İran'ın başkenti Tahran'da kapalı çarşı esnafının 28 Aralık'ta başlattığı protestolar 13. gününde ülkenin büyük bir bölümüne yayılmış durumda. Eylemlerde sürgündeki Rıza Pehlevi'ye destek sloganları atıldı. Dini lider Hamaney, geri adım atılmayacağı yönünde mesaj verdi.
İran’ın başkenti Tahran’da kapalı çarşı esnafının 28 Aralık’ta başlattığı protestolar 13. gününde ülkenin büyük bir bölümüne yayılmış durumda.
Sosyal medyada paylaşılan 8 Ocak’a ait videolarda, Tahran ve diğer bazı şehirlerde büyük kalabalıkların yürüdüğü görüldü.
Ülkenin dini lideri Ali Hamaney, 9 Ocak Cuma günü İslam Cumhuriyeti’nin “sabotajcılar karşısında geri adım atmayacağı” açıklamasını yaptı.
Son protesto dalgasının başlamasından bu yana ikinci kez konuşan Hamaney, Tahran’daki olaylar için, protestocuların bazılarının “Amerikan başkanını memnun etmek için” kamu binalarını tahrip ettiğini savundu.
BBC’nin İran’daki görgü tanıklarından aldığı bilgiye göre, İran’ın güneyindeki bir hastanede bazı kişilerin başlarından vurulduğu ve çok sayıda yaralı protestocunun tedavi altına alındığını aktarılıyor.
İngiltere, Almanya ve Fransa liderleri 9 Ocak akşamı ortak bir açıklama yaparak “İran’da güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığı yönündeki haberlerden derin endişe duyduklarını ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınadıklarını” belirttiler.
Açıklamada, İran yetkililerine itidal, şiddetten kaçınma ve İran vatandaşlarının temel haklarını korumaya çağrısı yapıldı.
İran hükümeti, ülke genelinde yaygınlaşan hükümet karşıtı protestoların ardından internet erişimini kestiğini doğruladı.
Kararın “ülkedeki mevcut koşullar” nedeniyle “güvenlik yetkilileri” tarafından alındığı belirtildi. Dış ülkelerden İran’daki telefon numaraları aranamıyor.
Türk Hava Yolları da bölgeye çok sayıda seferini iptal etti. İran büyük ölçüde dış dünyadan izole edilmiş durumda.
İran’daki internet kesintilerini takip eden Miaan Grubu Direktörü Amir Rashidi, daha önce hiç böyle bir durum görmediğini söylüyor.
BBC’ye konuşan Rashidi, “Hiçbir iletişim aracı çalışmıyor ve İslam Cumhuriyeti elektronik savaş araçları kullanarak Starlink’i (uydu interneti) bile engelliyor” dedi.
Londra’daki İran Büyükelçiliği önünde toplanan kalabalık da ülke çapındaki protestolara ve Prens Reza Pahlavi’ye destek sloganları attı.
Onlarca protestocu öldürüldü
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 9 Ocak itibarıyla sokak olaylarında en az 48 protestocunun ve 14 güvenlik görevlisinin öldüğünü bildiriyor.
Ajans 2.270 protestocunun daha tutuklandığını aktarıyor.
Norveç merkezli İran İnsan Hakları izleme örgütüyse (IHR), en az 51 protestocunun öldürüldüğünü kaydetti.
İki ajansın verilerinde, öldürülen göstericiler arasında çocuklar da var.
BBC News Farsça Servisi öldürülen 22 kişinin kimliklerini doğruladı. İranlı yetkililerse olaylarda en az altı güvenlik görevlisinin öldüğünü bildiriyor.
Tahran, Mazandaran ve Golestan illerinden gelen görüntülerde eylemcilerin 1979 öncesinde iktidarda bulunan Pehlevi hanedanının lehine sloganlar attığı görülüyor.
Hanedanın hayattaki üyesi oğul Rıza Pehlevi, halkın sokağa çıkması yönünde çağrı yapmıştı.
BBC Verify ve Farsça Servisi tarafından doğrulanan videolarda, ülkenin batısındaki Lorestan ilinde eylemcilerin Farsça “Yaşasın Kral” sloganı atmaları ve aslan ve güneş figürlerini taşıyan eski İran bayrağını taşımaları dikkat çekiyor.
Söz konusu bayrak ve simgeler, 1979 İslam Devrimi öncesinde kullanılıyordu ve bugün hâlâ monarşi yanlıları tarafından taşınıyor.
‘Birlik olmak her şeyden önemli’
BBC sokaklara çıkan bazı eylemcilerle konuştu ve taleplerini sordu.
Protestocu bir kadın, “Rıza Pehlevi’nin destekçisi olmadığını ancak birlik olmanın her şeyden önemli olduğunu” dile getirdi.
Bir başka genç kadın ise kendisinin ve ailesinin Rıza Pehlevi’yi desteklediğini ve “tek çıkış yolu” olarak onu gördüklerini dile getirdi.
Öte yandan sürgündeki Rıza Pehlevi sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak “Milyonlarca İranlı bu gece özgürlük istedi. Rejim ise tüm iletişimi keserek yanıt verdi. İnterneti kestiler” dedi.
Pehlevi ayrıca, “Özgür dünyanın lideri olan Başkan Trump’a, rejimden hesap sorma sözünü tekrarladığı için teşekkür etmek istiyorum. Şimdi daha kararlı destek verme sırası Avrupa liderleri dahil diğer liderlerde” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump “Geçmişte olduğu gibi insanları öldürmeye başlarlarsa Amerika Birleşik Devletleri’nin çok sert yanıtıyla karşılaşacaklar” demişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Trump’ın açıklamalarına “İran’ın iç meseleleri hiçbir yabancı ülkeyi ilgilendirmez” yanıtını vermişti.
‘Diktatöre ölüm’ sloganları
Protestoların devam ettiği 8 Ocak akşamı İran’ın birçok şehrinde binlerce kişi yürüyüş yaptı. Kalabalık “Diktatöre ölüm” sloganları attı.
Netblocks, Tahran ve İran’ın diğer bölgelerinde internetin tamamen kesildiğini duyurdu.
Güvenlik kaynaklarına yakın Tasnim Haber Ajansı, “evlerinden slogan atanların tespit edileceği, uyarılacağı ve tutuklanacağı” yönünde bir video yayınladı.
Sosyal medyadaki görüntülerde eylemcilerle güvenlik güçleri arasında yoğun çatışmalar yaşanıyor ve silah sesleri geliyor.
7 Ocak Çarşamba günü konuşan Yargı Erki Başkanı Kulam Hüseyin Muhsini Ejei, “İslam Cumhuriyeti’ne karşı düşmana yardım edenlere müsamaha gösterilmeyeceğini” söyledi.
Reuters haber ajansına göre, Ejei, İsrail ve ABD’yi ülkesinde iç karışıklık çıkarmak için hibrit yöntemler izlemekle suçladı.
Kürt partileri de 7 Ocak’ta yaptıkları bir açıklamayla “Kirmanşah, İlam ve Loristan’daki rejim suçlarını” kınamış ve İran’ın Kürt bölgelerinde genel grev çağrısında bulunmuştu.
2022’den beri en büyük gösteriler
İran’da yönetim 2022’deki Mahsa Amini protestolarından bu yana en büyük kitlesel gösterilerle karşı karşıya.
İnsan hakları aktivistleri ağı HRANA ise en az 36 kişinin öldüğünü ve en az 2076 kişinin tutuklandığını aktardı.
BBC, gösterilerin ilk on günündeki 11 ölümü teyit etti.
4 Ocak’ta İran polisinin İlam şehrindeki İmam Humeyni Hastanesi’ne baskın düzenleyerek, içeride biber gazı kullandığına dair videoların paylaşılması İran içinde ve dışında geniş yankı uyandırdı.
Uluslararası Af Örgütü 6 Ocak Salı günü, hastaneye yapılan saldırıyı kınayarak “uluslararası hukukun ihlali” olduğunu belirtti.
İran parlamentosu, iddiaların araştırıldığını açıkladı.
İran Sağlık Bakanı Mohammad Rıza Zaferkendi de güvenlik güçlerinin yaralı protestocuları hastanelerden çıkardığı iddialarını yalanladı.
İsrail ve ABD ile yaşanan bölgesel gerilimlerin yanı sıra uzun süredir devam eden ABD ve AB yaptırımları nedeniyle ulusal para biriminde sert düşüşler yaşandı. İran hükümeti, 5 Ocak Pazartesi günü hane halklarına aylık yaklaşık yedi dolarlık ödeme yapılacağını duyurdu.
Hükümet planın, “hane halklarının satın alma gücünü korumayı, enflasyonu kontrol altına almayı ve gıda güvenliğini sağlamayı” amaçladığını belirtiyor.
Ancak, ödemenin kaynağı ve ekonomiye etkisi konuları belirsizliğini koruyor.
İran para birimi geçen yıl dolar karşısında değerinin yarısından fazlasını kaybetti.
Resmi istatistiklere göre, enflasyon Aralık ayında yüzde 42’yi aştı.