Devlet elini cebimize attı: Kredi kartı limitlerine sınırlama

BDDK iki önemli karar açıkladı. Birinci kararda, ödenemeyen kredi kartı borçları için 48 aylık bir yapılandırma imkanı getirildi. İkinci karar ise kişilerin toplam kredi kartı limitini 400 bin lira ile sınırladı. Bu limit cebinizdeki bütün kredi kartlarının toplamı.

Ekonomi 31 Ocak 2026

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) gece yarısında kredi, kredi kartlar ve KMH’a yönelik düzenlemeler açıkladı.

TCMB kredilerde ilave sıkılaşma adımları atarken, yabancı para kredilerdeki büyüme sınırı ve tüketici kredili mevduat hesabı (KMH) limitlerinde değişikliğe gidildi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) finansal istikrara ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler paketi açıkladı. Düzenlemede, kredi kartlarını ödemekte zorlananlar için yapılandırma imkânı gelirken, limitlerle ilgili kısım dikkat çekti.

Düzenlemeye göre, tüketicilerin tüm bankalardaki kredi kartlarının toplam 400 bin TL üstündeki limitleri yüzde 50 ile 80 arasında değişen oranlarda azaltılırken, kart limiti düşürülmesinde son 12 aydaki en yüksek kullanım oranı dikkate alınacak. Ayrıca, bankalar kredi kartı limitlerini 1 Ocak 2027’ye kadar tüketicinin aylık ve yıllık geliriyle uyumlu hale getirecek. 

Gerek Merkez Bankası’nın gerekse BDDK’nın açıkladığı son kararları bazı ekonomistler sosyal medyada değerlendirdi. 

“Enflasyon yüksek olduğu için faiz hızlı indirilemiyor”

Prof. Dr. Hakan Kara, TCMB’nin düzenlemesi için, “Merkez Bankasının son dönemde uyguladığı makro finansal politikalar kendi içinde tutarlılık arz ediyor. Enflasyon yüksek olduğu için faiz hızlı indirilemiyor. Bunun yan etkilerini azaltmak için YP kredileri ve sermaye girişlerini sınırlayan tedbirler alınıyor” dedi.

“Merkez Bankası kredi musluklarını kapatıyor”

Dr. Burcu Aydın, “Merkez Bankası kredi musluklarını kapatıyor” derken şu maddelere dikkat çekti:

“Yabancı para kredilerde 8 haftalık dönemler için %1 olan büyüme sınırını %0,5’e düşürdü. Tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesaplarına 8 haftalık dönemler için %2 büyüme sınırı getirdi.”

“Tüketim krediyle değil, gelirle belirlenecek”

Prof. Dr. Şenol Babuşcu, “BDDK 30 Ocak 2026 tarihli düzenlemesinde ne diyor: Ekonomik koşullarda “borçluluğu kontrol et – ödeme disiplinini güçlendir – dolandırıcılık riskini azalt” derken, değerlendirmesine şu şekilde devam etti:

“BDDK’nın gece yarısı kararı, bir “kredi freni” değil, risk ayarı. Amaç, harcamayı kısmak değil, ödenemeyen borcu azaltmak. BDDK’nın gece yarısı kararının satır aralarında yapılandırma var ama mesaj net: “Borcu uzatırım ama yeni borcu sınırsız vermem.” Bu karar geçmiş borcu yönetiyor, geleceği sıkılaştırıyor. BDDK’nın gece yarısı düzenlemesinin konut tarafında mesajı “İlk konut için destek”, “İkinci/üçüncü konut için sınırlama”, “ verimli, yeni konut ise öncelikli.” BDDK’nın konut ve bireysel kredilere ilişkin son dakika düzenlemesinde verdiği mesajda, yüksek faiz ortamında hızlı kredi genişlemesi değil, tahsil edilebilir ve sürdürülebilir borç isteniyor. BDDK gece yarısı bireysel kredi kartı ve KMH’de ana ilkeyi daha da netleştirdi: Limit = Gelir… Belgesiz beyan devri kapanıyor. Tüketim krediyle değil, gelirle belirlenecek.”

“Sonuçları bazı açılardan düşünüldüğü gibi olmayabilir”

Emrah Gürelli düzenlemeleri şu şekilde yorumladı:

“Kredi kartı limitleri ile ilgili alınan kararlar biraz tuhaf. Kart limitini umarsızca kullanan ve gelirinden daha fazla harcayarak tüketimi arttıran bir kişinin limitini ilk etapta düşürmediğimiz gibi bu kişilere harcamalarını taksitlendirme imkânı getirerek ödeme imkânı getiriyoruz. Bu yorumumda geçim mücadelesi veren vatandaşları bir kenara koyuyorum, yapılandırma kararı onlar için doğru. Yüksek limitli kartı olan ama limiti kullanmayan kişilerin limitinin düşürülmesi çok anlamlı değil, alınan kararlardan en çok bu kesim etkileniyor. Yapılacak tek iş limitlerin gelirlere göre belirlenmesini daha fazla teşvik etmek olmalıydı. Aslında düşündüğünüzde tedbirlerin kısa vade içinde kısıtlayıcılığı biraz tartışmalı, anladığım kadarı ile limitlerin düşmemesi adına kısa vade içinde tüketimi arttırma potansiyeli bile söz konusu olabilir. Makro dengeleri koruma ve enflasyonda istediğimiz seviyelere gelinmesi adına yapılması gereken daha önemli işler var. Kredi hacminin bu sene de kontrol edilmesi gerekiyor, hızlı artan bireysel kredilere yönelik atılan bu adımlar özünde doğru gibi görünüyor ama sonuçları bazı açılardan düşünüldüğü gibi olmayabilir…”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.