Mahfi Eğilmez kayıt dışı ekonominin faturasını anlattı

Mahfi Eğilmez yapısal bir sorun niteliğindeki kayıt dışı ekonomiyi GSYH hesaplarından sosyal adalete kadar uzanan etkileriyle anlattı.

Ekonomi 24 Ocak 2026

Eski Hazine Müsteşarı ve iktisatçı Mahfi Eğilmez kayıt dışı ekonominin ne anlama geldiğini, nasıl ortaya çıktığını ve Türkiye açısından neden kritik bir sorun olduğunu anlattı.

Mahfi Eğilmez’in kişisel blogunda yayınladığı “Kayıt dışı ekonominin büyüklüğü” başlıklı yazısı şöyle:

“Kayıt dışı ekonomi; devletten gizlenen, kayda geçirilmeyen faaliyetler olarak tanımlanabilir. Gölge ekonomi, yasa dışı ekonomi, gayrı resmî ekonomi, yeraltı ekonomisi, gizli ekonomi, kara ekonomi gibi adlarla da anılan kayıt dışı ekonomi, genel olarak ulusal gelir (GSYH) hesapları dışında kalan bölümü ifade eder. Dolayısıyla ülke ekonomisinin büyüklüğünü yansıtan GSYH hesapları kayıt dışı ekonomi kadar eksik görünür.

Kaç çeşit kayıt dışılık var?

Kayıt dışılık çeşitli farklı biçimlerde karşımıza çıkabilir:

(1) Vergi dışılık: Satılan malın veya sunulan hizmetin karşılığında alınan gelirin, ihracat bedellerinin vb. vergi idaresine bildirilmemesiyle ortaya çıkar.

(2) İstihdam dışılık: Çalıştırılan işçiye ödenen ücretin vergisinin ödenmemesi, işçi için sosyal güvenlik primi yatırılmaması.

(3) Vergi dışılık dışında yasa dışılık: Uyuşturucu gibi yasal olarak satışı yasak olan malların satışından elde edilen gelirler, illegal kumar oynatma gibi yollardan elde edilen gelirler. Her kayıt dışı faaliyet yasa dışı değildir; ancak bazı yasa dışı faaliyetler de kayıt dışı ekonomi içinde değerlendirilir.

(4) Düşük değer gösterimi: Satılan mal veya sunulan hizmetin gerçek fiyat ya da ücretiyle değil bundan daha düşük bir değerle satılmış gibi gösterilmesi halidir.

Ekonomideki büyüklük nasıl ölçülüyor?

GSYH üç şekilde ölçülür:

Üretim, harcamalar ve gelir yöntemleriyle.

(1) Üretim yönüyle GSYH ölçülürken ülkede bir yıl içinde satışa sunulmak üzere üretilen bütün nihai mal ve hizmetler cari piyasa fiyatlarıyla toplanır. Bu şekilde ölçüm yapılırken piyasaya sunulan ya da ihraç edilen mal ve hizmetlerin kayda geçirilmemesi, vergi idaresine bildirilmemesi sonucu GSYH hesapları kayıt dışı kadar eksik ölçülmüş olur.

(2) Harcamalar yönüyle: GSYH bu yöntemle ölçülürken ülkede bir yıl içinde yapılmış bütün tüketim, yatırım harcamaları, kamu harcamaları ve net ihracat toplamına giren kalemler hesaba katılır. Burada kayıt dışılığı en fazla etkileyen veri KDV’dir. Satılan malın fişi verilmemişse bu durum iki taraflı sonuç yaratır: Harcama olarak kayda geçmez ayrıca gelir vergisi ve KDV ödenmemiş olur. Yani bu durum hem üretim yönünden hem de harcamalar yönünden GSYH kaydının dışında kalır.

(3) Gelir yönüyle: GSYH bu yönüyle ölçülürken ücret, , rant ve kâr şeklinde elde edilmiş beyan edilmiş gelirler toplanır bunlara amortismanlar, dolaylı vergiler ve sübvansiyonlar eklenir. Burada ücretler toplanırken kayıt dışı istihdam kadarlık kısım GSYH hesapları dışında kalmış olur. Faiz gelirleri stopaj yoluyla vergilendirildiği için fazla bir kayıt dışılık çıkmaz. Rant ve kâr ise beyana tabidir ve bunlarda da kısmen ya da tam kayıt dışılıklar olabilir.

Kayıt dışının olmadığı ülke var mı?

Kayıt dışı ekonomi bütün ülkelerde az çok görülen bir olgudur. Dünyada kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün toplam GSYH’nin (106 trilyon ) yüzde 12,5’u oranında olduğu tahmin ediliyor. Sierra Leone yüzde 64,5 oranıyla en yüksek, Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 2,1 ile en düşük kayıt dışılığa sahip ülke konumunda bulunuyor. Kayıt dışılık oranları Çin’de yüzde 20,3, ABD’de yüzde 5, Almanya’da yüzde 6,8, Japonya’da yüzde 6,7’dir. Türkiye’de bu oran yüzde 16,1 olarak hesaplanmaktadır.

İnsanların kayıt dışılık oranlarını çok daha yüksek olarak düşünmesinin nedenleri arasında gölge ekonomiyi, toplam istihdam içindeki kayıt dışı istihdam payıyla karıştırmaları, çoğu zaman kendi tüketici harcamaları açısından konuya bakmalarının yanıltıcı etkisi altında kalmaları, kayıt dışı kalma olasılığı çok düşük olan kamu sektörünün yarattığı ekonomiyi hesaba katmamış olmaları sayılabilir.

Kayıt dışının bozduğu ekonomik sistemler

Kayıt dışı ekonomi sadece bir istatistik hatası olarak alınmamalı. Bu faaliyetler, sistemin işleyişini bozan ciddi sorunlar yaratır:

(1) Kayıt dışılık arttıkça devletin vergi gelirleri azalır. Bu durum, kamu hizmetlerinin kalitesinin düşmesine veya devletin bütçe açığını kapatmak için kayıtlı olan kesim üzerindeki vergi yükünü daha da artırmasına neden olur.

(2) Vergi ödeyen, sigortalı işçi çalıştıran ve standartlara uyan bir işletme; vergi kaçıran ve kayıt dışı işçi çalıştıran bir işletmeye göre daha yüksek maliyetle karşılaşır, sonuçta rekabet koşulları bozulur.

(3) Kayıt dışı çalıştırılan işçiler; emeklilik hakkı, kıdem tazminatı, işsizlik maaşı ve sağlık sigortası gibi temel haklardan mahrum kalır.

(4) Kayıt dışılığın yüksek olduğu bir ekonomide veriler gerçeği yansıtmadığı için uygulanan politikalar yanlış teşhise dayanan bu politikalar beklenen etkiyi yaratmaz.

(5) Kayıt dışılığın yaygınlaşması kayıtlı çalışanları da kayıt dışı çalışmaya özendirerek ahlaki bozulmanın yayılmasına yol açar.

Türkiye ekonomisinde burada sayılan sorunların tümünü derinlemesine yaşıyoruz.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.