Mevsim Yenice’nin Fil Gözü’nde anlatılanlar ve anlatılmayanlar

17 Haziran 2024
Bu haber 1 ay önce yayınlandı

Mevsim Yenice'nin yeni kitabı 'Fil Gözü’ndeki öykülerin anlatıcılarını tanır gibi olmamızla onlarla vedalaşmamız bir oluyor. Kitap, gücünü bu eksiklik hissinden alıyor. Okurun zihninde şekilleniyor anlatılmayanlar. Rafine ve etkileyici öyküler.

Mevsim Yenice

‘Tekme Tokatlı Şehir Rehberi’ ve (Pink Floyd alıntılarının eşlik ettiği) ‘Bilinmeyen Sular’ öykü kitaplarının ardından, Mevsim Yenice’nin yine öykü türündeki yeni kitabı ‘Fil Gözü’ yayımlandı.
‘Fil Gözü’ hayattan sade kesitlerle ilerliyor. Net bir girişi veya belirgin bir finali olmayan öyküler bunlar. Hiçbiri dikkat çekmek için sürpriz sonlara veya şaşırtıcı olaylara ihtiyaç duymuyor. Hatta bazen olup bitenle, görünenlerle de ilgilenmiyor. Olay örgüsünün altında sessizce akan başka katmanların varlığını hissettiriyor okura.

Minimalist denebilecek bir anlayışa sahip öykülerin anlatıcılarını tanır gibi olmamızla onlarla vedalaşmamız bir oluyor. Her ayrıntıyı, öykünün arka planındaki tüm gelişmeleri öğrenemeden. Bence kitap gücünü bu eksiklik hissinden alıyor. Okurun zihninin tezgahında yoğrularak şekilleniyor anlatılmayanlar. Yani anlattıkları kadar anlatmadıklarıyla da öne çıkan bir öykü kitabı ‘Fil Gözü’.

Bir eksiltme sanatı olarak öykü

Hemingway, yazmak üzerine notlarında yazarın öyküsünde buzdağının yedide birini göstermesi gerektiğini söyler. Sanata bu kadar matematiksel yaklaşmak bazen tuhaf gelse de öykünün bir eksiltme sanatı olduğunu hatırlatan önemli bir not Hemingway’in düştüğü.

Roman, yapısı gereği daha çok şeyi hatta bazen hızını alamayıp her şeyi anlatmaya kalkışır. Öykü ise daha odaklıdır. Klasik hikâye yapısına, olay örgüsünün gerekliliklerine, giriş-gelişme-sonuç dayatmasına kulak asmama konusunda daha özgürdür.

Julio Cortázar da ‘Edebiyat Dersleri’ (Everest Yayınları) kitabında şu kıyaslamayı yapar: “Roman sonsuza kadar genişleyebilecek, ucu açık bir edebi oyundur ve kesin bir sınırı yoktur. Roman her şeyin içeri girmesine izin veren açık bir oyundur, her şeyi kabul eder. Öykü bunun tam tersi, kapalı bir düzendir. Kendi içine kapanır.” Mevsim Yenice’nin öyküleri de kendi içine kapanıyor ve buzdağının çok küçük bir kısmını gösteriyor. Kitabın adından ilhamla, odadaki filin sadece gözünü gösteriyor diyebiliriz. Böylece öyküler konusundan çok anlamıyla öne çıkıyor.

Karakterlerinin psikolojisini yansıtan bir akış

Olay örgüsünden ziyade karakterlerinin psikolojisini yansıtan bir akış, dışsal eylemlerden çok içsel serüvenler bekliyor bizi ‘Fil Gözü’nde. Bir mevzuyu anlatmak yerine, o mevzunun içinde gizli saklı duranın içine dalıyor Mevsim Yenice. Okuru da peşinden sürükleyerek. Böylece sonraki sayfadan çok karakterin önceki günlerdeki, aylardaki, yıllardaki yaşadıklarını merak ederken bulabiliyoruz kendimizi. Zaman altımızdan kayıp gidiyor karakterlerle birlikte ve onların geçmişine sürükleniyoruz.

Çocukluk, aile ve aşk ilişkileri, en önemlisi de boşluklar sekiz öyküden oluşan kitabın ilk göze çarpan temaları arasında sayılabilir.

Rafine ve etkileyici öyküler

Her anlatı, gösterilenler ve ima edilenlerin toplamıdır. ‘Fil Gözü’ndeki öykülerde ima edilenler, yani okurun çıkarsadıkları gösterilenlerden, yani açıkça sunulanlardan çok daha fazla. Nesnelerin ve durumların yatay gerçekliğini gösterip, dikey gerçekliğini hissettiren bir akış. Somut, elle tutulabilen, gözle görülebilen hayat üzerinden eşyanın iç hakikatine, karakterlerin iç dünyasına dalış yapan rafine ve etkileyici öyküler.

Kitabın adından başlayarak hayvanlara da sıkça rastlıyoruz ‘Fil Gözü’nde. Papağan, kirpi, kedi, köpek bazen küçük bazen büyük bir rolde karşımıza çıkıyor. Akışa doğadan ödünç alınan bir derinlik katarak.

En çok dikkatimi çeken ve kitaptaki öykülerde en sevdiğimse anlatıcının yaşamıyla paralellik halindeki unsurlar oldu. Atılan taşları getiren bir köpek, televizyondaki bir belgesel (buzda balık avı), diş çekilmesi, solo test gibi kendisinden fazlasını temsil eden ayrıntılar. Hem öyküden bağımsız bir havada hem de öykünün akışıyla fazlasıyla alakalı bir biçimde yerini buluyor metinde. Ne içinde hikâyenin ne de büsbütün dışında…

Fil Gözü
Mevsim Yenice
Can Yayınları, 2024
öykü, 96 sayfa.

Satın Al

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.