Epstein yazışmaları Norveç’i sarstı: Bu kadından kraliçe olmaz

Norveç'in müstakbel kraliçesi Mette-Marit, Epstein'le müstehcen yazışmaları ve oğlunun tecavüz dahil bir dizi suçtan yargılanmasıyla öfke yarattı.

Popüler 14 Şubat 2026

Norveç veliaht Prensi Haakon’un eşi, ülkenin müstakbel kraliçesi Mette-Marit, Jeffrey Epstein ile yazışmalarının ortaya çıkması ve oğlunun tecavüz de dahil bir dizi suçtan yargılanmaya başlaması nedeniyle son günlerde uluslararası çapta haberlerin öznesi haline geldi.

ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı son Jeffrey Epstein belgeleriyle Norveç veliaht prensesinin 2011-2014 arasında Epstein’le bazıları “fazla samimi” bulunan çok sayıda e-posta yazışması ortaya çıktı.

Prenses bunlardan birinde Paris’te “eş avında” olduğunu söyleyen Epstein’e “Paris zina için iyi. İskandinavlar daha iyi eş adayı” diyor.

Bir diğerinde de “Bir annenin 15 yaşındaki oğlunun duvar kağıdı için sörf tahtası taşıyan iki çıplak kadın önermesi uygunsuz mu” diye soruyor.

Prensesin Veliaht Prens Haakon ile evlenmeden önceki ilişkisinden doğan ve o dönem 15 yaşında olan oğlu Marius Borg Høiby de tecavüz dahil 38 suçlamayla karşı karşıya olduğu davada yargılanmaya başladı.

Høiby geçen hafta duruşmadan kısa süre önce başka suçlamalarla gözaltına alındı.

Ağustos’ta 25. evlilik yıldönümlerini kutlayacak olan prens ve prensesin birliktelikleri ilk ortaya çıktığında kraliyet ailesinin popülaritesi dibe vurmuştu.

Mette-Marit’in bekar bir anne olması, kötü şöhretli parti ortamlarıyla, uyuşturucu kullanımıyla anılması çifti daha ilişkilerinin başında “kriz yönetimi ekibine” dönüştürmüştü.

Aile bugün de benzer, hatta daha ciddi bir krizi yönetmeye çalışıyor.

Bugün olanlar hanedanın 1905’te kurulmasından bu yana kraliyet ailesinin yaşadığı en ciddi kriz, en büyük güven kırılması olarak görülüyor.

Kraliçe olmaya uygun mu?

Kraliyet ailesini ve Norveç halkını sarsan bu gelişmelerin ardından Norveç gazeteleri, haber siteleri günlerdir “Epstein sarsıntısı”nı, kraliyet ailesinin geleceğini, Mette-Marit’in bir gün kraliçe tahtına oturup oturamayacağını tartışıyor.

Aftenposten gazetesi “Veliaht Prenses Mette-Marit’in unvanı geri alınabilir mi” diye sordu. Bazı yardım kuruluşları ve vakıflar da prensesin hamiliğini reddetmeye başladı.

Ülkede geçen hafta yapılan bir ankete göre halkın yüzde 44’ü Mette-Marit’in kraliçe rolüne uygun olmadığını düşünüyor, “uygun” diyenlerin oranı yüzde 22.

Norveç kamu yayıncısı NRK tarafından yayımlanan ankete göre halkın dörte üçü prensese güvenlerinin zedelendiğini söylüyor.

VG gazetesinin yayımladığı başka bir ankete göre bu güven sarsılması monarşiye desteği de düşürdü.

Epstein yazışmalarının ortaya çıkmasının ardından Şubat başında yapılan ankette “Norveç kraliyet olarak kalmalı” diyenlerin oranı yüzde 60.9 olarak belirlendi.

Geçen yıl bu oran yüzde 72’ydi.

Aftenposten gazetesine konuşan eski saray çalışanı ve yazar Carl-Erik Grimstad son anket sonuçlarının “veliaht prensese duyulan güven konusunda ciddi bir krizi” yansıttığını söyledi.

“Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyen Grimstad yine de monarşinin varlığını sürdüreceğine inandığını da ekledi.

Norveç parlamentosu da, önceden planlanmış olan bir oylamayla geçen Salı günü monarşinin devamından yana karar aldı.

Prenses Mette-Marit hakkında günlerdir çıkan olumsuz haber ve yorumların ardından cuma günü sessizliğini bozdu.

Kraliyet ailesi adına yapılan açıklamada “Veliaht Prenses, Epstein’ın istismar ve suç eylemlerini şiddetle kınıyor. Onun ne tür bir insan olduğunu yeterince erken anlamadığı için çok üzgün” dendi.

Prenses “hayal kırıklığına uğrattığı herkesten” ve “özellikle Kral ve Kraliçe’yi içine düşürdüğü durum” için özür diledi.

‘Kayakçılar kadar dirençliler’

2023’te Prens Haakon’ın biyografisini yazan gazeteci Kjetil Østli de BBC Türkçe’ye yaptığı açıklamada kraliyet ailesinin daha önce de krizlerle karşı karşıya kaldığını, ancak bunlardan sağ çıkma konusunda olağanüstü bir yetenek gösterdiğini söyledi.

Østli “İster cumhuriyetçi ister monarşist olun, Norveç kraliyet ailesinin, Norveç’in en iyi uzun mesafe kayakçıları kadar—hatta onlardan bile fazla —dayanıklılığa sahip, son derece dirençli bir organizma olduğunu kabul etmeniz gerekir” dedi ve ekledi:

“Durumun Prens, Prenses ve kraliyet ailesi için ciddi ve utanç verici olduğu aşikar. Ancak şu ana kadar bildiklerimize dayanarak, monarşiyi yıkmak için yeterli mi? Hayır, sanmıyorum.”

Kraliyet ailelerinin üstesinden gelebileceği kriz sayısının limitli olduğunu savunanlar da var.

Kral 5. Harald ve Kraliçe Sonja’nın diğer çocuğu Prenses Martha Louise 2024’te kendisini “şaman” olarak tanımlayan Durek Verrett ile evlenmiş ve kraliyet ailesindeki resmi görevlerinden çekilmişti.

Çift aşk hikayelerini “Asi Asiller” adlı bir Netflix belgeseline dönüştürmüştü.

Her ikisi de 88 yaşındaki Kral ve Kraliçe’nin ilerleyen yaşları, eşi Mette-Marit’in ciddi bir hastalıkla mücadele etmesi ve skandallarla yıpranması, kız kardeşinin kraliyet vazifelerinden uzaklaşması Veliaht Prens’in olağanüstü biçimde baskı altında ve yalnız bir görüntü çizmesine neden oluyor.

Prens, geçen Cuma günü basına yaptığı açıklamada “Benim için son birkaç gündür en önemli şey, aileme bakmak oldu” dedi.

Haakon akciğer nakli gerektirecek bir kronik hastalık yaşayan eşi Mette-Marit’in de, oğlu Marius’un da diğer iki çocuklarının da ilgiye ve bakıma ihtiyaç duyduğunu, zamana ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Prens ‘en büyük başarım ailem’ diyordu

Prens Haakon, gazeteci-yazar Kjetil Østli ile birlikte imzasını taşıyan biyografi kitabında “Hayattaki en büyük başarınız nedir” sorusuna “Ailem. Mette ile evlenmiş olmam ve üç çocuğumuz” diye yanıt veriyordu.

2023’te yayımlanan “Haakon: Tahtın Varisiyle İlgili Hikayeler” isimli kitapta Prens, Mette-Marit ile ilişkisi ilk ortaya çıktığında eleştiriler nedeniyle kendisini bir çığ altında kalmış gibi hissettiğini anlatıyordu.

“O yıl (monarşi hakkındaki anketler) en düşük seviyeye inmişti” diyordu.

Çift o dönem ilişkilerine sahip çıkarak, ve hızla evlilik kararı alarak tepkilere karşı koymuştu.

Prens Haakon, “Mette başlarda korkusuzdu. Ama insanların sevdiği bir şeyi, yani kraliyet ailesini mahveden kişi olarak etiketlenmek hoş değil” diyordu.

Evlenmelerinin ardından ise kriz dinmiş, monarşi istikrarını korumuş. Ancak şimdi yeniden Prenses Mette-Marit “kraliyet ailesini mahveden kişi” olarak anılma riskiyle karşı karşıya.

Prens’in biyografisinin yazarı Kjetil Østli, kraliyet ailesinin şimdiki krizden ne şekilde çıkabileceği sorusuna şöyle yanıt veriyor:

“Gergin günler yaşıyoruz. Yeni dosyalar bekleniyor, daha çok şey olabilir. İlerleyen süreçte, nispeten yara almadan kurtulmak için gösterilen dürüstlük derecesine bağlı olacaktır. Geleneksel olarak Norveçliler bu tür durumlarda affedici olduklarını göstermişlerdir.”

“Bununla birlikte, 2026’daki kraliyet krizi, hem Marius’a karşı açılan ceza davası hem de Epstein dosyalarıyla ilgili olarak son derece ciddi” diyen yazar, “Durumun ciddiyeti, Batı’da elitlere karşı yaygın bir güvensizlik eğiliminin olduğu bir dönemde yaşadığımız gerçeğiyle daha da artıyor” diye ekliyor.

Biyografi kitabı için 2 yıl boyunca Veliaht Prens’le ve zaman zaman da Prenses’le görüşen, onları evlerinde ziyaret, seyahatlerinde takip eden Østli, “Kitap üzerindeki çalışmalarım sırasında Veliaht Prens’i dürüst, çalışkan ve güvenilir bir insan olarak tanıdım. Rolünü son derece ciddiye alıyor. Son günlerde gördüklerim bu izlenimi zayıflatmadı” yorumunu yapıyor.

Öte yandan halkın tüm bunları affedip affetmeyeceği sorusunun tersten de sorulabileceğine dikkat çekiyor:

“Bu krizlerin tozu dumanı dağıldıktan sonra Veliaht Prens ve Veliaht Prenses ile çocukları hâlâ monarşiyi isteyecekler mi? Öyle olacağını sanıyorum ama daha önce de şaşırdığım oldu.”

                                                                                       Övgü Pınar/Bergen

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.