Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün dış politika konuştu ama Venezuela’da yaşanlara değinmedi. Dışişleri “Olayları izliyoruz” demekle yetindi. Muhalefetten ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sert tepkiler vardı: “Hani Maduro dostundu?” ABD’ye en sert tepki Bahçeli’den geldi.
Iwo Jima uçak gemisinde böyle görüntülendi. Amerika’nın Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro’yu yatak odasında yakalayıp kaçırması ve sonrasında da Başkan Trump’ın “Venezuela’yı biz yöneteceğiz” demesi, Türkiye’de iktidar-muhaleft ilişkilerinin yeni gerginlik konusu oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün geniş biçimde dış politikaya da değindiği bir konuşma yaptı ama en son 2022’de Türkiye’yi ziyaret eden, 2023’te yemin törenine katılan, “Dostum” diye hitab ettiği Nicolas Maduro’nun başına gelenlere hiç değinmedi.
Dışişleri Bakanlığı da ancak akşam saatlerinde yayınladığı yazılı açıklamasında “olayları izliyoruz” demekle yetindi, taraflara “itidal” tavsiye etti.
İktidar blokundan sadece MHP lideri Devlet Bahçeli ABD’yi ağır bir dille eleştirdi, Venezuela’da yaşananları 15 Temmuz darbesine benzetti.
Buna karşılık muhalefetin tepkisi oldukça sertti. Başta CHP lideri Özgür Özel olmak üzere muhalefet liderleri hep Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Maduro ile olan “dostluğunu” hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün İstanbul Kongre Merkezi’nde hem 2025 yılına ilişkin değerlendirmeler yaptı hem de 2026’dan beklentilerini anlattı.
Cumhurbaşkanı’nın kapsamlı konuşmasının bir bölümü de dış politikaya ayrılmıştı. Erdoğan konuşmasının bu bölümünde Venezuela’da olanlara ve yakın zamana kadar” Dostum” diye hitab ettiği Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşinin Amerikan askerlerince kaçırılmasına hiç değinmedi.
Erdoğan’ın dünkü konuşmasının dış politika bölümleri şöyle:
“2026 senesinin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Her olay bizi de etkilemektedir. Küresel ekonomideki gelişmelerin Türkiye’ye de yansımaları oluyor. Bu gerçek 2025 yılında da değişmedi.
Gazze başta olmak üzere gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kaos hakimdi. Gazze’de son asrın en büyük soykırımlarından biri yaşandı. Bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkese rağmen İsrail insani yardım girişimlerini engellemeye, sivilleri katletmeye devam ediyor.
Geçtiğimiz seneye damgasını vuran bir diğer çatışma Rus-Ukrayna savaşı. Savaş 5. yılına girmek üzere. Bu savaşın adil ve sürdürülebilir barışla sona erdirilmesi samimi temennimizdir. Barışa giden yolun açılması için her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Dostlarımızı olabildiğince çoğaltmayı amaçlıyoruz. Dostlukla birlikte kazanalım istiyoruz. Güvenlik kuşağı kurmanın mücadelesini veriyoruz. İki kardeş bile her konuda anlaşamazken devletler arasında fikir ayrılıkları gayet doğaldır. Bunların öncelikli çözüm yolu müzakeredir, diplomasidir.
Biz ne rol ne şov yapma peşindeyiz. Çatışmalardan menfaat devşirme gibi bir anlayışımız asla olmadı. Bizim dış politikamızın esası dost kazanmaktır. Kavga ile kaybetmek yerine dostlukla beraber kazanalım istiyoruz. Herkesin hayrına olacak barışın mücadelesini veriyoruz. 2026 senesinde bu yöndeki gayretlerimizi yoğunlaştıracağız.
Türkiye’yi saf dışı bırakma girişimleri sonuçsuz kaldı. Türkiye’siz denklem kurulamayacağı herkes tarafından anlaşılmıştır. Türkiye’nin vazgeçilmezliği anlaşılmıştır. Yüzünü Ankara’ya dönenler kazanacak, kıblesini şaşıranlar, kısa vadeli düşünenler, emperyalistlere lejyoner yazılanlarsa kaybedecektir.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ekonomi danışmanlarından Cemil Ertem, ABD Başkanı Trump’ın “Venezuela Cumhurbaşkanı ve eşi elimizde” diyerek Maduro’nun kaçırıldığını açıklamasına, bunu duyduğu ilk saatlerde sert tepki verdi.
Ertem, sosyal medya hesabından “Venezuela halkının ve Başkan Maduro’nun yanındayız! Bu haydutluk cezasız kalmamalı” diye yazdı. Onun bu sözleri kısa sürede internet medyasında “Saray’dan ilk tepki” diye haber haline geldi.
Ancak izleyen saatlerde Ertem bu mesajını sildi.
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, ABD’nin Veneuzela’ya yaptığı saldırıya ve Devlet Başkanı Maduro ve eşinin kaçırılmasına tepki gösterdi. Uçum, “Maduro olayı emperyalist saldırganlıkların haydut devlet yöntemleriyle de yapılabileceğini gösteren vahşi örneklerden biridir. Milli devletler birçok açıdan ontolojik tehdit altındadır. Bunlara Maduro olayıyla birlikte ‘emperyalist haydut devlet’ tehditi de görünür şekilde eklenmiştir. Bugün her zamankinden çok daha fazla anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek, milli devletlerin anti-emperyalist iş birliğini güçlendirmek gerekiyor. Başka bir seçenek kalmamıştır” dedi.
Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Venezuela’da geniş çaplı saldırılar düzenlemesine ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, Venezuela’da meydana gelen son gelişmelerin yakından takip edildiği vurgulanarak, “Türkiye, Venezuela’nın istikrarına ve Venezuela halkının huzur ve esenliğine önem atfetmektedir. Mevcut durumun bölgesel ve uluslararası güvenlik açısından olumsuz sonuçlar doğurmamasını teminen tüm tarafları itidalli davranmaya çağırıyoruz.” ifadelerine yer verildi.
Türkiye’nin, Venezuela’daki krizin uluslararası hukuk çerçevesinde çözüme kavuşturulması yönünde her türlü yapıcı katkıyı sunmaya hazır olduğuna işaret edilen açıklamada, Türkiye’nin Caracas Büyükelçiliğinin, ülkede bulunan Türk vatandaşlarıyla iletişimi ve gerekli koordinasyonu kesintisiz biçimde sürdürdüğü kaydedildi.
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, Venezuela’ya düzenlenen saldırıların ABD tarafından yapıldığını duyurmuş, “ABD, Venezuela ve lideri Başkan Nicolas Maduro’ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlemiş ve Maduro ile eşi yakalanarak ülke dışına çıkarılmıştır.” açıklaması yapmıştı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ABD’nin Venezuela’ya saldırması ve Devlet Başkanı Maduro’nun ülkeden kaçırılması hakkında, “Fakat bir askeri operasyonla evinden kaçırılması açık bir şekilde uluslararası hukukun ihlalidir. Bu kapının ABD tarafından açılması çok tehlikeli gelişmelere yol açacaktır” dedi.
MHP lideri Devlet Bahçeli, ABD’nin Venezuela’ya saldırısı ve Venezuela lideri Maduro’nun kaçırılmasını 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimine benzeterek “Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016’da Türk Milleti’nin iradesi ile netice alamayan ABD, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur“ diye konuştu.
MHP lideri Bahçeli, ABD’nin Venezuela’ya saldırması ve Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılarak New York’a götürülmesi hakkında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“ABD’nin bugün Venezuela’da yapmış olduğu askeri müdahale ile devlet başkanı Maduro’yu iktidardan hukuksuz ve haksızca uzaklaştırma girişimi bizim tarafımızdan bilinen ve tanıdık bir komplodur. Bazı yayın organlarında ise bu hakikat yerine meselenin başka mecralara çekilmeye çalışılması hatalı ve yanlış bir yaklaşım olacaktır. Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ eliyle gerçekleştirilen kalkışmada Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Marmaris’te bulunurken, doğrudan kendisine yönelik sergilenen aşağılık girişimdeki yöntemle, bugün Maduro’yu hedef alan yöntem birbirinin aynısıdır. 15 Temmuz 2016’da Türk Milleti’nin iradesi ile netice alamayan ABD, bugün Venezuela’da benzer bir girişimde bulunmuştur. Konunun bu yönünün yayın ve yorumlarda ele alınması, yöntemdeki benzerliğin kamuoyunun dikkatine sunulması daha doğru olacaktır.”
Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, ABD’nin Venezuela’ya saldırısı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD’ye götürülmesine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki göstermemesini eleştirdi. Erbakan, “Bir kınama bile yok mu? Laf olsun diye bile olsa, BM’yi göreve çağırmak yok mu? ‘Dostum Trump’a, ‘Kardeşim Maduro’ için tek kelime etmeyecek misiniz” dedi.
Erbakan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Venezuela politikası ‘gelişmeleri izlemekten’ ibaret midir? Seçilmiş bir devlet başkanı derdest edilip götürüldü. Bir kınama bile yok mu? Laf olsun diye bile olsa, BM’yi göreve çağırmak yok mu? ‘Dostum Trump’a, ‘Kardeşim Maduro’ için tek kelime etmeyecek misiniz?” ifadesini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun yer aldığı bir fotoğrafı paylaşarak “Dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor. Ne hazindir ki, şimdi bu fotoğraf karşısında susuyorsun. Demokrasiyi savunman gerektiğinde Maduro’yu savunuyordun; şimdi ise dünya düzenini savunman gerektiğinde suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini meşrulaştırıyorsun. Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun. İşte sizin demokratlığınız, dostluğunuz ve kardeşliğiniz de bu kadar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısına ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Maduro’nun bulunduğu bir fotoğrafı paylaşarak şunları kaydetti:
“Bu fotoğrafa iyi bak Sayın Erdoğan! ’15 Temmuz’da beni ilk arayan Maduro’ydu’ diyordun. ‘Maduro kardeşim, dik dur, yanındayız’ diye seslenip, destek gönderiyordun. Maduro, adil olmayan seçimler yaptığında, kendi halkına adaletsiz davrandığında ‘kardeşim’ diyerek arkasında duruyordun. O zaman da yanlış yapıyordun.
Ama dostun Trump geldi, uluslararası hukuku çiğneyip kardeşin Maduro’yu yatak odasında eşiyle birlikte aldı, elini gözünü bağlayıp götürüyor. Şimdi ne hazindir ki; bu fotoğraf karşısında susuyorsun. Demokrasiyi savunman gerektiği zaman Maduro’yu savunuyordun, şimdi dünya düzenini savunman gerektiğinde, suskunluğunla, Trump’ın başka bir ülkeye darbesini savunuyorsun. Çünkü muhtaç hissettiğin Trump’tan çekiniyorsun. İşte sizin demokratlığınız da dostluğunuz da kardeşliğiniz de bu kadar!”
İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, ABD’nin Venezuela’ya saldırısına ilişkin, “‘Ya dediklerimizi yaparsın ya da işini bitiririz” doktrini, sadece barbarlıktır. Bir devlet başkanı yozlaşmış ve otoriter de olsa, böylesi bir hoyratlık meşrulaşamaz” dedi.
Dervişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD’nin Venezuela’ya saldırısına tepki gösterdi. Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
“‘Ya dediklerimizi yaparsın, ya da işini bitiririz’ doktrini, sadece barbarlıktır. Bir devlet başkanı yozlaşmış ve otoriter de olsa, böylesi bir hoyratlık meşrulaşamaz. Dünya hızla kural ve kurum tanımaz bir noktaya sürüklenirken, Cumhuriyet Devletimize ve Milli Kimliğimize ne kadar sahip çıkmamız gerektiğini bir kere daha gördük. Çünkü, bir rejimin istikrarı, sadece ‘ben kazandım, oldu’ denilen seçimlerle ölçülmez.
Bir devletin gücü, ancak kurumlarının ve kurallarının gücüyle orantılıdır. Bir ülkenin en hayati savunma sistemi ise partizanlığa değil, toplumsal rızaya dayalı siyasettir. Milletin ortak rızasına boyun eğen bir iktidarın, başka hiç bir güce baş eğmesine de gerek kalmayacaktır. Dilerim ki, Türkiye’yi yönetenler de aynı idrak içinde hareket etsinler.”