İnanılmaz bir şey: Trump yönetimi bütün dünyanın gözünün önünde işlenen bir cinayette öldürülen kişiyi suçlu ilan ediyor

Trump yönetiminin göçmen polisi ve sınır devriyesi Minneapolis kentinde onlarca kişinin videoya çektiği bir olayda bir kişiyi öldürdü. Yönetim öldürülen hemşireyi ‘terörist’ ilan edip suçlayınca Amerikan siyaseti çok gerildi. Başkan Trump geri adım işareti verdi.

Dünya 26 Ocak 2026
  • 10Haber news

Başkan Donald Trump seçimde yasa dışı göçle sert mücadele sözü vermişti, bir yıl önce göreve başlar başlamaz da bu mücadeleyi başlattı. Amerikan göçmenlik polisi ICE ve yine silah taşıma yetkisine sahip Sınır Devriyeleri Amerikan şehirlerinde göçmen avı başlattı.

Neredeyse her zaman yüzleri maskeli ve kullandıkları otomobiller de işaretsiz ve plakasız olan bu federal ajanlar haftalardır Minnesota eyaletinin en büyük kenti olan Minneapolis’te binlerce yasa dışı göçmeni evleri basarak, sokakta kimlik kontrolü yaparak yakalıyor ve sınır dışı edilmek üzere tutukevlerine gönderiyor.

Federal ajanların şehirde terör estirmesi, arama izni olmadan evlere girmesi, araçların içine bakması, sokakta sırf deri rengine bakarak kimlik kontrolu yapması da haftalardır Minneapolis’te protestolara neden oluyor.

Bu protestolar sırasında iki hafta önce otomobilindeki bir kadının öldürülmesinin yaraları daha sarılmadan ve bu cinayetle ilgili neredeyse hiçbir soruşturma yapılmadan cumartesi günü bir cinayet daha işlendi. Bu kez öldürülen bir göçmen de değil, göçmenlere yapılan muameleyi protesto eden bir Amerikalıydı. 

Sınır Devriyeleri ve ICE ajanları tarafından öldürülen Alex Pretti 38 yaşındaydı. Kendisi de savaş gazisiydi ve gazilere hizmet veren bir hastanede hemşire olarak görev yapıyordu.

Pretti, cumartesi sabah saatlerinde ICE ajanlarının sokakta terör estirdiği sırada onları protesto eden ve onları elindeki telefonla görüntüleyen göstericilerden biriydi. ICE ajanları kaldırımdaki bir kadına biber gazı sıkıp onu itekleyince kadını korumak istedi, araya girdi. Bunun üzerine onun üzerine de biber gazı sıkıldı, bir anda çok sayıda ajan üzerine atıldı ve Pretti’yi yere yıktı. Tekmeler tokatlar atıldı, ajanlar Pretti’yi aslında tam etkisiz hale getirmişti ki, bir ajan belinden silahını çıkarıp yerdeki Pretti’nin üzerine ateş açtı.

Alex Pretti yerde yatıyor, iki ajan ateş etmeye devam ediyor.

Bu olay onlarca kişi tarafından cep telefonu kameralarıyla çok sayıda farklı açıdan videoya kaydedildi. Bu kayıtları inceleyen The New York Times gazetesi Pretti’ye tam 10 el ateş edildiğini saptadı.

Daha ilginci, Pretti’nin üzerinde bir tabanca ve iki dolu şarjör vardı ve Pretti bu silah için yasal taşıma iznine sahipti ve The New York Times’ın analizi, bir ajanının boğuşma sırasında Pretti’nin belindeki bu silaha el koyduğunu açıkça gösteriyordu. Yani Pretti bırakın tehdit olmayı, zaten belindeki silah da alınmış durumdayken öldürülmüştü.

Alex Pretti yerde yatıyor, bir ajan belindeki silahı çoktan almış durumda.

Bu açık seçik görüntülere rağmen Trump yönetimi öldürülen Pretti’yi suçlamaya başladı. İç Güvenlik Bakanı Noemi Kristi, Pretti’yi ‘Terörist’ olarak niteledi. Beyaz Saray genel sekreter yardımcısı ve Başkan Trump’ın göçmenlik politikalarının mimarlarından Steve Miller, Pretti’nin ‘Katliam yapmak üzere orada olduğunu’ öne sürdü.

Pretti ile ilgili söylenen en hafif şey ‘Madem protestoya gidecekti belinde niye silah vardı’ oldu. Ancak Amerikan Anayasasının meşhur ve çok tartışmalı ikinci maddesi yurttaşlara silah taşıma hakkı veriyor. Bu madde daha çok Cumhuriyetçi Parti taraftarları tarafından her fırsatta gündeme getirilen ve savunulan bir madde. Ancak bu kez öyle olmadı.

Bu durum da Cumhuriyetçilerin kafasını fena halde karıştırmış durumda. Öyle ki, Los Angeles’ten bir federal savcı üstü kapalı biçimde belinde silahla protesto gösterisine gelmeyi makul bir öldürme sebebi olarak göstermeye kalkan bir sosyal medya paylaşımı yapınca, Amerika’nın ünlü Ulusal Silah Derneği NRA dayanamadı, savcıya çok kızan bir mesaj paylaştı, silah taşıma hakkını savundu.

Başkan Donald Trump da belinde silahla oraya gelen Pretti’yi suçlayanlardandı. Ancak Başkan Türkiye saatiyle sabaha karşı saatlerinde The Wall Street Journal gazetesinin telefonuna çıktı ve dsha önceki tonundan farklı konuştu.

Gazetenin aktardığına göre yönetimin olayla ilgili her şeye bakıp incelediğini söyleyen Trump iki kez kendisine sorulduğu halde ajanların Pretti’yi öldürmekle doğru yapıp yapmadığı konusunda konuşmadı. Oysa yönetimindeki herkes federal ajanları korumaya ve bu cinayeti görmezden gelmeye, öldürülen Pretti’yi suçlu çıkarmaya çalışıyor.

Bu durumun Amerikan iç politikasına da yansıması var. Konu sadece Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında bir tartışma olmaktan çıktı, Cumhuriyetçi Partililer de ICE ve sınır devriyelerinin yöntemleri konusunda tartışmaya başladı.

Minneapolis’te çok büyük protesto gösterileri var.

Petti’nin vurulması hakkında adil ve şeffaf soruşturma yapılması çağrısı

ABD’nin Minnesota Valisi Tim Walz ise, Pretti’nin öldürülmesi ile ilgili olarak Başkan Donald Trump yönetimini henüz hiçbir soruşturma başlatılmadan “hikayeler uydurmakla” suçlarken, Minnesota Başsavcısı Keith Ellison da yaptığı açıklamada Pretti’nin federal ajanlar tarafından “herkesin gözü önünde, gün ışığında” öldürüldüğünü belirtti.

Ellison “Hem hukukun üstünlüğü hem de içimizde taşıdığımız adalet duygusu, ölümüne ilişkin tam, adil ve şeffaf bir soruşturma yapılmasını gerektiriyor” ifadelerini kullandı.

Pretti’nin ICE ajanları tarafından vurulmasına eyalet ve federal yetkililer arasındaki tartışmaların yanı sıra Demokrat ve Cumhuriyetçi bazı Kongre üyeleri de tepki verdi.

Louisiana Senatörü Bill Cassidy de dahil olmak üzere küçük bir grup Cumhuriyetçi Kongre üyesi şehrin Gaziler İşleri Hastanesinde hemşire olan 37 yasındaki Pretti’nin ölümüne yol açan silahlı saldırıyla ilgili bağımsız bir soruşturma istedi.

Cassidy, Pretti’nin vurulmasıyla ilgili “tam kapsamlı bir federal ve eyalet ortak soruşturması” çağrısında bulunarak “ICE ve İç Güvenlik Bakanlığının güvenilirliği tehlikede” ifadesini kullandı.

Cassidy’nin tepkisi Pretti’nin vurulmasında Trump yönetiminin anlatısını sorgulayan en önde gelen Cumhuriyetçi Kongre üyesi olarak dikkati çekti.

Senato’daki Demokratlar ise ICE için 10 milyar dolar içeren ve hükümetin kapanmasını önlemek için bu 30 Ocak’a kadar onaylanması gereken iki partili bir harcama paketini engellemek için harekete geçeceklerini söyledi.

Öte yandan New York Times, Washington Post ve CNN gibi ABD’nin önde gelen medya kuruluşları da Pretti’nin vurulma anındaki çekilen video görüntülerini analiz ederek Federal yetkililerin iddialarının aksine Petti’nin ruhsatlı silahının vurulmadan önce ICE ajanları tarafından alındığını ortaya koydu.

CEO’lardan hemşirenin vurulması sonrası artan gerginliğin azaltılması çağrısı

Şirket yöneticilerinin imzaladığı açık mektup Minnesota Ticaret Odası’nın internet sitesinde yayımlandı.

Minnesota merkezli Target, Best Buy ve UnitedHealth gibi büyük şirketlerin de aralarında bulunduğu 60’tan fazla şirketin üst yöneticisi imzaladıkları ortak mektupta ICE ekiplerinin dün Alex Pretti adlı 37 yaşındaki hemşireyi vurarak öldürmesi ile eyalette tırmanan gerilimin azaltılması çağrısı yaptı.

Mektupta “Dünkü trajik haberlerle birlikte, gerilimlerin derhal azaltılması ve eyalet, yerel ve federal yetkililerin gerçek çözümler bulmak için birlikte çalışması çağrısında bulunuyoruz.” ifadesine yer verildi.

Mektubu imzalayanlar arasında 3M CEO’su William Brown, Best Buy CEO’su Corie Barry, General Mills CEO’su Jeff Harmening, Target’in yeni CEO’su Michael Fiddelke, United Health Group CEO’su Stephen Hemsley gibi isimlerin bulunması dikkati çekti.

Obama’nın tepkisi

Eski ABD Başkanı Barack Obama ve eşi Michelle Obama, Minnesota eyaletindeki Minneapolis kentinde Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ekiplerince vurularak öldürülen Alex Pretti olayını yürek burkan bir trajedi olarak nitelendirerek ülkenin temel değerlerinin “giderek daha fazla saldırı altında” olduğu değerlendirmesinde bulundu.

Obama, Pretti’nin öldürülmesi olayı hakkında ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformu üzerinden eşiyle birlikte yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada Obama çifti “Alex Pretti’nin öldürülmesi yürek burkan bir trajedi. Aynı zamanda, parti ayrımı gözetmeksizin her Amerikalı için, ulus olarak temel değerlerimizin birçoğunun giderek daha fazla saldırı altında olduğuna dair bir uyarı niteliğinde olmalı.” ifadelerini paylaştı.

Federal kolluk kuvvetleri ve göçmenlik görevlilerinin zor bir işi olduğunu ancak görevlerini yasal ve hesap verebilir bir şekilde yerine getirmeleri için eyalet ve yerel yetkililerle işbirliği yapmaları gerektiğini belirten Obama çifti Minnesota’da görülenin ise bunun tam tersi olduğuna işaret etti.

Açıklamada ülke genelindeki Amerikalıların maskeli ICE ekiplerinin ve diğer federal ajanların cezasız bir şekilde hareket etmesi, Amerikan şehirlerinin sakinlerini korkutmak, taciz etmek, kışkırtmak ve tehlikeye atmak için tasarlanmış gibi görünen taktikler uygulaması karşısında haklı olarak öfkelendiğine dikkat çekildi.

Obama çifti Trump yönetimini Minneapolis’teki gerilimi “tırmandırmakla” suçlayarak Alex Pretti ve Renee Good’un vurulmasıyla ilgili kamuoyuna “ciddi bir soruşturmaya dayanmayan ve video kanıtlarıyla doğrudan çelişen” açıklamalar sunmakla da eleştirdi.

Açıklamada “Bunun durması gerekiyor. En son trajediden sonra, yönetim yetkililerinin yaklaşımlarını yeniden gözden geçireceklerini ve daha fazla kaosu önlemek ve meşru kolluk hedeflerine ulaşmak için Vali Tim Walz ve Belediye Başkanı Jacob Frey’in yanı sıra eyalet ve yerel polisle yapıcı bir şekilde çalışmanın yollarını bulmaya başlayacaklarını umuyorum.” ifadelerine yer verildi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.