Mezuniyet sonrası tıp eğitiminde uluslararası standartlara uyumu Türkiye’de belgelenen ilk tıp fakültesi olan Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne, düzenlenen törenle Kurumsal Akreditasyon Belgesi takdim edildi.
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi, mezuniyet sonrası tıp eğitiminde yürüttüğü sistematik çalışmalar sonucunda, dünya genelinde referans kurum olarak kabul edilen “Royal College of Physicians and Surgeons of Canada” (RCPSC) tarafından akredite edildi. Mezuniyet sonrası tıp eğitiminde uluslararası standartlara uyumu Türkiye’de belgelenen ilk tıp fakültesi olan Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne, düzenlenen törenle Kurumsal Akreditasyon Belgesi takdim edildi.
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi, uzmanlık eğitiminde uluslararası kalite standartlarını kurumsal düzeyde güvence altına alma hedefi doğrultusunda “Royal College of Physicians and Surgeons of Canada” (RCPSC) akreditasyon sürecini başarıyla tamamlayarak akreditasyon almaya hak kazandı.
Koç Üniversitesi Sağlık Bilimleri Kampüsü’nde “Royal College of Physicians and Surgeons of Canada” (RCPSC) temsilcileri Craig Ceppetelli (Chief Operating Officer), Prof. Anurag Saxena, M.D. (Dept. of Pathology and Lab Medicine, University of Saskatchewan) ve Naureen Alwani (Program Manager, Royal College Canada International – RCCI) ile Koç Üniversitesi Rektör Yard. Prof. Dr. Funda Yağcı Acar, Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Ata, Koç Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Dr. Erdal Aksoy ve Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıpta Uzmanlık ve Yan Dal Eğitimi Komitesi Bşk. Prof. Dr. Çiğdem Arıkan’ın katılımıyla gerçekleştirilen kurumsal akreditasyon takdim töreninde, çok sayıda öğretim üyesi ve uzmanlık öğrencisi de katılım gösterdi.
“Yaklaşık 7 yıl önce başlayan bu sürecin bugün en önemli kilometre taşını birlikte kutluyoruz”
Törende konuşan RCPSC temsilcisi Craig Ceppetelli, akreditasyonun kapsamı ve kriterleri hakkında bilgi vererek şöyle konuştu:
“Bugün ulaştığınız bu önemli dönüm noktası için duyduğumuz minnettarlığı ve takdiri ifade etmekten büyük mutluluk duyuyorum. Dünya çapında birçok tıp fakültesiyle yaptığımız iş birliğine Türkiye’de bir yenisini ekliyoruz. Akreditasyon belgemiz yetkinlik temelli eğitim modelinin etkin biçimde uygulanması, eğitim programlarının kurumsal kalite güvencesi çerçevesinde yapılandırılması, ölçme/değerlendirme sistemlerinin sistematik hale getirilmesi ve program yönetiminin uluslararası standartlara uygun şekilde yürütülmesi kriterlerine dayanıyor. Yaklaşık 7 yıl önce başlayan bu sürecin bugün en önemli kilometre taşını birlikte kutluyoruz. Bu iş birliğinin gelecekteki başarısının uzun yıllar boyunca süreceğini ve çok daha fazla başarıya vesile olacağını inanıyorum. Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne Kanada’daki 57.000 kişilik Royal College üye topluluğu adına da bir kez daha hoş geldiniz diyor, önümüzdeki yıllarda birlikte pek çok başarıya imza atmayı diliyoruz.”
“Altın standarda ulaştık”
Törende konuşan Koç Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Funda Yağcı Acar ise; şunları söyledi:
“Royal College of Physicians and Surgeons of Canada tarafından tıp fakültemizin akredite edilmesiyle, sadece 16 yıllık bir fakülte geçmişi ve yaklaşık 10 yıllık asistanlık eğitimi sürecinde, bir başlangıç hayalinden uluslararası düzeyde kabul görmüş bir altın standarda ulaştık. Biz bu yarışa sadece katılmadık, Türkiye’de parkurun yeniden tanımlanması için de çalışıyoruz.
Bu akreditasyon, Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin felsefesinin yapısal bir yansımasıdır. Yetkinlik temelli modele geçerek, asistanlarımızın bir programı yalnızca ‘tamamlamasını’ değil, bir mesleği gerçekten ‘ustalıkla’ icra etmesini de güvence altına alıyoruz.
Amacımız yeni bir hekim kuşağı inşa etmek. Küresel standartları uygulayabilmenin ötesinde, sağlık ekosistemini dönüştürebilen ve sürekli değişen bir dünyada multidisipliner ekiplere liderlik edebilecek hekimler mezun etmeyi hedefliyoruz. Üniversitemizle hastanemiz arasındaki entegrasyon, yüksek vaka çeşitliliği ve ileri teknoloji desteğiyle bugün her zamankinden daha ölçülebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmuştur. Bu da ‘yaparak öğrenmenin mükemmeliyetle öğrenme ile desteklendiği bir ortam’ yaratmaktadır. RRCPSC ile bu başarı, 2010 yılından bu yana bizi bu noktaya taşımak için özveriyle çalışan herkesin eseridir.”
“Gerçekleşti, ama bitmedi, bu hâlâ bir yolculuk”
Royal College ile yürütülen iş birliğinin akreditasyonla taçlandırılmasından büyük gurur duyduklarını belirten Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barış Ata da şöyle dedi:
“Yaşam boyu öğrenme felsefesiyle ülkemizdeki sağlık gereksinimlerini karşılayabilecek, toplum odaklı sağlık hizmeti sunma becerisine ve evrensel değerlere sahip, nitelikli bilgi üretebilen, insan, hasta ve hekim haklarına saygılı uzmanlar yetiştirilmesi amacıyla ilerlediğimiz bu yolda, adımlarımızı güçlendirecek bu değerli iş birliğini sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Bu iş birliği 7 yıllık bir emeğin sonucunda hayata geçirildi. Bu süreç bir vizyon gerektirdi, bağlılık gerektirdi, azim gerektirdi. Gerçekleşti, ama bitmedi. Bu hâlâ bir yolculuk. Royal College’a bize rehberlik ettikleri, destek oldukları ve kurumumuzda dünya standartlarında programları hayata geçirmemize yardımcı oldukları için teşekkür ediyorum. Türkiye’de ilk kez fakültemizin aldığı bu akreditasyon yalnızca bir belgelendirme süreci değil, uzmanlık eğitiminin tüm bileşenlerinde hayata geçirilen yapısal ve sürdürülebilir kalite dönüşümünün uluslararası düzeyde tescillenmesidir. Bu sayede Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim çıktıları ölçülebilir ve gözlemlenebilir yetkinlikler doğrultusunda tanımlanmış, ilerleme süreci zaman temelli değil, yetkinlik temelli olarak yapılandırılmıştır.”
“Topluma en üst düzeyde hizmet edecek hekimler yetiştiriyoruz”
Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıpta Uzmanlık ve Yan Dal Eğitimi Komitesi Bşk. Prof. Dr. Çiğdem Arıkan ise şunları aktardı: “Royal College of Physicians and Surgeons of Canada tarafından aldığımız bu takdir, kurumumuzun mükemmeliyet, hesap verebilirlik ve uluslararası saygınlığa olan güçlü bağlılığının bir göstergesidir. Bu yolculuk uzun, zorlu ve büyük bir özveri gerektiren bir süreçti. Bu akreditasyonu nihai bir varış noktası olarak değil, sürekli gelişim yolculuğumuzdaki anlamlı bir başlangıç olarak görüyoruz. Lisansüstü tıp eğitimi, yalnızca bilgi ve teknik becerilerin kazanılmasını değil, mesleki sorumluluğu, etik duruşu ve yaşam boyu öğrenmeye olan bağlılığı da kapsar. Karşıladığımız her standart ve geliştirdiğimiz her politika tek bir amaca hizmet eder: Eğitim. Hedefimiz, bu akreditasyonun getirdiği sorumluluğu eğitim programlarımızın kültürü ve kalitesiyle taşımak ve en önemlisi, topluma en üst düzeyde hizmet edecek yetkin, etik ve hasta odaklı hekimler yetiştirmeye devam etmektir.”