliği yüksek takımların iki kat daha iyi sonuç aldığını biliyoruz. Bugün sadece büyüme, kâr ve pay peşinde koşuyoruz. Ama artık bugünü değil, yarını düşünerek hareket etmek şart.
2- Göstermelik kadın oranları anlatma, ÇALIŞMAZ.
Kurduğun takımlara, çalışma ekiplerine çeşitlilik kat. Sana benzeyenlerle değil, benzemeyenlerle çalış. Her yaş, her cinsiyet, her meslek, her kuşak fark yaratır. Her işte, her takımda, her yönetim kurulunda üçte birden daha az çeşitlilik varsa (ideali 50-50) bu yeterli olmaz.
3- Tolere ETME, BEDEL ÖDET.
Kadına ve her kadına eşit olmayan söz ve davranışlarla küçümseyen, aşağı çeken kadın ve erkekleri tolere etme. Etik ve denetim komitelerinin birinci maddesi, eşit olmayan davranışlarda ağır yaptırımlar olmalı. Kadın konusunda tolerans gösterme.
4- İş İKLİMİNİ AÇIK VE ŞEFFAF hale getir.
İletişimi herkese ve her yöne aç. Eşitsizlik yaşayan kadınlar ya da farklı hisseden gruplar, haksızlık durumunda kime, ne zaman ve nasıl iletişime geçeceklerini bilmeli. İçeride ve dışarıda psikolojik güvenliği sağla. Maaş ve her türlü seçim kriterlerini eşitle.
5- Sivil toplum örgütlerinde GÖNÜLLÜ ol.
Lider olarak sadece iş için değil, toplum ve topluluk için kolektif işlerde de yer al. çBakış açını ve iş yapış şeklini bile değiştirecektir.
6- Konuşma, YAP.
İnsanlar mailleri değil davranışları takip eder ve öğrenirler. Önce sen örnek ol. Liderler ve her çalışan bu konuda eyleme geçmeli. İster iş dünyasında, ister evde, ister kamuda, isterse sivil toplumda; bu konuda her birimizin inisiyatif alması ve harekete geçmesi çok önemli. Bizler yapay zekanın 2–3 senede işlerimizi elimizden alacağına inanmışken, %50–%50 temsil eşitliği
