Beyni yoran ve daha hızlı yaşlandıran alışkanlıkların başında uykusuzluk geliyor.
İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Bilgin Topçuoğlu yetersiz uykunun kısa vadede dikkat, hafıza ve öğrenme kapasitesini, kronikleşmesi halindeyse demans riskini artırdığını söyledi.
Uykusuzluğun özellikle beynin hipokampüs, prefrontal korteks ve amigdala bölgeleri üzerinde etkileri var. Uykusuzluk özellikle hafıza merkezi hipokampüs ve dikkat ve karar verme gibi yüksek entelektüel fonksiyonların kontrol edildiği prefrontal korteksi etkiliyor. Amigdala, duygusal ve dürtüsel kontrolün sağladığı bir alan. Bu alan da yetersiz uykudan olumsuz etkileniyor.
Topçuoğlu kısa bellekteki bilgilerin uzun süreli belleğe derin uykuda aktarıldığını söyledi:
” Prefrontal korteks etkilendiğinde, dikkat ve odak sorunları ortaya çıkabiliyor. Problem çözme ve karar verme yetilerinde aksamalar yaşanabiliyor.
* Günlük hayatta farkında olmadan birçok entelektüel fonksiyonumuzu kullanırız, gün içerisinde bir sürü problem çözeriz.
* Örneğin sabah işe gideceğiz, aracımız arızalandı hemen çözüm üretmeye çalışırız. Ya taksiye bineriz ya da başka bir çözüm bulmaya çalışırız. Bunlar problem çözme yeteneklerimizin bir örneği.”
Uyku beynin ‘detoks’u gibi
Topçuoğlu, oysa uyku sırasında beyin için çok önemli işlemleri gerçekleştiğini belirterek şöyle devam etti: “Özellikle gün içinde saatler yetmediği zaman uyku feragat edilecek şey olarak görülüyor. Oysa uyku sırasında glimfatik sistem devreye giriyor. Özellikle gün boyunca beyinde biriken toksinleri siliyor.
Bu süreç bellek oluşumuna, sinir hücrelerinin onarımına ve birtakım kognitif bozuklukların onarımına yardım ediyor. Uyku sırasında beyin hücrelerinin arasındaki boşluklar genişliyor ve beyin omurilik sıvısı bu boşluklardan akarak gün içinde biriken toksinleri, amiloid beta gibi zararlı proteinleri temizliyor.
Özellikle derin uyku evresinde aktif oluyor. Gün içinde nöronlar çalışarak birtakım metabolik atıklar biriktiriyor. Bunlar yine beyin omurilik sıvısı aracılığıyla uykuda temizleniyor. Glimfatik sistem devreye girince toksinler temizlenir, sinir hücrelerinin arasındaki iletişim de yeniden dengelenmiş olur.
Hafıza ve belleğimiz de etkileniyor. Uyku hipokampüsteki kısa süreli hafızayı uzun süreli hafızaya dönüştürme fonksiyonunu indüklüyor. Bu süreçte sinaptik bağlantılar güçleniyor ve öğrenilen bilgiler de kalıcı hale geliyor.”