TBMM’de stajyerleri istismar davası: ‘Boşluğuma geldi, pişmanım’

TBMM'de öğrencilerin istismarına ilişkin davanın ilk duruşmasında sanık İbrahim Beşlioğlu stajyer öğrenciye mesaj attığını kabul etti, "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" dedi. 

Gündem 16 Ocak 2026

TBMM’de stajyer öğrencilerin istismar edilmesine ilişkin davanın ilk duruşması başladı. Sanıklardan İbrahim Beşlioğlu, stajyer öğrenciye mesaj attığını kabul ederek “Çok pişmanım, boşluğuma geldi” dedi. 

BirGün’ün haberine göre Ankara 57’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) istismar skandalının ardından açılan davanın ilk duruşması  yapıldı.

Duruşma öncesinde mahkeme salonunun önüne çok sayıda polis yerleştirildi. Kadınlar salona alınmadı, CHP’li vekiller buna tepki gösterdi. 

Polis mahkeme salonunun bulunduğu koridorun iki tarafını da kapattı.

Davayı takip etmeye gelen CHP Milletvekili ve CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya ile CHP milletvekilleri Sibel Suiçmez ve Aysu Bankoğlu kadınların engellenmesine tepki gösterdi. Tepkilerin ardından az sayıda yurttaş duruşma salonunun bulunduğu koridora alındı.

Sanıklar saat 10.10’da duruşma salonuna getirildi. Sanıkların salona alınması sırasında yurttaşlar duruşma salonunun bulunduğu koridordan uzaklaştırıldı. Duruşma salonunun küçük olması nedeniyle sanık ve mağdur avukatlarıyla  ile sanık yakınları dışında salona kimse giremedi. Duruşma saat 10.20’de başladı.

“Boşluğuma denk geldi”

Sanıklardan İbrahim Beşlioğlu bir stajyere “Karımla mutlu değilim” mesajı attığını kabul ederek savunmasına şunları söyledi: 

“Meclis’te 14 senedir çalışıyorum. Whatsapptan mesaj attım. Çok pişmanım. Boşluğuma denk geldi. İlk defa böyle bir şey yaptım. Bir akşam canım sıkkındı, moralim bozuktu. Sadece S’ye  bu şekilde mesaj attım. Ne yazdığımı şu an tam hatırlamıyorum. Kesinlikle fiziksel temasta bulunmadım. Sadece onun telefonu vardı bende o yüzden canım sıkıldı, mesaj attım. Başka stajyerin numarası yok. S’ye takıntılı olduğum gibi bir durum söz konusu değil. Kendimi kötü hissediyordum. Çok özür dilerim. Pişmanım. Kendisinden özür diliyorum.”

Hakimin “Aşçıların kendi aralarında stajyerleri paylaştığı doğru mu” sorusu üzerine ise Beşlioğlu “Sistemde her bölüme stajyer atanıyor. Ustalar da görevlendirme manasında ‘Sen benim stajyerimsin’ şeklinde konuşuyor. Cinsellik maksadıyla bir konuşma, paylaşım olmuyor” yanıtını verdi.

“Para gönderdim, eşimin bilgisi vardı”

Sanık Ramazan Çetin ise bir stajyerin stajı bittikten sonra kendisini aradığını ve “Babamla tartıştık” diyerek kendisinden para istediğini öne sürdü. Çetin stajyere para gönderdiğinden eşinin de bilgisi olduğunu savundu.

Sanıklardan Durmuş Uğurlu da “İş yapmadığı için uyarmak amacıyla” stajyere dokunduğunu iddia etti.

Uğurlu savunmasında şunları kaydetti:

“Telefonla uğraşıyordu, verdiğim işleri yapmıyordu. Ortada gezerken gördüm ve yanıma çağırdım. Kolundan tutarak kendime doğru çektim. Sadece kolundan tuttum. İş yapmadığı için uyarmak istedim kesinlikle cinsel saik yoktu.”

Uğurlu savunmasına şöyle devam etti:

“Ben kendisine, ‘Su gibi içerim seni’ demedim. Kendisine bizlere isimlerimizle hitap etmesini söyledim. Stajyer kızların cep telefonları bende kayıtlı değil, kendileri ile görüşmedim. Sevgilisinin olup olmadığını araştırmadım. Beni alakadar etmez. Kolundan tutma nedenim orada abisi olarak işe yönlendirmekti.”

Sanık avukatı: Cezaevinde kaldığı süre yetti 

Sanık Avukatı Halil Kaplan ise savunmasında şunları kayda geçirdi:

“Cinsel taciz olmasının uygun koşulları yoktur sabahın saatinde. Trafikten gelmiş sanık cinsel haz almaya dönük bir durumla yaklaşmamıştır. ‘Babamı istiyorum’ diyor çocuğu. Eşi arkasında. Mağdur durumdalar. Büyük acılar çekmişlerdir. Cezaevinde kaldığı süre yetmiştir. Tahliyesini istiyoruz.”

Hakkında kamu davası açılan sanık Recep Seven de iddiaların doğru olmadığını belirtti. Meclis’te 38 yıl görev yaptığını belirten Seven kendisini şu sözlerle savundu:

“A. ile hiçbir samimiyetim yok. Öğrenciler toplanmış aralarında veda için, ben de gittim. ‘Allah’a ısmarladık’ dedim ve ayrıldım. Mağdurlar hepsi aynı sınıftan stajyerler. Bir hedef peşindeydiler.”

Stajyerleri “paylaşma” iddiası hakkında konuşan sanık Seven şunları söyledi: 

“Meclis’te hummalı bir şekilde çalışıyoruz. Paylaşma gibi bir durum yok, görevlendirme var. Ben stajyerlere evladım gözüyle baktım. Benim de iki kızım var. İddianamede okumuş olduğunuz hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Bu eylemlerin hiçbirisini ben gerçekleştirmedim.”

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.