Korkunç şüphe: İsviçre’deki yangın faciasına maganda eğlencesi mi sebep oldu?

Yılbaşı gecesi İsviçre’nin ünlü kayak merkezlerinden Crans Montana’da bir barda en az 40 kişinin öldüğü, 115 kişinin feci şekilde yandığı bir yangın çıktı. Henüz yangının sebebi resmen açıklanmadı ama bir iddia ortalığı karıştırdı.

Dünya 2 Ocak 2026

İsviçre’nin ünlü kayak merkezlerinden biri olan Crans-Montana, tam da İsviçre-İtalya-Fransa sınır bölgesinde yer alan, oturduğunuz yerden bir yandan Alp Dağlarının en yüksek zirvesi Mont Blanc’ı, bir yandan İsviçre’nin ünlü Matterhorn’unu görebileceğiniz, kayak pistleri en amatöründen en profesyonel kayakçısına kadar her türden kayakçıya hizmet verebilecek zenginlikte olan bir yer.

Crans Montana sadece 10 bin nüfuslu bir kasaba ama burada 2800’den fazla yatakla hizmet veren irili ufaklı çok sayıda otel var ve her yıl bu kasabaya 1 milyondan fazla kişi kayak kaymaya geliyor.

Yılbaşı gecesi işte bu kasabadaki Le Constellation adlı bir barda çıkan yangın, en az 40 kişinin ölmesine, 115 kişinin de feci şekillerde yanarak yaralanmasına veya zehirlenmesine neden olan bir yangınla kana bulandı.

Bu bar aslında kasabanın merkezinde değil, kasabanın en “lüks” ve şatafatlın barı da değil. Le Constellation kayak pistlerinin yakınında, daha çok gençlerin geldiği, özellikle de kayak sonrası bir kadeh bir şey içmek için uğranan bir bar.

İki katlı. Üst katında TV ekranları var, burada daha çok maç ve diğer spor olayları izleniyor. Alt kat ise bar, geceleri de gece kulübüne dönüşüyor, DJ eşliğinde dans partileri yapılıyor.

Yılbaşı gecesi çok sayıda millete mensup yüzlerce genç insan yeni yıla bu barda girdi. Gece yarısından sonra saat 01.30 sularında barda yangın çıktı, yangın hızla yayıldı, içeride büyük bir panik yaşandı ve İsviçre polisi hala tam sayımı yapmayı bitirmedi ama son açıklamalara göre en azından 40 kişi öldü, yine en azından 115 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında çok ağır yanıklarla İtalya’dan Fransa’ya, İsviçre’nin Zürih kentinden Lozan kentine kadar çok sayıda hastanenin yanık birimlerine kaldırılanlar var. Her yangında olduğu gibi zehirli gazlarla zehirlenenler var. Yani ölü sayısı artabilir.

Peki yangın niye ve nasıl çıktı?

İsviçreli yetkililer tam da kendilerinden bekleneceği gibi son derece dikkatli konuşuyor, hiçbir spekülasyona girmemeye özen gösteriyor ama bir konuda çok kesin açıklamalar yaptılar: Bu bir terörist saldırı değildi. Çünkü dünyanın dört bir yanında herkes yer yer patlama sesleri de duyulan bu yangının bir terörist saldırı olmasından endişe ediyordu.

Yetkililer yangının sebebi hakkında spekülasyona girmiyor ve incelemenin devam ettiğini söylüyor, yangının büyümesine “flashover” etkisi adı verilen etkinin sebep olduğunu söylüyor.

Ancak bu gösterişli ve sanki teknik br tabirmiş gibi duran açıklama pek anlam taşımıyor. Çünkü neredeyse her kapalı alan yangınında ortaya çıkan bir etki bu “flashover” etkisi. Bir kapalı alandaki yangının küçük bir yangından büyük bir yangına bir anda dönüşmesini anlatıyor. Kapalı alanda ısı radyasyonu belirli bir kritik eşiği aşıyor ve o anda yangın tutuşturabildiği her şeyi tutuşturuyor.

“Flashover” etkisi aslında en çok itfaiye ve kurtarma görevlilerini endişelendiren bir şey. Binalara insan kurtarmak için giren itfaiyecilerin ilk baktığı şey bu. Dünyadaki yangınlarda itfaiyecileri en çok öldüren etki de bu “flashover” etkisi zaten.

Korkunç bir iddia

Ama Le Constellation’daki yangının “flashover” etkisine varana kadar bir sebeple başlamış ve ısı biriktirmiş olması gerekiyor. Peki o sebep neydi?

Bu konuda ortaya atılan iddia, bizim Türkiye’de “maganda eğlencesi” adını verdiğimiz tuhaf bir şey. Buna göre barda servis görevlisi olarak çalışan genç kızlar başlarına yeni yılı temsilen birer başlık takıyorlardı ve bu başlıkların üzerinde de servis sırasında yanar durumda maytaplar takılıydı.

Şampanya şişeleri de üzerinde yanan maytaplarla servis ediliyordu ve normal şartlarda gayet masum bir şey olan maytaplar o ortamda barın tavanının içten içe tutuşmasına ve ısı biriktirmeye başlamasına neden oldu. Nitekim tam da bu anı gösteren Birkaç video da var. Daha çarpıcısı bir gencin tabandaki yangını tişörtüyle vurarak söndürmeye çalışması ve bu arada onlarca başka kişinin yangını cep telefonlarıyla videoya kaydetmesi.

Şampanyanın üstündeki maytap

Emma ve Albane adlı iki Fransız kadın, Fransız medya kuruluşu BFMTV’ye yangın başladığında içeride olduklarını söyledi.

Olayın bir garsonun şampanya şişelerinin üzerine “doğum günü mumları” koymasıyla başladığını düşündüklerini ifade eden kadınlar şöyle devam etti:

“Birkaç saniye içinde tüm tavan alevler içinde kaldı. Her şey ahşaptan yapılmıştı. Alevler çok hızlı bir şekilde yükselmeye başladı.”

Emma ve Albane tahliyenin “çok zor” olduğunu, bulundukları odadan kaçış yolunun “dar” ve dışarı çıkan merdivenlerin “daha da dar” olduğunu söyledi.

“Çok şanslıydık” diyen ikili, “yaklaşık 200 kişinin 30 saniye içinde çok dar basamaklardan çıkmaya çalıştığını” anlattılar.

Olayı soruşturan savcı olan Beatrice Pilloud’ya tam olarak bu iddia da soruldu gazeteciler tarafından. Savcı herhangi bir iddiayı doğrulama veya yalanlama konumunda olmadığını, bilgi toplamaya devam ettiklerini söylemekle yetindi. Savcı yangının nasıl başladığına dair çok sayıda hipotezi birden incelediklerini ama bir terör saldırısı olmadığını kesinleştirdiklerini bildirdi.

Çok sayıda cep telefonu toplandı

Yangın sonrası barın içinde çok sayıda cep telefonu bulundu ve bunlara el kondu. Ayrıca bardan kurtulanların ve diğer görgü tanıklarının telefonları da alındı. Umulan bu telefonlardan yangının çıkışına dair bazı görüntülerin elde edilmesi.

Görgü tanıkları anlatıyor

BBC, olayın bazı görgü tanıklarıyla görüştüğü haberini bir uyarıyla açmış: “Bu haber bazı okurların üzücü bulabileceği detaylar içeriyor.”

Haber şöyle:

“Küçük kardeşimin içeride olduğunu düşündüm ve insanların çıkmasına yardımcı olmak için camı kırmaya çalıştım, sonra da içeri girdim.”

Adını vermek istemeyen 18 yaşındaki genç, İsviçre’nin Crans-Montana tatil beldesindeki bir yılbaşı partisinde çıkan yangınla kutlama gecesinin hızla bir kabusa dönüşmesinin ardından BBC’ye konuştu.

Polis, 1 Ocak Perşembe günü yerel saatle 01:30 sularında Le Constellation adlı bir barda çıkan yangında yaklaşık 40 kişinin öldüğünü açıkladı. Çoğu ağır yanıklar olmak üzere 115 kişi de yaralandı.

Görgü tanığı BBC’ye, bara yakın bir yerdeyken büyük bir patlama duyduğunu ve ardından çok fazla duman çıktığını söyledi.

İnsanlar yanıyordu

Diğerleri kaçmaya çalışırken, kendisinin kardeşini aramak için içeri girdiğini ve dehşet dolu bir manzara ile karşılaştığını anlattı.

“İnsanların yandığını gördüm… İnsanları tepeden tırnağa yanarken gördüm, üzerlerinde kıyafetleri yoktu. Çok şoke ediciydi.”

Kardeşi yangında zarar görmemişti.

“Bu hafta her gün bu bara gittim, gitmediğim gün yangın çıktı” dedi.

İtfaiyecilerin ve sağlık görevlilerinin hızla müdahale ettiğini, kendisinin de yaralılara su ve giysi vererek elinden geldiğince yardım etmeye çalıştığını söyledi.

Camı kırdım çıktım

Barın içinde bulunan bir başka genç de BBC’ye, merdivenlerden kaçmayı başarmadan önce nasıl bir “ateş duvarından” saklanmak zorunda kaldığını anlattı.

Bir masa yardımıyla camı kırmaya çalışmış, ama dışarı çıkamamıştı. Daha sonra ayağını kullanarak camı kırıp bardan canlı çıkmayı başarmıştı.

En yakın hastanedeki yoğun bakım ünitesi hızla dolunca bazı hastalar tedavi için komşu İtalya’daki Milano da dahil olmak üzere başka yerlere gönderildi.

Havai fişek sandık

Yaşanan trajediyi duyanlar arasında eşi ve çocuğuyla birlikte Crans-Montana’yı ziyaret eden Oleh Paska da vardı.

BBC’ye yaptığı açıklamada, bardan yaklaşık 50 metre uzaklıktaki otel odalarında yeni yılı kutladıkları sırada, başlangıçta havai fişek olduğunu sandıkları bir dizi patlama duyduklarını söyledi.

Dışarıda birinin ağladığını duyunca kavga çıktığını düşünmüşler.

Ancak polis, ambulans ve itfaiye ekipleri gelmeye başladığında duydukları “farklı siren sesleri” ile bir şeylerin ters gittiğini fark etmişler.

Paska, genellikle turistlerle dolu olan bölgenin 1 Ocak Perşembe günü alışılmadık derecede sessiz olduğunu söyledi.

Crans-Montana kasabasında, gece boyunca yaşanan kaos ve trajedinin ardından bir şok havası hakimdi.

En az 30 İtalyan vardı

İtalya’nın İsviçre Büyükelçisi tüm kurbanların kimliklerinin tespit edilmesinin haftalar alabileceğini söylerken, ülkenin dışişleri bakanı da ağır yanıklar nedeniyle kimlik tespitinin zor olacağını belirtti.

İtalya Dışişleri Bakanı olay sırasında barda en az 30 İtalyan vatandaşının bulunduğunu ama henüz bunların ne durumda olduklarını tam bilmediklerini açıkladı.

Olay yerindeki kurbanların aileleri ve arkadaşları sevdiklerinden haber almak için endişeyle bekliyor.

İtalyan bir adam, o sırada barda bulunan arkadaşlarından birinin “her tarafının yandığını”, diğerinin ise helikopterle Zürih’e götürüldüğünü söyledi.

İtalyan kamu yayın kuruluşu Rai News’e verdiği demeçte “Başka bir arkadaşımız… dün gece ondan haber alamadık, bulunamadı” dedi.

“Arkadaşlarım ve ben, dün gece hiç uyumadık, zar zor yemek yedik” diye ekledi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.