Uğradığı silahlı saldırıda 47 yıl önce hayatını kaybeden Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi Zincirlikuyu Mezarlığı'ndaki kabri başında ve öldürüldüğü yerdeki anıtının önünde anıldı.
Uğradığı silahlı saldırı sonucu 47 yıl önce hayatını kaybeden Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, önce Zincirlikuyu Mezarlığı’ndaki kabri başında ardından da Nişantaşı’nda bulunan Abdi İpekçi Anıtı’nın önünde düzenlenen törenlerle anıldı.
Abdi İpekçi için Zincirlikuyu’daki mezarı başında düzenlenen anma töreni saat 11.00’de başladı. Törene Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi, Abbas Güçlü, Milliyet Gazetesi Köşe Yazarı Tuncay Bengin, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir, Hürriyet Gazetesi Köşe yazarı Sedat Ergin, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sibel Güneş, eski çalışma arkadaşları ve sevenleri katıldı.
Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi “Can alanlar, şiddetten yana her türlü etkinliği yapanlar kadar keşke biz canı alınanlar da birlik olup o dirayeti gösterebilsek. Onların aralarındaki dayanışma kadar dayanışmayı somut adımlar atabilecek düzeyde gösterebilsek” dedi.
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir “Her şeyin hafızasının 30 saniye olduğu, her şeyin kaydırıldığı bir dünyada 47 yıldır Abdi Bey’i anıyor olmak hem Abdi Bey’in değeri açısından hem de bu mesleğin son kalan kuşağının ne kadar vefalı olduğunu görmek açısından son derece kıymetli. Türkiye’de katillerin aracı haline gelmemesi gerekiyor. 2025 bu anlamda kötü geçti. Medya açısından başarısız bir seneydi. Ama şunu söylemekte fayda var: Bir gün burada ne zaman ki iletişim, hukuk, tıp fakültesi öğrencilerini göreceğiz. Onlar hiç görmedikleri aynı dönemde yaşamadıkları Abdi Bey’in Türk medyasına neler kattığını öğrenecekler ve o zaman çok daha iyi bir hayatımız olacak. Ama biz en azından iki kuşak arasında köprü olabilir miyiz diye bakacağız. Daimi genel yayın yönetmenimiz Abdi İpekçi’yi anmak için yine buradayız” diye konuştu.
Milliyet Gazetesi köşe yazar Abbas Güçlü “Abdi İpekçi Türk basınının en önemli temel taşlarından birisiydi. Çağdaş basının oluşmasında, bir dönüşüm aşamasında çok önemli görevler üstlenen bir isimdi. Gazetecilere moral ve motivasyon sağlayan ve objektif gazeteciliğin, evrensel gazeteciliğin ne olduğunu çok çok iyi anlatan bir isimdi. Bugün Abdi İpekçi yaşıyor olsaydı bugünün Türkiye’sini nasıl yorumlardı? Ne yapardı? Onu çok çok merak edenlere şunu söylemek isterdim; her şeyden önce barış derdi. Barışın sadece Türkiye için değil dünya için çok önemli olduğunu her zaman vurgulardı. Gazeteciliği bir meslek olarak seçip bunun da onurlu bir meslek olduğunu hepimize örnek olarak gösterdi. İleride bir gazeteci nasıl olunması diye bir soru sorulduğu zaman işte Abdi İpekçi ekolü denir, Abdi İpekçi tarzı denir, Abdi İpekçi gibi tarafsız ve özgür olmak denir. Kısa sürede çok büyük işler başardı” dedi.
Köşe Yazarı Tunca Bengin de “Biz her sene Abdi Bey’i anmaya buraya geliyoruz. Fakat üzücü olan şu; tabii hala aydınlanmamış bir cinayetten, katliamdan söz ediyoruz. Abdi Bey Türk basın camiasının en önemli ismiydi. Azmettiricilerin halen bulunmamış olması çok acı bir durum. Abdi Bey dendiği zaman Türk medyasının en önemli kutup yıldızıydı, kilit taşıydı. Hepimiz gazeteciliği kendisinden öğrendik. Halen de onun ilkelerini yaşatmaya çalışıyoruz. Bütün genç arkadaşlarımıza da özellikle tavsiyemiz, temennimiz Abdi Bey’i iyi okusunlar. Gerçekten Abdi Bey’in gazeteciliğini iyi öğrensinler. Gazeteciliğin ne demek olduğunu o zaman çok daha iyi anlayacaklardır” ifadelerini kulandı.
Nişantaşı’nda ‘nin saldırıya uğrayarak hayatını kaybettiği noktada bulunan Abdi İpekçi Anıtı’nın önünde de anma töreni yapıldı. Törene Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Özgür Deniz Kaya ve gazetecilerle İpekçi’nin sevenleri katıldı. Törene katılanlar Abdi İpekçi Anıtı’na karanfil bırakıldı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası İstanbul Şube Başkanı Özgür Deniz Kaya “Onun kaleminde nefrete yer yoktu, diyalog içerisindeydi ve toplumda çok sesliliği savunan bir isimdi. Milliyet gazetesindeki köşesinin adı ‘Durum’du. O Türkiye’nin durumunu yazılarıyla yayınlarken bir yandan da gazeteciliğin durumunu hiçe sayanlarla mücadele etti. Abdi başkanımıza, aslında halkın alma hakkına sıkılan bu kurşun elbette unutulmayacak. Ancak biz o kurşundan daha güçlü itirazları olan gazetecileriz. Yaşasın basın özgürlüğü diyoruz” dedi.