Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş yeni haftanın ilk toplantısında sürecin gerektirdiği yasal düzenlemelerin hazırlıkları için ekim ayını işaret etti.
Milli Dayanışma, Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu’nun araştırma kurum ve kuruluşlarının temsilcilerini dinleyeceği 12’nci toplantısı başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, toplantının başlangıcında yaptığı değerlendirmede, sürecin gerektirdiği yasal düzenlemelerin hazırlıkları için ekim ayını işaret etti. Kurtulmuş, PKK’nın İmralı’nın çağrısına uyarak silah bırakmasıyla birlikte işlerin çok daha güçlü bir şekilde ilerleyeceğini de ifade etti.
“En kısa sürede çalışmaları tamamlamayı ümit ediyoruz”
Toplantının başlangıcında kısa bir değerlendirme yapan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyon sürecini başından itibaren ince detaylarıyla planlandıklarını ifade etti. Bugüne kadarki çalışmaları önemli bir mutabakatla ilerlettiklerini kaydetti. Kurtulmuş, “En kısa süre içerisinde de çalışmalarımızı tamamlamayı ümit ediyoruz” dedi.
“Ekim ayı içerisinde tekliflerin hazırlığını yapacağız”
Kurtulmuş, yasal düzenlemeler için ekim ayını işaret ederek şöyle konuştu:
“Ekim ayı içerisinde, sivil toplum kuruluşlarının da dinlenmesini sağladıktan sonra artık Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na yapacağımız tekliflerin hazırlığını yapacağız. Gerek yasal düzenlemeler olsun gerek oluşturacağımız çalışma raporu olsun bununla ilgili çalışma dönemi içerisine gireceğiz.”
”Örgütün İmralı’nın çağrısına uymasıyla birlikte işler çok daha güçlü bir şekilde ilerleyecek”
Bir Türkiye modelini ortaya koymaya çalıştıklarını kaydeden Kurtulmuş, “Hiç şüphesiz bu süreçte en önemli hususlardan birisi örgütün bir an evvel silahlarını tamamıyla terk ederek bütün unsurlarıyla birlikte İmralı‘dan yapılan çağrı‘ya uyduğunu açıklaması ve bunun gerektirdiği adımların atılabilmesi için de Türkiye siyasetinin önünü açmasıdır. Bunun sağlanmasıyla birlikte yaptığımız işlerin çok daha güçlü bir şekilde ilerleyeceğini biliyorum” diye konuştu.
“Cumhurbaşkanı’nın BM konuşmaları tarihi nitelikte”
Kurtulmuş, Birleşmiş Milletler’de yapılan Gazze Oturumu’na da dikkati çekerek “10 ülkenin Filistin’i tanıma kararı almış olması her türlü takdirin üzerindedir” dedi. Fransa, İngiltere, Kanada gibi ülkelerin Filistin’i tanımasının önemine dikkat çeken Kurtulmuş, Filistin’de vicdanın sınırlarının zorlandığı gelişmeler yaşandığını ve dünyanın birçok yerinde Filistin davasına sempatinin, Siyonist rejime de nefretin arttığına dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki oturumlarda tarihi nitelikte konuşmalar yaptığını kaydeden Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanımızın her iki oturumda ortaya koyduğu tavrı sonuna kadar desteklediğimizi ifade etmek isterim” dedi.
SETA: Silahların susması ilk adım, dayanıklı bir mimari inşa edilmeli
Komisyonda söz alan ilk isim Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Dış Politika Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş oldu. Kapsamlı bir süreç mimarisi inşa etmek açısından hukuki teminatın gerekliliğine işaret eden Yeşiltaş, “Silah bırakanların hangi şartlarda ceza alacak, kimler rehabilitasyon alacak açık çerçeveli olarak buradan çıkması sürecin hukuki olması anlamında önemli” dedi.
Bu sürecin sadece ‘örgütün bitmesi’ değil Türkiye’nin demokratikleşmesi, Türkiye’nin kalkınmaya ve toplumsal refaha daha fazla odaklanması anlamında bir fırsat penceresi olduğun kaydeden Yeşiltaş, “Ancak hepimiz biliyoruz ki silahların susması yani çatışmanın yokluğu sadece ilk adımlardan bir tanesidir. Kalıcı barışın tesis edilmesi için daha kapsamlı ve dayanıklı bir mimarinin inşa edilmesi zorunlu gözükmektedir. İlk aşamada silahların ortadan kalkarak çatışmanın sona ermesi kritik ama bir o kadar da stratejik bir eşiğin, psikolojik bir eşiğin aşılması anlamına gelmektedir” diye konuştu.
“Süreç başarısız olursa şiddet olayları başlar” kaygısı
Yeşiltaş, yaptıkları araştırmalarda katılımcıların yüzde 62’sinin sürecin başarısız olması halinde Türkiye’de şiddet olaylarının yeniden artacağını düşündüğü bilgisini verdi ve hukuki derinlik ve toplumsallaşmanın önemine vurgu yaptı.
SETA: Barış, güvenlik beklentisi yüzde 70’in üzerinde
Yeşiltaş, toplumsal barış beklentisinin yüzde 77 oranında olduğunu güvenlik kaygılarının bitmesi beklentisinin yüzde 76 terörün sona ermesi beklentisinin de yüzde 75 olduğunu kaydederek toplumun hem barış alanında hem de güvenlik bağlamında süreci sahiplendiğini ifade etti.
DİTAM: İkna edilmesi gereken Türkler, adalet duygusunun sağlanması gereken Kürtler
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nden (DİTAM) Mesut Azizoğlu, komisyondan beklentilerin sürecin hukuksal alt yapısının oluşması ve toplumsal mutabakatın sağlanması olduğunu kaydetti.
Çözüm için ikna edilmesi gereken kesimin Türkler, adalet duygusunun sağlanması gereken kesimin Kürtler olduğunu ifade ederek çözüme ulaşmanın zor olacağını söyledi.
“Zihniyet değişimi hukuksal değişimlerden çok daha zor olacak”
“Zihniyet değişimi hukuksal değişimlerden çok daha zor olacak” diyen Azizoğlu, “Toplumun ikna edilmesi uzun zaman alacak, belki hiç ikna olmayacak kesimler olacak. Sorunun çözümsüzlüğünün yaratacağı maliyetlerin, risklerin topluma anlatılması gerekiyor” diye konuştu.
Kürt meselesinin kimlik, eşitlik, hukuk ve demokrasi meselesi olduğunu ifade eden Azizoğlu, Kürt meselesinin tanımında ve çözümünde ortaklaşılması gerektiğini söyledi.
Sedat Yurtdaş, Leyla Zana’nın yeminini hatırlatarak başladı
DİTAM adına söz alan ikinci isim Sedat Yurtdaş, 1990’lı yıllarda milletvekili olduğunu ve o yıllarda Leyla Zana’nın Kürtçe yemininin büyük bir infial yarattığını hatırlatarak sözlerine başladı. Yurtdaş, Kürtçenin tüm kurumlarda konuşulabildiği bir Türkiye’nin sadece Kürtler için değil tüm toplum için bir eşitlik ve özgürlük müjdecisi olacağını söyledi.
Özal’ın kaybı barış fırsatının kaybı oldu
Yıllar içinde tanıklık ettiği çözüm girişimlerini aktaran Yurtdaş, Turgut Özal’ın ölümünün barış fırsatının kaybı olduğunu, Özal’ın ölümünden kısa bir süre sonra 33 askerin öldürüldüğünü ve sonraki süreçte faili meçhullerin, köy yakmaların rutin bir devlet pratiğine dönüştüğünü Ve sonraki yıllardaki çözüm girişimlerini örneklerle anlattı.
Umut hakkının istisnasız herkes için uygulanması gerektiğine dikkat çeken Yurtdaş, geçmişle yüzleşme çalışmasının yapılmasının da önemine dikkat çekti. Yurtdaş ayrıca Diyarbakır, Batman, Van gibi belediyeler Kürtçe için ödenek gösterilerek bu konuda öncülük yapılmasını önerdi.