Erdoğan, Necip Fazıl’ı andı: Ayasofya’yı ibadete açmak bu fakire nasip oldu

Cumhurbaşkanı Erdoğan dün akşam yapılan Necip Fazıl Kızakürek Ödülleri töreninde konuşma yaptı, Necip Fazıl’la olan bir anısını anlattı. Necip Fazıl’ın “Bir gün Ayasofya da açılacak” dediği konuşması için onu kürsüye Erdoğan çağırmış.

Siyaset 4 Ocak 2025
Bu haber 1 yıl önce yayınlandı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün akşam Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılan Necip Fazıl Kısakürek Ödülleri törenindeydi ve burada bir konuşma yaptı. Erdoğan, “Ufkumuzu açan fikirleriyle, hepimize emsal teşkil eden mücadele azmiyle üstat Necip Fazıl, davamızın abide isimlerinden biriydi. Üstat, milletimizin ruh kökü olarak gördüğü İslam’ı bu topraklardan, bu aziz milletin hafızasından kazımaya çalışan müstevli uşaklarının karşısına cesur bir kumandan edasıyla dikildi” dedi.

Erdoğan, üstat Necip Fazıl Kısakürek’in fikri, manevi ve kültürel mirasını yaşatmak üzere verilen Necip Fazıl Ödülleri’nin 11’incisinde katılımcılarla bir arada olduklarını belirterek, “İstanbul’da bizi böylesine güzel bir ruh ikliminde, bu zengin gönül bahçesinde buluşturan Rabbime sonsuz hamdüsenalar olsun. Üstadın hatırasına dört elle sarılan siz kıymetli kardeşlerime, hocalarıma, büyüklerime yürekten teşekkür ediyorum.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Necip Fazıl’ın en büyük kavgası, bu milletin geleceğine kastedip toplum mühendisliğine soyunanlarla olmuştur. Üstat, tek parti zihniyetinin köklerinden koparılmış gençlik projesine karşı çıkmış, kim olduğunu, nereden geldiğini, neler yapabileceğini bilen bir neslin yetişmesi için son nefesine kadar emek vermiştir.” dedi.

“Necip Fazıl’ın şiirleri, medeniyetimize düşülmüş birer dipnot hükmündedir.” ifadesini kullanan Erdoğan, şunları söyledi:

“Allah rahmet eylesin, Sultanahmet Meydanı’nda üstat konuşuyor, fakir de o gün takdimini yapıyor. Oradan eliyle Ayasofya’yı gösteriyor. ‘Ayasofya bir gün açılacak, bir gün açılacak, bir gün açılacak.’ diyor. Allah’a hamdolsun üstat ufku böyle açık bir insandı ve oradan o şekilde haykırırken takdim etmek bize nasip oldu. Açmak da bu fakire nasip oldu. Üstadın zamanı aşan şiirleri bize davamızı, ülkümüzü anlatır. Derinlerdeki cevherimizi ortaya çıkarır.”

Dilinin, dininin, kininin davacısı gençlik

Necip Fazıl Kısakürek’in şiirleriyle, fikirleriyle, idealleriyle önder olan, kendisinden sonraki nesilleri bile peşinden sürükleyen bir aksiyon adamı olabildiğini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

“Çünkü üstat, bentleri yıkıp atan şiirleriyle milletin yüreğine ayna tutabilmiş, gerçek bize samimi bir kalple seslenebilmiştir. Necip Fazıl’ın en büyük kavgası, bu milletin geleceğine kastedip toplum mühendisliğine soyunanlarla olmuştur. Üstat, tek parti zihniyetinin köklerinden koparılmış gençlik projesine karşı çıkmış, kim olduğunu, nereden geldiğini, neler yapabileceğini bilen bir neslin yetişmesi için son nefesine kadar emek vermiştir. Üstadın ideal gençliği ‘Zaman ve mekan bana emanettir.’ şuurunda olan bir gençlik, ifade bu. Gerçek hürriyeti Hakk’a kullukta gören bir gençlik. Kökleri ezele, dalları ebede uzanan bir gençlik. Dilinin, dininin, ilminin, kininin davacısı bir gençlik. Bütün insanlığa model teşkil edecek bir gençlik. ‘Kim var?’ diye seslenildiğinde sağına soluna bakmadan ‘Ben varım.’ diye ortaya çıkacak bir gençliktir.”

“11. Necip Fazıl Ödülleri” sahiplerini buldu

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.