Her şeye rağmen bardağının dolu tarafını görürsek…

9 Haziran 2024

Merak dürtüsünün peşinden gidip araştırdıkça görüyoruz ki bilmenin, öğrenmenin sınırı yok.
Çok öğrendikçe ne kadar az bildiğimizi, sığ kaldığımızı farkediyoruz. Ne bildiğini bilmek şuur, ne bilmediğini bilmek ise üst şuur, galiba.

Konfuçyüs ne diyordu: “Sana bilmenin ne olduğunu öğreteyim. Bildiğini biliyorsan, biliyorsun demektir; bilmediğini de biliyorsan, işte budur bilmek.”

Bugün karşılaştığımız davranışlarına 50.000 yıl önce kavuşan insan keşke beyin ve zeka olarak genetik değişimine uygun bir hızla evrilseydi de şu anda galaksiler arasında seyahat ediyor olsaydık.

***

Oysa, Mısır İmparatorluğu dönemi fizikçi ve gök bilimci Kamose-Menes anıt mezarların ve piramitlerin ölümden sonra kimseyi canlandırmayacağını söylediği için öldürüldü. Nesli kurudu.

Aynı şekilde Antik Mısır’ın diğer bir filozofu Amentebat ”insanları mumyalayarak öbür dünyaya gönderemezsiniz” dediği için ailesi ile birlikte yok edildi. Nesli kurudu.

Romalı Flavus Lucretius Claudius da matematikçi, gökbilimci ve filozof olarak Roma Tanrı’larının masal olduğunu söylediği için katledildi. Nesli kurudu.

Antik Yunan’da devrin en büyük filozofu Sokrates 2500 yıl önce Yunan tanrılarına inanmadığı için öldürüldü. Nesli kurudu.

Giordano Bruno, İtalyan filozof kapalı evren görüşünü ilk reddedenler arasında idi. “Dünya güneş etrafında dönüyor” dediği için Kilise tarafından Roma’da diri diri yakıldı. Nesli kurudu.

Sadece Avrupa engizisyon mahkemelerinde 50.000 aydın, düşünür, filozof, sanatçı yakıldı. Nesli kurudu.

Paleolitik Çağ’dan itibaren son 40.000 yılda istatistiksel olarak sayıları 143 milyon olarak hesaplanan üstün zekalı insan “dinlere, tanrılara, dogmalara, tabulara, masallara” inanmadığı için öldürüldü. Nesli kurudu.

***

Soyları devam etseydi bugün dünya insan nüfusunun belki de yüzde 5’i değil yüzde 35’i üstün zekalı olacaktı. Endülüs ve İskenderiye kütüphaneleri yanmadan, bilim, sanat, felsefe üreten değerli insanlarla birlikte fosil yakıt yakmadan, daha temiz bir dünyada yaşıyor olacaktık. Bizim de zeka seviyemiz bugünkü aptal halimizle kıyaslanmayacak kadar yüksek olacaktı.

Ne yazık ki akıllı ve zeki insanların genleri bize aktarılamadı.

***

Peki, Antik Yunan’a dayanarak Rönesans’i, Rönesans’a yaslanarak “Aydınlanma Hareketini” yaratan, ardından 1776 Amerikan Devrimi ve 1789 Fransız İhtilalini yapan Avrupalılar ve onların Amerika’ya göçenleri karşısında aynı zaman diliminde yaşayan Osmanlı o dönemlerde ne yapıyordu?

Resim ve heykel sanatında Avrupa’da Leonardo Vinci, Rafaella, Michelangelo gibi dâhiler yetişirken Osmanlı’da resim yapmak günah, heykeller ise put kabul ediliyordu.

Dante, Shakespeare, Cervantes hümanist edebiyatın öncülüğünü yaparken Osmanlı’da henüz tek edebiyatçı yetişmemişti, daha sonraları bin bir zorlukla getirilen Makyavel’in Prens adlı eseri bazı yöneticiler tarafından gizlice okunuyordu.

Bilim dünyasında Kopernik dünya merkezli evren kuramını çürütüp dünyanın güneşin etrafında döndüğünü açıklayarak oluşturduğu bilimsel devrimden otuz yıl sonra Takiyuddin Efendi’nin Tophane sırtlarına kurduğu zamanın en büyük rasathanelerinden biri III. Murat’ın emri, Şeyhülislamın fetvasıyla “Tanrı’nın işine karışmak” gerekçesiyle kıyıdan top ateşine tutuluyordu.

Galileo, Kepler ve Newton’u sadece anımsatarak geçiyorum.

Felsefede Francis Bacon, Thomas Hobbes, John Locke, Rene Descartes, Spinoza gibi isimler dünyayı algılamak için çaba sarf edip birlikte yaşamanın kurallarını koyarken biz çoktan felsefecileri zindik ilan etmiş, felsefe ile uğraşmayı da yasaklamıştık.

Sanat, edebiyat, bilim ve felsefe alanında yaya kalıp matbaayı bile üç yüz sene sonra kurarak bilginin yayılmasını önlersen, herhalde bu topraklara gökten zembille Hawking düşecek değil!

***

Velhasıl, bu toprakların bahtsızlığı çok öncelerden yazılmaya başlandı, ama son yıllarda yaşamakta olduğumuz tüm karamsarlıklara karşın arkasına güçlü bir siyasi irade konursa bugünden başlayarak beş yılda bambaşka bir Türkiye yaratmak mümkün bu hız çağında.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.