130 Yıl Daha Bekleyecek miyiz?

Kadınların erkeklerle eşitliğini sağlayan ülkeler, kurumlar ve şirketler; düşük kadın temsili olanlara göre çok önde başlıyor. Kadın ve erkek temsilinin %50–%50 olması durumunda dev ekonomik  katkının yanında toplumsal, kültürel ilerleme katsayısı ise rakamlarla ölçülemez.

9 Mart 2026
“Kimse Geride Kalmasın!” dedik ve geçtiğimiz hafta Lead Network’ün düzenlediği, Türk Henkel’in ev sahipliğinde yapılan toplantıya Genwise’dan ortağım Zeynep Kurmuş ile birlikte konuşmacı olduk. Konuya duyarlı çok sayıda şirket yetkilisi ve Genwise’dan arkadaşlarımızla buluştuk. En üzücü nokta ise tanıdık bir tabloydu: Bu kadar önemli bir konunun konuşulduğu toplantıda erkeklerin sayısı yine yok denecek kadar azdı.

Temsil eşitliği; kadın ve erkeklerin iş gücüne eşit katılması, aynı iş için aynı ücreti alması ve iş dünyasında, mesleklerde, politikada ve yönetim kurullarında eşit şekilde yer alması demek. Kısacası hayatın her alanındaki eşitsizlik farkının kapanması.
Ne var ki bugünkü hızla gidersek bu farkın kapanması için tam 130 yıl daha beklememiz gerekecek.
130 yıl. Bir insan ömründen daha uzun bir süre. Yani bugün doğan bir kız çocuğu, hatta onun torunları bile bu eşitliği
göremeyebilir. Peki gerçekten 130 yıl daha bekleyecek miyiz? Yoksa bu sayıyı değiştirecek cesareti gösterecek miyiz?”
Bu yüzden bu konuyu bir gün değil, her gün konuşmalı; hatta farkındalık ve görünürlük yaratmanın yanına çok hızlı bir şekilde bireysel ve kolektif eyleme geçmeli, geçenlerle birlikte yürümeliyiz. Bu konuyu anlamakta zorlananlar için, “cinsiyet ekonomisi”, yani kadının eşit şartlarda olması durumunda parasal olarak sağlayacağı katkıyı daha çok anlatmak doğru olacak. Eğer kadın ve erkek temsili %50–%50 olursa ülkenin, şirketin ve ailenin gelirleri ve refahı ortalama %25 daha fazla gerçekleşecek. Ne kadar net ve anlaşılır değil mi?
Yani bu eşitliği sağlayan ülkeler, kurumlar ve şirketler; düşük kadın temsili olanlara göre çok önde başlıyor. Kadın ve erkek temsilinin %50–%50 olması durumunda dev ekonomik  katkının yanında toplumsal, kültürel ilerleme katsayısı ise rakamlarla
ölçülemez.

Bir erkek olarak bir iş görüşmesinde “Yakın zamanda evlenmeyi ya da evliyseniz çocuk yapmayı düşünüyor musunuz?” sorusuyla hiç karşılaştınız mı? Ama size değil de eşinize, sevgilinize, kızınıza, ablanıza sorulduğunda duyacağınız öfkeyi bir düşünün. Bu mesele asla bir kadın meselesi değil ve olamaz. Bir evlat, kardeş, eş, baba, dayı, amca, ağabey, ortak, yoldaş ve dost
olarak en çok iş bizlere düşmekte. Eşlerimiz ve kızlarımız, annemiz ve kız kardeşimiz, yeğenlerimiz, ortaklarımız, iş arkadaşlarımız, genç kadın girişimciler ve kadın öğrenciler için yapmamız gereken çok şey var.
“Kimse Geride Kalmasın!” dedik ve geçtiğimiz hafta Lead Network’ün düzenlediği, Türk Henkel’in ev sahipliğinde yapılan toplantıya Genwise’dan ortağım Zeynep Kurmuş ile birlikte konuşmacı olduk. Konuya duyarlı çok sayıda şirket yetkilisi ve Genwise’dan arkadaşlarımızla buluştuk. En üzücü nokta ise tanıdık bir tabloydu: Bu kadar önemli bir konunun konuşulduğu toplantıda erkeklerin sayısı yine yok denecek kadar azdı. Katılımcıların yalnızca yaklaşık %20’si erkekti. Tam da iş dünyasında orta ve üst düzey pozisyonlardaki kadın oranının tersine bir manzara.
Toplantı öncesi Zeynep’le yaptığımız hazırlıkta ‘eylem planı’ olarak şu listeyi çıkarmıştık ve toplantıda paylaştık. Umarım erkek ve kadın yöneticiler, kurumlar bu ilkeleri uygulamalarına alır ve harekete geçerler.
1- Kurum ve lider olarak ÖNCÜ OL.
Yönetim kurulu ve liderlerin birinci ajandası eşitlik ve adalet olmalı. Kapsayıcı ve çeşitliliği yüksek takımların iki kat daha iyi sonuç aldığını biliyoruz. Bugün sadece büyüme, kâr ve pay peşinde koşuyoruz. Ama artık bugünü değil, yarını düşünerek hareket etmek şart.
2- Göstermelik kadın oranları anlatma, ÇALIŞMAZ.

Kurduğun takımlara, çalışma ekiplerine çeşitlilik kat. Sana benzeyenlerle değil, benzemeyenlerle çalış. Her yaş, her cinsiyet, her meslek, her kuşak fark yaratır. Her işte, her takımda, her yönetim kurulunda üçte birden daha az çeşitlilik varsa (ideali 50-50) bu yeterli olmaz.
3- Tolere ETME, BEDEL ÖDET.
Kadına ve her kadına eşit olmayan söz ve davranışlarla küçümseyen, aşağı çeken kadın ve erkekleri tolere etme. Etik ve denetim komitelerinin birinci maddesi, eşit olmayan davranışlarda ağır yaptırımlar olmalı. Kadın konusunda tolerans gösterme.
4- İş İKLİMİNİ AÇIK VE ŞEFFAF hale getir.
İletişimi herkese ve her yöne aç. Eşitsizlik yaşayan kadınlar ya da farklı hisseden gruplar, haksızlık durumunda kime, ne zaman ve nasıl iletişime geçeceklerini bilmeli. İçeride ve dışarıda psikolojik güvenliği sağla. Maaş ve her türlü seçim kriterlerini eşitle.
5- Sivil toplum örgütlerinde GÖNÜLLÜ ol.
Lider olarak sadece iş için değil, toplum ve topluluk için kolektif işlerde de yer al. çBakış açını ve iş yapış şeklini bile değiştirecektir.
6- Konuşma, YAP.
İnsanlar mailleri değil davranışları takip eder ve öğrenirler. Önce sen örnek ol. Liderler ve her çalışan bu konuda eyleme geçmeli. İster iş dünyasında, ister evde, ister kamuda, isterse sivil toplumda; bu konuda her birimizin inisiyatif alması ve harekete geçmesi çok önemli. Bizler yapay zekanın 2–3 senede işlerimizi elimizden alacağına inanmışken, %50–%50 temsil eşitliği

Tuğrul Ağırbaş Kimdir?

30 yılı aşkın süre ile Türkiye, Rusya ve CIS ülkelerinde FMCG alanında değişik görevler alan Tuğrul Ağırbaş, son 20 yıldır Efes’in global marka olma, satınalma ve birleşme projeleri ve yeni pazarlara giriş işlerini yürüten ekipte, büyüme odaklı projelere liderlik yapmıştır.

Pertevniyal Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Tuğrul Ağırbaş öğrenim hayatı boyunca Kapalıçarşı’da değişik alanlarda çalışarak, ticareti ve tüketici davranışlarını öğrenme şansına sahip oldu.

İş hayatına 1990 yılına Anadolu Efes’te Pazarlama uzmanı olarak başlayan Ağırbaş, sırasıyla Proje Geliştirme, Satış ve Pazarlama’da görev aldıktan sonra, son olarak da değişik ülkelerde 16 yıl boyunca Genel Müdürlük görevlerini sürdürdü.

Anadolu Efes’in Rusya operayonunu 10 yıl boyunca yönetti ve dünyanın en büyük bira pazarlarından biri olan Rusya’da satınalma ve birleşmelerle firma pazar payını ikinciliğe taşıyan ekibe liderlik yaptı. Türkiye,Rusya ve çalıştığı diğer ülkelerde büyüme odağıyla çok sayıda yeniliği ve markayı tüketicisiyle buluşturdu.

Efes Türkiye Genel Müdürlük görevini yürüttüğü dönemde ise, marka ve kurumun topluma katkısını büyütme amaçlı, pazarı büyütmeye yönelik, bira kültürü oluşturma ve inovasyon, kültür, sanat, turizm ve spor alanında çok sayıda projeye öncülük etmiş ve tüm paydaşlara katkı sağlayan stratejileri hayata geçirmiştir.

İnovasyon ve yeni ürünlerin hem hızını artırma hem de etkisini büyütme amaçlı, inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmalarını yapılandırarak ve ekosistemdeki çok sayıda girişimle işbirliği kurarak, Efes’in Start-Up dostu şirket olması yönünde çalışmalara öncülük etmiştir.

Halen çalışmalarını yurtiçi ve yurtdışı şirket ve girişimlere danışmanlık ve üst düzey yöneticilere koçluk yaparak sürdürmekte olan Ağırbaş, Türkiye’de kurumsal şirketlerin, girişimci kurumlara dönüşmesi vizyonu ile 2018’de kurulan ‘ Girişimci Kurumlar Platformu’nun danışma kurulu üyesi ve başkanıdır.

2022 sonunda, ortağı Zeynep Kurmuş ile birlikte, 40+ yaş ve kurumsal deneyimi olanlar için, birikmiş deneyim ve tecrübelerin yeni işlere ve girişimlere dönüşmesini sağlayan, üretim ve paketleme kampı Genwise girişimini hayata geçirmiştir.

Köylerde, çocuktan başlayarak tüm topluma yayılacak yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmek için 2016’da kurulan Köy Okulları Değişim Ağı- KODA’nın yönetim kurulunda görev almaktadır.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.