İstanbul Aydın Üniversitesi (İAÜ) STEM Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Devrim Akgündüz sömestr tatili öncesinde ailelere ve öğretmenleri uyardı.
İlk ve orta dereceli okullarda ilk sömestr tatili yarın başlıyor. Öğrencilerin bir dönemlik yorgunluğu zihinsel ve bedensel olarak yenilenerek atması gerektiğini belirten Prof. Dr. Devrim Akgündüz okullar kapandığında verilen yoğun ödevleri eleştirdi. Prof. Dr. Akgündüz, sınav ve müfredat yetiştirme kaygısıyla verilen bu ödevlerin öğrenci gelişimine katkısının sınırlı olduğunun altını çizdi. Tatilde de test kitaplarına gömülen öğrencinin strese girdiğini velileri de olumsuz etkilediğini belirten Prof. Dr. Akgündüz “Öğrencilerin yaratıcılıklarını tetikleyecek, fiziken ve ruhen rahatlatacak süreçlere ihtiyacı var. Gerçek bir hayat problemine odaklanmak, yüzlerce testten daha öğreticidir” dedi.
Dünya Ekonomik Forumu’nun (WEF) yaratıcılık, eleştirel düşünme ve karmaşık problem çözme gibi yetkinlikleri yeni neslin olmazsa olmazı olarak sıraladığını hatırlatan Prof. Dr. Akgündüz tatilin bu beceriler için bir atölye fırsatı sunduğunu söyledi. Laboratuvar için özel alanlara ihtiyaç olmadığını ifade eden Prof. Dr. Akgündüz şu önerilerde bulundu:
“Mutfak bir kimya laboratuvarıdır; bir keki kabartan mayanın arkasındaki kimyasal reaksiyonu konuşmak, fen ve matematik becerilerini geliştirir. Salon bir mühendislik sahasıdır; bozulan bir cihazın içini açıp ‘bu nasıl çalışıyor?’ diye incelemek, geleceğin mühendislerini doğurur. Doğa en büyük gözlem alanıdır; şehirde bile olsa ağaçları ve mimari örüntüleri inceleyerek çocuklara sorunlara çözüm tasarlatılması gerekir.”
‘Kendin Yap’ (Maker) kültürünün önemine değinen Prof. Dr. Akgündüz, internetteki kaynakların doğru kullanılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Akgündüz pahalı setler yerine tahta çubuklar, pipetler, pet şişeler ve hatta çubuk makarnaların kullanılabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Akgündüz makarnadan köprü tasarlamanın veya pet şişeden rüzgar enerjili araç yapmanın mühendislik bakış açısı kazandırdığının altını çizdi.
Teknoloji ve yapay zekanın yasaklanmak yerine ‘pedagog’ gibi kullanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Akgündüz, ChatGPT ve Gemini gibi üretken yapay zeka araçlarının öğrencilerin merakını derinleştirmesi için kullanılabileceğini kaydetti. Prof. Dr. Akgündüz, anlamadığı bir konuyu yapay zekaya ‘bunu 10 yaşında bir çocuğa anlatır gibi anlat’ diyerek dinleyen öğrencinin kişiselleştirilmiş öğrenme yaşadığını ifade etti. Prof. Dr. Akgündüz, “Ayrıca çocukların Code.org gibi platformlarla teknolojinin tüketicisi değil üreticisi olması gerekir” dedi.
Prof. Dr. Akgündüz “Öğretmenler birer öğrenme yolculuğu tasarımcısıdır. Tatilin onlar için de bir tazeleyicisi olması gerekir. Öğretmenlerin yenilikçi yöntemleri ve STEM projelerini incelemesi ikinci döneme çok daha ilham verici başlamalarını sağlayacaktır” diye konuştu.