‘Başarılı’ başarısızlıklar hayatımızı nasıl değiştirir?

Başarı, aylık, 3 aylık, 6 aylık hedefleri tutarak ölçülmemeli. Ne olursa olsun hem payımız hem kârımız artsın kafasının nelere mal olduğunu bizim kuşak iyi bilir.

7 Aralık 2023

Başarılı liderlerin çok sayıda deneme yapan ve başarısızlıklarından öğrenen, en iyi girişim kurucularının ise daha önce en az 3-5 girişim batıranlar olduklarını biliyoruz.

Deneme ve yanılmanın korkulacak bir tarafı olmadığını, aksine öğrenme, kendini geliştirme ve gelecek sefer daha iyisini yapmak için büyük bir fırsat olduğunu birinin çevremizdeki müdürlere ve patronlara anlatması lazım.

Risk alan, farklı yolları korkusuzca deneyen, denemek için el kaldıran, kendini ortaya koyanlar bugüne kadar fark yarattı. Kimin ne dediğine, arkasından ne konuşulacağına bakmadan yoluna devam edecek kişileri arıyoruz.

Başarısızlığın ödülsüz kalmadığı kulüp: Milano, Messina'nın sözleşmesini uzattıBaşarısızlığın ödülsüz kalmadığı kulüp: Milano, Messina’nın sözleşmesini uzattı

Gerçek lider kimdir?

Gerçek lider, patronlarının ve üstlerinin değil, birlikte çalıştığı ekibin ne dediğine bakan kişidir bana göre. Üstler genelde, biz bunları denedik, bu yoldan devam edin derken, güvenli yoldan çıkmamamız gerektiğini söylerler. Halbuki genç ve dinamik ekip, yeni fikirler ve yeni yollar önerir. İşte lider denenmemişi yapmaya cesaret eden, başarısız olsa dahi bunu üstüne alan, hatta ekibini başarısızlıklar karşısında devam etmeleri konusunda cesaretlendiren kişidir.

Albert Einstein’ın dediği gibi, ‘hayatta hiç hata yapmamış kişi, yeni hiç bir şey denememiş demektir’. O da zaten lider tanımına uymaz.

Başarı, aylık, 3 aylık, 6 aylık hedefleri tutarak ölçülmemeli. Ne olursa olsun hem payımız hem kârımız artsın kafasının nelere mal olduğunu bizim kuşak iyi bilir. Kısa dönemli başarıların, gelişimi, denemeyi ve risk almayı nasıl öldürdüğünü hepimiz yaşadık. Kısa dönemli hedefleri tutup prim alan yöneticilerde, devamı gelmeyince gönderilen yöneticilerde gördük.

Kısa dönemli başarıların ekip ruhunu, yenilikçi bakış açısını, insan kaynakları motivasyonuna hiç bir katkı sağlamadığını ve sadece günü kurtardığını biliyoruz. Ne çalışan için, ne marka için ne de kaynakların kullanımı açısından kimseye faydası olmayan bir bakış açısı.

Büyüyen ve yenilikçi markaların ortak bakış açısının ise;

-İnsan kaynağına teknolojiden daha çok yatırım yapan

-İnovasyona, verimlilikten daha çok inanan

-Bbugün için üretirken, yarın için çözümler bulan markalar ve liderler olduğunu biliyoruz.

Yukardaki şartları yerine getirmek için kurumların, çalışanlarını yenilik ve deneme yapması ve hatalarından öğrenmesi konusunda desteklemesi ve geleceği inşa etme konusunda kendine güvenen takımlar kurmaya başlaması gerekiyor.

Zaten geçmişte yapılan hataların sonuçlarını hep birlikte ödedik.  O zaman neden hala hatalı olduğunu bildiğimiz yöntem ve teorileri değiştirmek için çaba sarfetmiyoruz, eyleme geçmiyoruz. Neden toplantılarda ekip arkadaşlarımıza, ‘deneyin, fark yaratana kadar deneyin. Şirketin geleceğini o denemelerden çıkan iyi fikirler değiştirecek’ diyemiyoruz.

Olağanüstü bir azim ve başarı öyküsü: Çocukluğunda ayakkabı boyardı, şimdi dünyanın giydiği ayakkabıları tasarlıyorOlağanüstü bir azim ve başarı öyküsü: Çocukluğunda ayakkabı boyardı, şimdi dünyanın giydiği ayakkabıları tasarlıyor

Bir sene sonra kaç para kazanacağımızdan çok, 20 sene sonra hala sevilen ve tercih edilen marka olmak için ne yapmalıyızı sorgulamıyoruz? Ekiplerimize, ‘bana daha önce hiç duymadığım denenmemiş ürün ve hizmetler getirin, aklım uçsun’ diyemiyoruz? Çok iyi gelen işleri ve projeleri yukarı katlarda reddedileceğini bildiğimizden, bilgisayarımızdaki  ‘parlak ama ölü fikirler’ dosyalarında sunmadan ve paylaşmadan saklıyoruz?

Zamanı geldi geçiyor

Tam da şirketlerin gelecek yılın, üç hatta kullanılmayan beş yıllık stratejik iş planlarını hazırlık ve sunuş dönemlerindeyiz. Tüm ekipler son iki-üç  ayını, gelecek senenin finansallarını yönetim kurullarından en iyi geçirecek rakamları bulmakla ve denkleştirmekle uğraştılar.  Yönetim kurullarında her sene olduğu gibi ‘yine çok zor bir sene bizi bekliyor, sizden beklentimiz nakit akışını iyi kontrol etmeniz ve yatırım miktarlarını küçültmeniz’ olacak’ söylemleri bizi bekler. Bu da aslında gelecek dönem için deneme yanılma yapmayın, icat çıkarmayın, elinizdekiyle en iyisini yapın,  demek oluyor.

Zamanı geldi de geçiyor; birinin, birilerinin çıkıp ‘bana artık bir senelik kar zarar tablosu getirmeyin, önümüzdeki beş senede ne yenilikler yapacaksınız, bize maliyeti ne olacak, bu yeni işler için kaç kişi çalışacak, beş sene sonunda ise markama ve finansallarıma etkisi ne olacak? demesi gerekmiyor mu?

Dar alanda paslaşmalarla ne büyüme geliyor, ne de daha ileriye gidebiliyoruz. Cesur denemelere, hatta başarılı başarısızlıklara bazen de akılsız işler denemeye çok  ihtiyaç var.

Ehliyet sınavında 9 kez başarısız oldu, 10'uncu seferde iç çamaşırında kopyayla yakalandıEhliyet sınavında 9 kez başarısız oldu, 10’uncu seferde iç çamaşırında kopyayla yakalandı

Başarısızlık olmak zorunda

Girişimci ve cesur kafalar olmasa bu kadar yenilik ve gelişme gelir miydi? Başarısızlık olmak zorunda, bu gerçeği kabul edelim. Hiç hata yapmayan bir lideri başarılı saymak mümkün mü? Başarısızlık sonunda öğrenerek, kendini  ve dayanıklılığını geliştirerek devam edersen, alabileceğin en büyük hediyeyi almış olursun.

Başarısızlık, yaratıcı ve yenilikçi olma şansının önünü açan bir faktör. Hayal dünyamızı ve merakımızı tetikleyen ve yeni olasılıklar ve fırsatlar keşfetmemizi sağlayan çok önemli bir silah.

Daha meraklı, daha cesur, daha özgüvenli olmanın yolu deneme yapmaktan, korkmamaktan, hatalarımızdan ders almamızdan geçiyor. Hem kendimize hem işimize sağlayacağımız en büyük katkı, denemekten vazgeçmemek.

İş yeni ve gerçek liderlerde bitecek. Meraklı, üstlerine yeni fikir anlatma konusunda cesur, hata yapmaktan korkmayan ekiplerle çalışan, işin merkezine insanı ve dünyayı alan liderler. Aslında geleceğin lider tanımı bu olacak.

İşte o zaman başarılı başarısızlıklar hayatlarımızı değiştirecek.

 

Tuğrul Ağırbaş Kimdir?

30 yılı aşkın süre ile Türkiye, Rusya ve CIS ülkelerinde FMCG alanında değişik görevler alan Tuğrul Ağırbaş, son 20 yıldır Efes’in global marka olma, satınalma ve birleşme projeleri ve yeni pazarlara giriş işlerini yürüten ekipte, büyüme odaklı projelere liderlik yapmıştır.

Pertevniyal Lisesi ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Tuğrul Ağırbaş öğrenim hayatı boyunca Kapalıçarşı’da değişik alanlarda çalışarak, ticareti ve tüketici davranışlarını öğrenme şansına sahip oldu.

İş hayatına 1990 yılına Anadolu Efes’te Pazarlama uzmanı olarak başlayan Ağırbaş, sırasıyla Proje Geliştirme, Satış ve Pazarlama’da görev aldıktan sonra, son olarak da değişik ülkelerde 16 yıl boyunca Genel Müdürlük görevlerini sürdürdü.

Anadolu Efes’in Rusya operayonunu 10 yıl boyunca yönetti ve dünyanın en büyük bira pazarlarından biri olan Rusya’da satınalma ve birleşmelerle firma pazar payını ikinciliğe taşıyan ekibe liderlik yaptı. Türkiye,Rusya ve çalıştığı diğer ülkelerde büyüme odağıyla çok sayıda yeniliği ve markayı tüketicisiyle buluşturdu.

Efes Türkiye Genel Müdürlük görevini yürüttüğü dönemde ise, marka ve kurumun topluma katkısını büyütme amaçlı, pazarı büyütmeye yönelik, bira kültürü oluşturma ve inovasyon, kültür, sanat, turizm ve spor alanında çok sayıda projeye öncülük etmiş ve tüm paydaşlara katkı sağlayan stratejileri hayata geçirmiştir.

İnovasyon ve yeni ürünlerin hem hızını artırma hem de etkisini büyütme amaçlı, inovasyon ve kurum içi girişimcilik çalışmalarını yapılandırarak ve ekosistemdeki çok sayıda girişimle işbirliği kurarak, Efes’in Start-Up dostu şirket olması yönünde çalışmalara öncülük etmiştir.

Halen çalışmalarını yurtiçi ve yurtdışı şirket ve girişimlere danışmanlık ve üst düzey yöneticilere koçluk yaparak sürdürmekte olan Ağırbaş, Türkiye’de kurumsal şirketlerin, girişimci kurumlara dönüşmesi vizyonu ile 2018’de kurulan ‘ Girişimci Kurumlar Platformu’nun danışma kurulu üyesi ve başkanıdır.

2022 sonunda, ortağı Zeynep Kurmuş ile birlikte, 40+ yaş ve kurumsal deneyimi olanlar için, birikmiş deneyim ve tecrübelerin yeni işlere ve girişimlere dönüşmesini sağlayan, üretim ve paketleme kampı Genwise girişimini hayata geçirmiştir.

Köylerde, çocuktan başlayarak tüm topluma yayılacak yenilikçi bir eğitim anlayışını hayata geçirmek için 2016’da kurulan Köy Okulları Değişim Ağı- KODA’nın yönetim kurulunda görev almaktadır.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.