Fed’de kritik senaryo: Powell yönetimde kalırsa Trump’ın planları suya düşer mi?

ABD Adalet Bakanlığı’nın Fed Başkanı Powell hakkındaki soruşturması Powell’ın görev süresi sona erdiğinde merkez bankasından ayrılıp ayrılmayacağı sorusunu gündeme taşıdı. 

Dünya 17 Ocak 2026

ABD Adalet Bakanlığı’nın merkez bankası yani Federal Rezerv (Fed) Başkanı Jerome Powell hakkında başlattığı soruşturma önümüzdeki dönemde yaşanabilecek kritik bir senaryoyu da gündeme taşıdı.

Powell’ın başkanlık görevi sona erdiğinde Fed’den tamamen ayrılıp ayrılmayacağı ya da sürpriz bir şekilde yönetim kurulunda “guvernör” olarak kalıp kalmayacağı tartışılıyor.

Powell’ın Fed Başkanlığı görevi 15 Mayıs’ta sona eriyor. Ancak Fed’in yapısı nedeniyle Powell’ın 7 kişilik yönetim kurulundaki üyeliği 31 Ocak 2028’e kadar devam ediyor. Geçmişte Fed başkanlarının neredeyse tamamı başkanlık görevleri bittikten sonra yönetim kurulundan da ayrıldı. Powell yaklaşık yarım yüzyıldır bu geleneği bozan ilk isim olabilir.

Trump’ın planları suya düşer mi?

Fed’i yakından izleyen birçok çevre Powell’ın Fed binalarındaki yenileme çalışmalarında yaşanan maliyet artışlarına ilişkin verdiği ifadeyle bağlantılı başlatılan cezai soruşturmanın onu kurulda kalma fikrinden vazgeçirmeyi hedeflediği görüşünü savunuyor. Powell’ın yönetim kurulunda kalması durumunda Beyaz Saray’ın çoğunluğu ele geçirme ihtimali ortadan kalkacak ve Trump yönetiminin uzun süredir günlük siyasetten “görece” bağımsız kalan Fed üzerindeki etkisini artırma planları sekteye uğrayacak.

Fed’in eski üst düzey ekonomistlerinden ve Peterson Uluslararası Enstitüsü kıdemli araştırmacısı David Wilcox, Powell’ın 31 Ocak 2028’den önce ayrılmasının düşük bir ihtimal olduğunu düşünüyor. Wilcox’a göre bu süreç Fed’in yaklaşık 90 yıldır süregelen yönetim modeline yönelik ciddi bir tehdit anlamına geliyor. Wilcox, Powell’ın bu riski son derece ciddiye alarak yönetim kurulunda kalmayı kurumsal bir sorumluluk olarak göreceğini belirtiyor.

Powell’ı Trump atamıştı

72 yaşındaki Powell, 2018 yılında Donald Trump tarafından Fed Başkanlığına atanmıştı. İkinci dört yıllık görev süresinin dolmasıyla birlikte mayıs ayında başkanlık görevini bırakması gerekiyor. Powell, kendisine yöneltilen sorulara rağmen, bu tarihten sonraki planları hakkında şimdiye kadar yorum yapmaktan kaçındı. Bir Fed sözcüsü de bu konuya ilişkin değerlendirme yapmayı reddetti.

Trump ise Powell’ı, faiz oranlarını yeterince hızlı düşürmediği gerekçesiyle görev süresi dolmadan görevden almaya çalışmış ve sert eleştiriler yöneltmişti. Trump, mortgage faizlerinin son bir yılda gerilediğine dikkat çekerek, Fed’in daha fazla destek vermesi halinde bu sürecin hızlanabileceğini savundu. Powell için ise “O yakında gidecek” ifadesini kullandı.

Powell kalırsa ne olur?

Trump önümüzdeki birkaç hafta içinde yeni bir Fed Başkanı atamayı umduğunu söyledi. Ancak Powell hakkında yürütülen cezai soruşturma bu süreci geciktirebilir. Bankacılık komitesinde yer alan ve Trump’ın Fed’e yapacağı atamaları onaylamakla yetkili bazı Cumhuriyetçi senatörler Powell’ın geçen haziranda Fed’in iki ofis binasının 2,5 milyar dolarlık yenileme projesiyle ilgili verdiği ifadede suç unsuru olabileceğine dair şüphelerini dile getirdi.

Bu ifadeler ABD Columbia Bölgesi Savcısı Jeanine Pirro’nun Fed’e gönderdiği mahkeme celplerine konu oldu. Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, Powell’a ilişkin hukuki belirsizlik ortadan kalkana kadar hiçbir Fed adayına destek vermeyeceğini açıkladı. Bu tutum adayın komiteden geçmesini geciktirmeye yetecek bir engel oluşturuyor.

15 Mayıs’a kadar yeni Fed Başkanı Senato’dan onay alamazsa Powell’ın yerine geçecek isim onaylanana kadar mevcut başkan görevde kalabilir. Bu da Fed’in Trump’ın istediği hızda faiz indirimine gitmesini zorlaştırabilir.

Trump’ın çoğunluğu sağlaması mümkün olmaz

Powell başkanlık görevinden ayrılıp yönetim kurulunda guvernör olarak kalmayı sürdürürse, Trump yine de Fed Başkanlığına yeni bir isim atayabilir. Ancak bu durumda Trump’ın kurulda toplam üç atama hakkı olur ve çoğunluğu sağlaması mümkün olmaz.

Wilcox’a göre, Trump faiz indirimleri konusunda kendisiyle uyumlu bir başkan aday gösterse bile, bu kişinin kurul içindeki diğer üyeleri ikna etme gücü sınırlı kalacaktır. Powell, 19 üyeli Federal Açık Piyasa Komitesi’nde, yeni başkandan daha fazla oy kullanabilecek bir konumda olacaktır. Bu durum en son 1986 yılında yaşanmıştı.

Powell ayrılırsa ne olur?

Powell’ın tamamen ayrılması halinde Trump, yönetim kuruluna dördüncü bir üye atayarak çoğunluğu elde edebilir. Ayrıca Yüksek Mahkeme’nin, Vali Lisa Cook’un görevden alınmasına ilişkin sürecin devam etmesine izin vermesi durumunda, Trump’ın beşinci bir atama yapmasının da önü açılabilir. Yüksek Mahkeme’nin bu davayı çarşamba günü ele alması bekleniyor.

Yönetim kurulunda çoğunluğun Beyaz Saray’ın kontrolüne geçmesi, Fed’de kapsamlı değişikliklerin yapılmasına imkân tanıyabilir. Trump’ın Hazine Bakanı Scott Bessent, merkez bankasının ekonomi ve piyasaları üzerindeki etkisini azaltmayı hedefleyen bir dizi reformdan yana olduğu biliniyor.

Trump’ın kurulda çoğunluğu sağlaması, Fed’in faiz kararlarında oy hakkına sahip 12 bölgesel merkez bankası başkanından bazılarını görevden alabilmesinin de önünü açabilir. New York Fed Başkanı komitede daimî oy hakkına sahipken, diğer dört başkan dönüşümlü olarak oy kullanıyor.

Bu başkanların bir kısmı, Trump’ın talep ettiği sert faiz indirimlerine karşı olduklarını açıkça dile getirmişti. Yönetim kurulunun çoğunluğu ele geçirmesi halinde, bu isimlerin görevden alınması da mümkün hale gelebilir.

Eski Fed başkanları ne yaptı?

Fed başkanlarının büyük bölümü, görev süreleri sona erdiğinde yönetim kurulundan da ayrıldı. Ancak Powell’ın kurulda kalmasına dair bazı tarihsel örnekler bulunuyor. 1978’de Fed Başkanı Arthur Burns, başkanlık görevi bittikten sonra yaklaşık üç hafta daha kurulda kalmıştı. Daha çarpıcı bir örnek ise Marriner Eccles. Eccles, 1948’de başkanlığı sona ermesine rağmen, dönemin Başkanı Harry Truman’ın da isteğiyle üç yıl boyunca guvernör olarak görev yaptı.

1951’de Eccles, oranları konusunda Truman yönetimine karşı çıkarak Fed-Hazine Anlaşması’nın şekillenmesinde önemli rol oynadı. Bu anlaşma, modern Fed’in büyük ölçüde bağımsız bir kurum haline gelmesinin temelini attı.

Bazı akademisyenler bu rolün abartıldığını savunsa da Eccles, Fed bağımsızlığının simge isimlerinden biri olarak kabul ediliyor. Powell hakkındaki soruşturmanın merkezinde yer alan ve şu anda tadilatta olan Fed’in ana binası da Eccles’ın adını taşıyor.

Truman daha sonra Hazine’den William McChesney Martin’i Fed Başkanlığına atadı ve onun Beyaz Saray çizgisinde hareket edeceğini düşündü. Ancak Martin, Truman’ın beklentilerinin aksine faizleri artırdı. Yıllar sonra Truman’ın Martin’e New York’ta rastladığında ona “hain” dediği aktarılıyor. Fed’in Washington’daki ikinci binası Martin’in adını taşıyor.

Columbia Üniversitesi’nde Fed üzerine çalışan hukuk profesörü Lev Menand’a göre bu tarih Trump için de öğretici bir örnek. Menand “Trump kendi atadığı bir Fed Başkanının talimatlarını yerine getireceğini düşünebilir. Ancak Martin örneği bunun her zaman böyle olmadığını gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

 

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.