İstanbul'da bir hamburgerci çok ilginç bir pazarlama yöntemi uyguluyor, günde sadece 10 müşteriye hamburger satıyordu. Bu durum şikayet konusu olunca Ticaret Bakanlığı hamburgerciye baskın yaptı, böylece hamburgerciyi duymayan kalmadı. Sınırlı sayıda seçme müşteriye satış dünyada yaygın bir yöntem.
İstanbul Baltalimanı’nda minik bir hamburgerci. Son zamanlarda sayısı çok artan ‘gurme’ hamburgercilerden biri. Özelliği “smasa Burger” adı verilen, hamburger köftesinin ezilerek pişirildiği türden hamburger yapması. Adı da zaten ‘Zmash Burger.’
Burası, örnekleri dünyada da olan ilginç bir pazarlama yöntemiyle çalışıyordu: Sadece özel müşterilere hizmet veriyordu. Dükkanda günde sadece 10 kişiye hamburger servisi yapılıyordu ve bu on kişiden biri olmak için de özel bazı merhaleleri aşmak gerekiyordu.
Örneğin dükkanın 8 kat ezilmiş hamburger köftesinden oluşan hamburgerini sipariş verebilmek için önceden 6 katlı hamburgerden yemiş olmak gerekiyordu vs.
Bu yöntemi dünyanın en ünlü lüks üreticilerinden biri olan Hermes de uyguluyor örneğin. Hermes’in Birkin çantasını alabilmek için müşterilerin daha önce aynı Hermes dükkanında ciddi miktarda farklı ürünlerden alışveriş yapması ve kendini bir “Hermes müşterisi” olarak tescil ettirmesi gerekiyor.
Aynı yöntemi hamburgerde uygulamak isteyen Zmash Burger ise Türkiye’nin tuhaflıklarına muhatap oldu. Birileri dükkanı sosyal medyada şikayet etti, mesele neredeyse bir sosyal medya kampanyasına dönüştü. Aslında pazarlama yöntemi açısından bu şikayetler ve sosyal medya kampanyası bütün olumsuz söyleme rağmen olumluydu, çünkü dükkanla ve hamburgerleriyle ilgili bir merak da yaratıyordu.
Ama Türkiye’de fazla merak da sakıncalı olabiliyor, devletin yumruğu tepenize inebiliyor. Nitekim öyle oldu, sosyal medyayı yakından izleyen Ticaret Bakanlığı dükkana baskın düzenledi ve elbette bir sürü ceza kesti.
Denetimde, iş yerinde menü bulundurulmadığı, restoranda 32 çeşit ürün satıldığı ancak müşterilerin görebileceği fiyat listesinin olmadığı ve bazı ürünlerde fahiş fiyatların olduğu, yarım litrelik suyun ise 258 liraya satıldığı belirlendi.
Denetimde toplamda 4 farklı ürün için fahiş fiyat tutanağı tutuldu. Son 3 aylık ürünlerin alış faturalarının inceleneceği öğrenildi.
İşletmenin hamburgerci olarak çalışmasına rağmen, ruhsatında faaliyet konusunun ‘pasta ve unlu mamuller’ olarak kayıtlı olduğu tespit edildi. Belediye ekiplerince de ruhsatın iptali yönünde inceleme başlatıldığı öğrenildi.
Müşterinin talebine rağmen ürünün satışının şartlı yapıldığı belirlendi. İş yeri ile ilgili ‘satıştan kaçınma’ ile ilgili işlem yapıldı.
“9 aydır gelmeye çalışan insanlar var”
Mekan sahibi Alp Atalık ise şöyle konuştu:
“İnsanlar bilmeden etmeden yanlış bilgileri birbirleriyle paylaşıp sonra üzerine başka şeyler düşünüyorlar. Kimse bana neyin ne olduğunu sormadan veya danışmadan yanlış aktarımlar üzerinden yanlış şeyler düşünüyor. Konseptim şu: Ben burada tek başıma çalışıyorum. Her şeyi sıfırdan üretiyorum. Gelen herkese mükemmel bir servis vermeye çalışıyorum. Konseptim bu. İnsanlar bazen kafalarından bir şey uyduruyor, birinin uydurduğunu diğeri okuyor, onun üzerine başka bir şey yazıyor. Sonra onlar haber oluyor ve ben bunun önüne geçemiyorum. O referans kelimesi yanlış anlaşılıyor. Benim aşağı yukarı son bir senedir tekrar gelmek isteyen bir sürü misafirim var.
Benim geçen seneden bir sözüm var; aşağı yukarı 9 aydır, 6 aydır gelmemiş olan, gelmeye çalışan insanlar var. Benim hepsine bir sözüm var; ‘Tamam’ dedim, ‘Sırayla alacağım’. O yüzden özellikle bu sene içinde dedim ki, bu kadar sırada bekleyen insan var ve ben günde burada alabildiğim bir kişi sayısı var. Ben yüzlerce kişi alamıyorum, 50 kişi bile alamıyorum günde buraya. O yüzden onlara olan sözümü tutuyorum. Sırayla bir senedir bekleyen insanları alıyorum. Her şeyi tek başıma yapıyorum.
Temizlikten satın almaya, sosyal medyasından pişirmeye. Benim yetebileceğim belli bir kapasite var. Günde 2-3 saat uyuyorum, bütün gün çalışıyorum. Kapalı olduğum gün bile burada ben temizlik yapıyorum. Ben ürünü servis ettiğim zaman aşırı sıcak oluyor. Diyorum ki: ‘Ben kum saati belirledim, o sürede yeterince yeme ısısına gelecek. O sırada yerseniz iyi olur. Ha, atlarsınız ağzınız yanarsa özür dilerim’ İnsanların ağzı yanmasın, tadı alsınlar, keyif alsınlar. Buraya gelen adam ağzı yaktıktan sonra bir şeyin tadını alamayınca ben ne yapayım?”