Kendisi küçük, tartışması büyük ‘IBAN meselesi’

Vergiden kaçınma amacı gütmeyen işletmenin de, bilmediği hesaba para göndermeyen ya da kısa yoldan para kazanmak amacıyla hesabını tanımadığı kişilerin kullanımına açmayan vatandaşın da “IBAN meselesi”nden endişe duymasına gerek yok.

Ekonomi 3 Mayıs 2024
Bu haber 2 ay önce yayınlandı
Hazine ve Maliye Bakanlığı vergiden kaçınmak için IBAN ile ödeme alanları sıkıştırıyor.

Son haftalarda IBAN ile yapılan ödemeler gündemi fazlasıyla meşgul etti. “IBAN ile alınan ödemelere artık ceza kesilecek,” “Hazine ve Maliye Bakanlığı IBAN ile alınan ödemeler konusunda yeni düzenlemeler yapılacağını açıkladı,” “IBAN ile ödeme devri kapanıyor,” “IBAN ile ödeme vatandaşlar için risk” şeklindeki haberlerin de katkısıyla konuya ilişkin gereksiz bir kafa karışıklığı oluştu. Yeni bir düzenleme ya da uygulamadan ziyade hepimizin bilmesi gereken kuralların uygulanması söz konusu.

IBAN ile ödeme yaygınlaştı

Yüksek banka komisyon oranları ve alışveriş bedelinin tahsil süresinin uzun olması gibi faktörler bazı işletmeleri ödemeleri kredi veya banka kartı ile almak yerine IBAN üstünden almaya teşvik etmiş gibi görünüyor. Uygulamanın son derece yaygınlaştığı ve tüketicilerin hatırı sayılır bir bölümünün “POS cihazımız arızalı, IBAN üzerinden ödeme yapar mısınız” şeklinde isteklerle karşılaştığı belirtiliyor. Bazı işletmelerin açıkça IBAN ile ödeme kabul ettiklerini belirtir tabelalar kullandığı da konuya ilişkin altı çizilenler arasında.

Bu noktada 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca banka kartı ya da kredi kartı ile işlem yapmak isteyen tüketicilerin bir hesap numarasına para göndermeye veya nakit ödeme yapmaya zorlanamayacaklarının belirtilmesi önemli. Banka ya da kredi kartlarının kullanımından doğan komisyonların da tüketiciye ilave bir ödeme olarak yansıtılması mümkün değil.

Dolayısıyla bir işletmeye IBAN aracılığı ile ödeme yaptığımız zaman kendi rızamızla bu ödeme yöntemini kullanmış oluyoruz. Kredi kartımızla veya nakit olarak ödeme yapmak ya da başka bir işletmeden alışveriş yapmak yerine bize belirtilen bir hesaba para gönderme yöntemini seçiyoruz.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan ‘yeni’ düzenlemeler

213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca fatura ve benzeri evrakın düzenlenmemesi halinde her bir belge için 3.400 TL’den az olmayacak şekilde belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının yüzde 10’u oranında özel usulsüzlük cezası kesilir. Yine aynı kanun uyarınca vergi mükellefi veya sorumlusunun ödevlerini tam olarak ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle verginin tam olarak ve zamanında ödenememesi halinde vergi ziyaına sebebiyet verilmiş olacak ve hem verginin bir katı tutarında ceza kesilecek hem de gecikme faizi uygulanacak.

Bu düzenlemeler sadece IBAN aracılığıyla alınan ödemelere uygulanmıyor ve “yeni” düzenlemeler değil. IBAN ile ödeme alan işletme ödemeyi kendine ait bir hesap üzerinden alması ve ilgili mal ya da hizmet satışı karşılığında düzenlenmesi gereken fiş ya da faturayı doğru olarak düzenlemesi halinde herhangi bir yaptırımla karşı karşıya kalmıyor. Yani IBAN ile ödeme almak ya da yapmak “yasak” ya da “sorunlu” değil. IBAN aracılığıyla ödeme almayı aynı zamanda bir vergiden kaçınma aracı olarak kullanan işletmeler ise bu tutumun doğal bir sonucu olarak mevzuatımızda zaten öngörülmüş olan vergi cezaları ile karşı karşıya kalacak.

İşletmelerinin hesabı yerine akrabalarının ya da kendisi ile ilişkili kişilerin hesapları üzerinden ödeme alan ve fiş/fatura düzenlemeyen kişiler açısından sorun hiç de azımsanacak nitelikte değil. Yapmış oldukları bu kayıt dışı işlemlerin tespiti halinde hem ödemedikleri gelir/kurumlar vergisi ve/veya katma değer vergisi borçlarını gecikme faizi ile birlikte ödemeleri gerekecek, hem de vergi cezalarından doğan miktarları ödemeleri gerekecek. Faturaları düzenlerken eksik tutar belirtmek ya da farklı isimlere fatura kesmek gibi davranışlarda bulunmuş olmaları halinde ise vergi kaçakçılığı suçu gündeme gelebilecek.

Bu işlemlerin idarenin bu kadar hesabı ve kişiyi zaten denetleyemeyeceğine güvenilerek tesis edildiği muhakkak. Bu noktada da dijitalleşmenin ve yapay zekanın sadece özel şirketler ve vatandaşların değil devletin ve yetkili kurumların da işlerini kolaylaştırabildiği göz ardı edilmemeli. Akıllı yazılımlarla dijital iz bırakan ödemelerin denetlenmesi son derece mümkün.

Vatandaş için ‘büyük risk’

Öncelikle, genel hatlarıyla belirtmek gerekirse işletmenin ödemediği vergiden tüketici sorumlu değil. Katma Değer Vergisinin de Kurumlar ya da Gelir Vergisinin de mükellefi zaten satışı yapan kişi. Bu noktada, vergi açısından değerlendirecek olursak en büyük “risk” IBAN ile ödeme yapan tüketicilerden bazılarının idarece izaha davet edilmesi olabilir. Bu kapsamda izaha davetin amacı işlem ile ilgili bilgi almak olacağından faturasını da almış olan tüketicilerin endişe etmesi gereken bir husus mevcut değil.

Vatandaş için asıl sorun tam olarak kime ödeme yaptığını bilmeden bir hesaba para göndermesi halinde gerçekleşiyor. İşletmenin hesabına veya işletme sahibinin bizzat kendi hesabına değil de bilinmeyen bir kişiye yapılan ödemeler 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında sorun teşkil edebilir ve hapis cezası da dahil olmak üzere son derece ağır yaptırımlara neden olabilir.

IBAN’larını kiralayan kişiler Ticaret Bakanlığı’nın da geçen hafta altını çizdiği gibi benzer bir sorunla karşılaşabilir. Banka hesaplarımızda gerçekleşen işlemlere ilişkin sorumluluk bizlere ait. Hesaplarımızın maddi menfaat karşılığında başka kişiler tarafından kullanılmasına izin vermek ise 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca suç teşkil ediyor. Kısa yoldan ve herhangi bir emek harcamaksızın para kazanmak amacıyla çıkılan yol elde edilecek gelirden çok daha büyük sorunlara yol açacak nitelikte.

Özetle her zaman olduğu gibi vergiden kaçınma amacı gütmeyen işletmenin de, bilmediği hesaba para göndermeyen ya da kısa yoldan para kazanmak amacıyla hesabını tanımadığı kişilerin kullanımına açmayan vatandaşın da “IBAN meselesi”nden endişe duymasına gerek yok. Yani, mesele ne yeni ne de gündemi meşgul ettiği ölçüde önemli…

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.