ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, "Grönland için ne kadar ileri gitmeyi düşünüyorsunuz?" sorusuna "Bence ABD Başkanı gerektiği kadar ileri gitmeye istekli" cevabını verdi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Fox News’e verdiği mülakatta Venezuela ve Grönland gibi konularda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD’nin Venezuela’ya müdahalesine ilişkin Vance “Bu, Venezuela’nın inanılmaz doğal kaynaklarını kontrol edebileceğimiz anlamına geliyor.” dedi.
JD Vance, bu kaynakları kontrol ederek “düşmanlarına baskı uygulayacaklarını, ABD ordusunun üstünlüğünü gösterdiğini ve böylece insanların kendilerine karşı gelmeye korkacağını” savundu.
“Barışı korumanın en iyi yollarından biri, güçlü bir kılıç taşıdığınızı belli etmektir.” ifadesini kullanan Vance, Venezuela’nın “kendi bölgelerinde olduğunu, Irak gibi uzakta olmadığını” belirtti.
JD Vance, “kendi bölgelerini kontrol etme” politikalarının uzun yıllardır bilindiğini savunarak ABD Başkanı Donald Trump’ın da bunu söylediğini aktardı.
Vance, Venezuela’yı nasıl kontrol edeceklerine ilişkin soruya, “Bunu eş zamanlı olarak görüyoruz. Venezuela’yı kontrol etmenin yolu şöyle, kesenin ağzını ve enerji kaynaklarını biz kontrol ediyoruz. Rejime, ABD’nin ulusal çıkarlarına hizmet ettiğiniz sürece petrol satabileceklerini söylüyoruz.” yanıtını verdi.
Bu yöntemle ABD vatandaşlarının canını tehlikeye atmadan Venezuela’yı kontrol ettiklerini savunan Vance, bu tutumlarını “yüksek kaliteli önemli diplomasi” şeklinde nitelendirdi.
ABD Başkan Yardımcısı JDVance, Demokratların Trump’ı “açgözlü” diye nitelemesine ilişkin “(Trump), ABD çıkarlarına hizmet etme konusunda açgözlü.” değerlendirmesini yaptı.
“Kendi yarım kürelerinde” ABD’den faydalanılmasına izin vermeyeceklerini dile getiren Vance, Trump’ın yaptıklarının “kendisini ya da yönetimini güçlendirmediğini yalnızca ABD’lileri güçlendirdiğini” ileri sürdü.
Vance, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu “kaçırdıklarının” söylenmesine ilişkin kolluk kuvvetleriyle müdahalede bulunduklarını ve Maduro hakkında narkoterörizm ve silah kaçakçılığı gibi suçlamalardan iddianame bulunmasını gerekçe göstererek bu müdahalenin “meşru” olduğunu savundu.
Maduro’ya, ABD’de dava sürecinde “adil yargılanma hakkı” verildiğini söyleyen Vance, Venezuela Devlet Başkanı’nın suçlu bulunacağını düşündüğünü söyledi.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, “Bu bir kaçırma değil, kolluk kuvvetleri operasyonudur.” dedi.
“Sahte bir Rus tankeriydi”
ABD’nin, Kuzey Atlantik ve Karayipler’de Rusya tescilli iki petrol tankerine el koymasına ilişkin ise Vance, “Bu, sahte bir Rus tankeriydi. Yaptırımlardan kaçmak için Rusya’ya ait bir petrol tankeri gibi davranıyorlardı.” ifadelerini kullandı.
“Bence ABD Başkanı, (Grönland konusunda) gerektiği kadar ileri gitmeye istekli”
JD Vance, sunucunun “Grönland için ne kadar ileri gitmeyi düşünüyorsunuz?” sorusuna, bu konuda nihai kararı Trump’ın vereceği cevabını verdi.
Avrupa’nın bu konuda “çok sızlandığını” söyleyen Vance, “Avrupa, Trump’ın ve yönetiminin temel argümanıyla başa çıkamıyor. Grönland, yalnızca ulusal değil, dünya güvenliği için önemli. İnsanlar, tüm füze savunma altyapısının kısmen Grönland’a bağlı olduğunun farkında değil. Tanrı korusun, yapacaklar demiyorum ancak Rusların ya Çinlilerin kıtamıza ya da Avrupa’ya nükleer füze atması halinde Grönland bu füze savunmasının önemli bir parçası.” diye konuştu.
Avrupa’nın ve Danimarka’nın Grönland’ı güvenceye almadığını, Avrupa’nın güvenliğe yeterli yatırım yapmadığını savunan Vance, Avrupa’nın geçmişte İkinci Dünya Savaşı’nda ve terörle mücadelede ABD’ye destek verdiğini sürekli dile getirdiğini ifade etti.
JD Vance, bu konuda müteşekkir olduklarını söylese de “25 yıl önce akıllıca bir şey yapmanız şimdi aptalca bir şey yapamayacağınız anlamına gelmiyor.” dedi.
Trump’ın bu konuda açık konuştuğunu belirten Vance, “Bence ABD Başkanı, gerektiği kadar ileri gitmeye istekli.” diye konuştu.
ABD askerlerinin Grönland gibi soğuk yerlerde “iyi çalıştığını” savunan Vance, “Ben orada çalışmak istemezdim, neyse ki ABD Başkan Yardımcısı Washington’da kalıyor.” değerlendirmesini yaptı.
“ABD’nin biraz Somali problemi var”
Vance, “ABD’nin biraz Somali problemi var.” diyerek verilere göre ABD’de yasal olarak ya da düzensiz göçmen olarak bulunan Somalililerin yüzde 85’inin bir çeşit sosyal yardımdan faydalandığını söyledi.
Somalililerin yüzde 85’inin bu yardımlardan faydalanıyor olmasının, “bu sistemle ilgili hatalar olduğuna işaret ettiğini” kaydeden Vance, bir dolandırıcılık söz konusu olmasa dahi “ABD’liler sıkıntılar çekerken onların bu yardımı almasının kabul edilemez olduğunu” ileri sürdü.
Minnesota eyaletinin Minneapolis kentinde, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) polislerinin, göçmenlere yönelik operasyon sırasında ABD vatandaşı bir kadını aracında silahla vurarak öldürmesine atıfta bulunan Vance, bu gibi olayların California eyaleti gibi farklı yerlerde de görebileceklerini belirtti.
Vance, yakında bu konuda büyük duyuruları olacağına işaret etti.
“Yasa dışı göçmenlerle mücadelede çabaların artırılacağı” mesajı
Göçmenlik tartışmalarının yoğunlaştığı Minnesota’da Demokrat Vali Tim Walz’un istifa etmesi gerektiğini savunan Vance, ülkede birçok bölgede sosyal yardımlardan yararlanan kişilerin aniden zenginleştiğini öne sürerek bu iddiaların araştırılması için bazı kişileri görevlendirdiklerini ifade etti.
Vance, California’nın “yasa dışı göçmenlere diğer tüm eyaletlerden daha fazla sosyal yardım sağladığını” savunarak “Bu, kabul edilemez bir şey. California Medicaid internet sitesine bakarsanız Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla yasa dışı göçmenlere Medicaid verdiklerini göreceksiniz. Bunun sahtekarlık olmadığını mı düşünüyorsunuz? Sahte doktor muayenehaneleri, sahte ödeme planları oluşturan insanlar olmadığını mı düşünüyorsunuz? Var.” diye konuştu.
Yasa dışı göçmenlerle mücadele konusunda henüz “basit bir iradeyle bile” çok şey başardıklarını ve çabaların artırılacağını belirten Vance, “Son 6 ayda işe aldığımız ICE ajanlarının çoğu henüz eğitimlerini bile tamamlamadı.” dedi.
Trump’ın ikinci döneminde ticaret açığını yüzde 60’ın üzerinde azalttığını kaydeden Vance, “ABD’ye gelen 18 trilyon dolarlık yeni yatırımdan bahsediyoruz. Mümkün olduğunca çok fabrika kurmak, mümkün olduğunca çok ABD’liye yüksek maaşlı işler vermek ve kendi ürünlerimizi üretmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Vance, ABD’li gençlerin konut piyasasının dışında kaldıklarını hissettiklerini aktararak Trump’ın, gelecek haftalarda bu konuyla ilgili açıklamalarda bulunacağını belirtti.
NYT: Soğuk Savaş dönemindeki anlaşma ABD’ye Grönland’da geniş askeri hareket alanı sağlıyor
The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, ABD ile Danimarka arasında 1951’de imzalanan “Grönland’ın Savunulmasına İlişkin Anlaşma”, Washington yönetimine ada genelinde askeri üsler kurma, personel konuşlandırma ve hava-deniz trafiğini kontrol etme yetkisi tanıyor.
Anlaşma kapsamında ABD’nin, Grönland’da askeri tesisler inşa etme, işletme ve bakımını yapma konusunda da geniş yetki alanına sahip olduğu belirtiliyor.
Bu anlaşmanın 2004’te güncellenerek Grönland’ın yarı özerk yönetimine de söz hakkı tanıdığı ve düzenlemenin ABD’nin askeri faaliyetlerinde “önemli değişiklikler” öncesinde Danimarka ve Grönland’la istişareyi öngördüğü ifade ediliyor.
Kopenhag merkezli Danimarka Uluslararası Araştırmalar Enstitüsünden araştırmacı Mikkel Runge Olesen, “ABD, Grönland’da o kadar serbest hareket edebilir ki neredeyse istediği her şeyi yapabilir.” görüşünü paylaştı.
ABD’nin Grönland’da istediği her şeyi elde edemeyeceğini düşünmenin kendisi için zor olduğunu belirten Olesen, “eğer nazikçe isterse” bunun mümkün olabileceğini savundu.
Olesen, ancak Danimarka’nın adayı satma yetkisine sahip olmadığını ve Grönland’ın bu şekilde satılamayacağını ifade etti.
Danimarkalı savunma analisti Peter Ernstved Rasmussen ise pratikte ABD’nin makul taleplerde bulunması durumunda her zaman “evet cevabı alacağını” savundu.
Bunun “bir nezaket formülü” olduğunu belirten Rasmussen, ABD’nin sormadan harekete geçmek istemesi halinde Danimarka’ya bir üs, havaalanı ya da liman inşa ettiğini yalnızca bildirmekle yetinebileceği görüşünü paylaştı.
“Güvenlik durumundan bu kadar endişe ediliyorsa savunma anlaşmasının mekanizmaları neden kullanılmıyor?” diye soran Danimarka Parlamentosunun eski üst düzey yetkililerinden Jens Adser Sorensen de “Çerçeve hazır, yürürlükte.” ifadesini kullandı.
Danimarka, Grönland’ı satamaz
ABD, 1946’da Danimarka’ya 100 milyon dolarlık altın karşılığı Grönland’ı satın alma teklifinde bulundu ancak Danimarka, bu teklifi reddetti.
Bugün ise adanın satılması hukuken daha karmaşık hal almış durumda çünkü Grönland halkı, kendi bağımsızlıklarını elde etmek için referandum yapma hakkına sahip.
2025’te yapılan ankete göre nüfusun yüzde 85’i, ABD’nin adayı devralmasına karşı çıkıyor.
Danimarka ise adanın 57 bin sakininin kendi geleceğine karar verme hakkına sahip olduğunu vurguluyor.
ABD’nin mineral rezervlerini kullanmak için adayı devralmasına gerek yokGrönland’ın stratejik konumunun Trump’ın yakın çevresini cezbeden tek unsur olmadığına işaret ediliyor.
Adanın buz tabakası altındaki zengin kritik mineral rezervleri de Washington’ın ilgisini çekiyor ancak bu kaynaklara erişim için ABD’nin adayı devralmasına gerek bulunmuyor.
Grönlandlı yetkililer ise egemenlik tartışmaları dışında uluslararası işbirliğine ve ticari ortaklıklara açık olduklarını vurguluyor.
Trump’ın Grönland açıklaması
ABD Başkanı Trump, stratejik konuma sahip ada ülkesi Grönland’da Rusya ve Çin’in varlığının arttığını savunarak “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var.” açıklamasında bulunmuştu.
Trump, ayrıca ABD’nin Grönland üzerindeki kontrolünün Batı’nın daha geniş çıkarlarına hizmet edeceğini savunarak, AB’nin güvenliği açısından da “buna ihtiyaçlarının olduğunu” söylemişti.
Danimarka’ya bağlı özerk bölge Grönland, daha önce ABD tarafından gelen ve egemenliğin devredilmesini de içeren yaklaşımları reddetmişti.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, 5 Ocak’ta, ABD’nin NATO müttefikine askeri saldırı kararı alması halinde her şeyin sona ereceğini belirtmişti.
Frederiksen, Trump’ın “Ulusal güvenliğimiz açısından Grönland’a ihtiyacımız var.” söylemini sert dille eleştirmişti.