SDG komutanı Mazlum Abdi Şam’a gitti, birliklerinin Kamışlı ve Haseke şehir merkezlerinden çekilmesini kabul etti. ABD Başkanı Ahmet Şara’yı aradı ve övdü, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. Suriye’de yer yer çatışmalar devam etti.
Suriye’de Amerika Birleşik Devletleri’nin DEAŞ ile mücadelede 2014 yılından bu yana ‘Suriye Demokratik Güçleri’ SDG adını kullanan ama merkezinde ayrılıkçı terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG’nin bulunduğu silahlı grupla ortaklığını sona erdirmesiyle başlayan siyasi /askeri depremde yeni bir noktaya gelindi. ABD artık Suriye merkezi yönetimi ile iş tutuyor ve SDG ile Arap aşiretleri arasındaki işbirliği de sona erdi. Bunun sonucu olarak YPG güçleri 10 yıldır kontrolları altında tuttukları geniş topraklardan çekilmek zorunda kaldı. Şam yönetimi 18 Ocakta SDG’ye yeni bir mutabakat önerdi, şimdi o mutabakat için müzakere yürütülüyor ve dün SDG komutanı Mazlum Abdi Şam’da çeşitli görüşmelerin ardından Kamışlı ve Haseke şehir merkezlerini de Suriye ordusuna terk etmeyi kabul etti. Bu gelişme sonrası ABD Başkanı Donald Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara’yı aradı, ardından Şara hakkında övücü açıklamalar yaptı. Trump dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la da görüştü. Şara bugün de Moskova’da Vladimir Putin ile görüşecek.
SDG ile Suriye Ordusu arasında ilan edilen 4 günlük ilk ateşkesin süresi 24 Ocak Cumartesi günü saat 20.00 itibarıyla dolmuştu. Aynı gün Suriye Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ateşkesin 8 Şubat tarihine kadar, yani 15 gün daha uzatıldığı duyurulmuştu.
Ancak ateşkes kararına rağmen Haseki, Kamışlı ve Kobani bölgelerine yönelik Suriye ordusunun desteklediği Arap aşiretleri ile SDG silahlı grupları arasında çatışmalar devam ediyor. Taraflar birbirini ateşkesi ihlal etmekle suçlarken, bölgeye yönelik kuşatma ve saldırılar kapsamında birçok noktada çatışmalar sürüyor.
Şam’daki üst düzey buluşmanın, 18 Ocak’ta imzalanan 14 maddelik mutabakatın sahadaki pratik adımlarını netleştirmesi beklenirken, Suriye Arap kaynakları, Suriye hükümeti ile SDG arasında ateşkesin kalıcı olmasına yönelik yeni bir anlaşmaya varıldığını duyurdu. Anlaşma kapsamında, Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı silahlı güçlerin iki gün içinde Haseki ve Kamışlı şehirlerinde konuşlandırılması bekleniyor.
SDG’liler kendi bölgesinde kalacak: Uygulamaya iki gün içinde başlanacak
Hükümet kaynaklarına göre, Suriye hükümeti ile SDG arasında gerçekleştirilen yeni müzakere turu, Mazlum Abdi ile bir çerçeve anlaşmasına varılması ile sonuçlandı.
Anlaşma; İçişleri Bakanlığı güçlerinin Haseki, Kamışlı ve diğer bölgelere konuşlandırılmasını, SDG silahlı gruplarının bulundukları bölgelerde kalmak suretiyle entegrasyonu, çatışmaların askıya alınmasını ve uygulamaya iki gün içinde başlanmasını öngörüyor.
Anlaşma; İçişleri Bakanlığı güçlerinin Haseki, Kamışlı ve diğer bölgelere konuşlandırılmasını, SDG silahlı gruplarının bulundukları bölgelerde kalmak suretiyle entegrasyonu, çatışmaların askıya alınmasını ve uygulamaya iki gün içinde başlanmasını öngörüyor.
-Arap medyasının hükümet kaynaklarına dayandırdığı haberde, İçişleri Bakanlığı personeli, şehirler ve stratejik bölgelerde güvenliği sağlamak amacıyla Haseki, Kamışlı ve diğer bölgelerde görev yapacak.
-SDG grupları, mevcut konuşlanma alanlarında bulunmaya devam edecek.
-SDG güçlerinin Suriye devlet kurumlarına entegrasyonu için düzenlemeler başlatılacak; detaylar ilerleyen dönemde açıklanacak.
-Tüm temas hattındaki askeri operasyonlar durdurulacak.
-SDG grupları tüm Arap bölgelerinden çekilecek.
-Anlaşmanın uygulanmasına önümüzdeki iki gün içinde başlanacak.
-Savunma Bakan Yardımcılığı ile Haseki Valiliği pozisyonları için SDG tarafından isimler sunulacak; bu, geçici bir dönem için bir kez uygulanacak. Ve daha sonra normal prosedürle değiştirilecek.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, Almanya Dışişleri Bakanlığı nezdinde Devlet Bakanı Serap Güler ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın toplantısının ardından dört ülke Suriye’nin kuzeydoğusundaki duruma ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasındaki ateşkesin 15 gün uzatılmasının memnuniyetle karşılandığı belirtilerek, tüm taraflara ateşkese sıkı sıkıya uyma ve azami itidal gösterme çağrısı yapıldı.
Ayrıca, açıklamada, tüm dış taraflar, barışın sağlanması ve şiddetin azaltılması için bu dört ülkeyle birlikte hareket etmeye davet edildi.
Açıklamada, tüm tarafların sivilleri ve sivil altyapıyı koruma yükümlülüğü olduğuna işaret edilerek, insani yardımın güvenli ve engelsiz şekilde ulaştırılmasını sağlamak için insani yardım koridorlarının kurulmasının memnuniyetle karşılandığı vurgulandı.
Bu koridorların korunması ve Halep’in Aynularab (Kobani) ilçesinde temel hizmetlerin yeniden başlatılması gerektiği bildirilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“Tüm tarafları, kalıcı bir ateşkesi hızla kabul etmeye ve Suriye’de istikrarın en etkili yolu olarak, 18 Ocak 2026 tarihli anlaşma temelinde, Suriye’nin kuzeydoğusundaki tüm vatandaşlarının haklarını etkin biçimde gözeten ve koruyan, tek ve egemen bir devlete barışçıl ve sürdürülebilir şekilde entegre edilmesini amaçlayan müzakerelere mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamaya çağırıyoruz.”
“Suriye’nin kuzeydoğusunun barışçıl yollarla istikrara kavuşturulması temel öncelik”Ortak açıklamada, terör örgütü DEAŞ ile mücadeleye yönelik kolektif çabaların sürdürülmesi ve bu çabalara odaklanılması gerektiğinin altı çizildi.
Tüm taraflara, DEAŞ gözaltı merkezleri ve çevresinde herhangi bir güvenlik boşluğu oluşmasını önleme çağrısında bulunulan açıklamada, bu endişeleri gidermek için, DEAŞ’la Mücadele Uluslararası Koalisyonunun bir toplantısının derhal düzenlenmesinin kararlaştırıldığı aktarıldı.
Açıklamada, Suriye’de tüm Suriyelilerin haklarını koruyan kapsayıcı siyasi geçiş sürecine desteğin yinelendiği, terörün yeniden canlanmasını önlemek ve bölgesel güvenliği sağlamak için Suriye’nin kuzeydoğusunun barışçıl yollarla istikrara kavuşturulmasının temel öncelik olduğu vurgulandı.
Ayrıca açıklamada, “Suriye’nin kuzeydoğusunun barışçıl ve sürdürülebilir şekilde tek, kapsayıcı ve egemen devlete entegre edilmesini ve tüm vatandaşlarının haklarının etkili şekilde korunmasını amaçlayan taraflar arasındaki anlaşmaların uygulanmasını, bölgesel ve uluslararası ortaklarla desteklemeye ve izlemeye hazır olduğumuzu vurgularız.” ifadelerine yer verildi.
ABD Başkanı Trump, seçim çalışmaları bağlamında Iowa eyaletine gitmek üzere Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Trump, “Suriye’nin çok saygın Cumhurbaşkanı (Ahmed Şara) ile çok iyi bir görüşme gerçekleştirdik. Suriye ve bu bölgeyle ilgili politikalar çok iyi gidiyor. Bundan dolayı çok memnunuz.” ifadelerini kullandı.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın, ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye’deki geçiş sürecine ilişkin gelişmeleri görüştüğü bildirildi.
Suriye Cumhurbaşkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Şara, ABD Başkanı Trump’la uzun bir telefon görüşmesinde Suriye’deki geçiş sürecine ilişkin gelişmeleri ele aldı.
İki ülke arasındaki gelişmelerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmelerin konuşulduğu görüşmede, Suriye’deki istikrar ve güvenin güçlendirilmesi için sarf edilen çabalar görüşüldü.
Cumhurbaşkanı Şara, Suriye’nin egemenliğine, toprak bütünlüğüne ve devlet kurumlarının korunmasına olan tam bağlılığını teyit ettiğini vurgulayarak, ülkenin iç barışını güçlendirme konusundaki kararlılığına dikkati çekti.
Şara ayrıca, DEAŞ başta olmak üzere terör örgütlerinin Suriye’de yeniden ortaya çıkmasını engellemek için uluslararası çabaların birleştirilmesinin öneminin altını çizdi.
Yeni Suriye’nin uluslararası tüm taraflarla ortak çıkarlar ve karşılıklı saygı temelinde iş birliğine açık bir yaklaşım benimsediğini belirten Şara, bölgesel anlaşmazlıkların çözümünde diyalog dilinin üstün tutulması gerektiği konusunda ABD Başkanı Trump’la mutabık kaldıklarını kaydetti.
Şara ayrıca “aktif diplomasinin” bölgede süregelen krizlerin aşılmasının tek yolu olduğuna işaret etti.
Açıklamaya göre ABD Başkan Trump da ülkesinin Suriye halkının birleşik ve güçlü bir devlet inşa etme yönündeki beklentilerine verdiği desteği teyit etti.
Suriye hükümeti ile terör örgütü YPG arasında uzatılan ateşkes anlaşmasını memnuniyetle karşıladığını ve bunu çatışmayı sona erdirme yolunda önemli bir adım olarak gördüğünü ifade eden Trump, “SDG de dahil olmak üzere askeri güçlerin resmi devlet kurumlarına entegre edilmesine ilişkin mutabakatları” takdir etti.
Ekonomi alanına da değinerek yatırımın teşvik edilmesi ve sermaye için cazip bir ortam hazırlanması yoluyla Suriye’nin yeniden imarına destek vermek üzere Washington’un hazır olduğunu dile getiren Trump, Suriye’nin ekonomik istikrarının Orta Doğu bölgesinin istikrarında temel bir dayanak oluşturduğuna vurgu yaptı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın telefon görüşmesinde, Türkiye-ABD ikili ilişkileri, Suriye’deki son durum, Gazze Barış Kurulu çalışmaları, savunma sanayi başta olmak üzere ticari münasebetler ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile ABD arasındaki işbirliğini geliştirmek için adımlar atmayı sürdüreceklerini, ilişkilerin her alanda ileri taşınmasının iki ülkenin de müşterek menfaatine olduğunu ifade etti.
Görüşmede, Türkiye’nin komşusu Suriye’de ateşkes ve entegrasyon anlaşmasının tam olarak uygulanmasına büyük önem verdiğini vurgulayan Erdoğan, bu konuda ABD ve Suriye makamlarıyla eş güdüm içinde süreci yakından takip ettiklerini belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Gazze Barış Kurulu’nun hayırlı çalışmalara imza atmasını temenni ettiğini, Gazze’deki insani felaketin sonlandırılması ve Gazze’nin yeniden inşa edilmesi ile bölgede kalıcı barışın önünün açılacağına inandığını söyledi.