BlackRock CEO’su Larry Fink, Davos’un açılışında küresel elitlerin yüzüne karşı konuşarak "Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi. Şimdi de yapay zeka, beyaz yakalıları yutmaya geliyor! Kapitalizmin son büyük faciasına hazırlanın!" dedi.
BlackRock, New York merkezli çok uluslu bir varlık yönetim şirketi. 2025 yılı itibarıyla dünyanın en büyüğü. Yönettiği varlıkların toplamı 11 trilyon doları aşıyor. BlackRock, 1988 yılında yedi ortağı ile birlikte Larry Fink tarafından kuruldu. Fink, BlackRock’ın hem Yönetim Kurulu hem de İcra Kurulu Başkanı. Bir anlamda, ‘dünyanın en güçlü patronu’…
Larry Fink, kapitalizmin mabedi sayılan Davos Dünya Ekonomik Forumu’nun açılış konuşmasında deyim yerindeyse kırdı geçirdi. Zaman zaman tepkilerine neden olan forumun açılış konuşmasında Fink, kapitalizmin Soğuk Savaş’tan bu yana tarihinin en büyük sınavıyla karşı karşıya olduğunu belirtti. Fink’e göre sistem bu gidişle sınıfta kalmak üzere.
Dünyanın en büyük varlık yöneticisinin söyledikleri özetle şöyle:
-Berlin Duvarı 1989’da yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı. Ancak bu zenginlik, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılıma hiçbir toplum uzun süre dayanamaz; eninde sonunda sistem çatırdar.
-Küreselleşme fabrikadaki işçiyi nasıl vurduysa, Yapay Zeka da şimdi aynısını ofis çalışanlarına, avukatlara ve finansal analistlere yapacak. Bu gelecekten değil, bugünden bahsediyorum!
-Yapay zeka devasa enerji tüketen veri merkezlerine ihtiyaç duyuyor. Bu merkezler kurulurken gereken milyarlarca dolarlık altyapı ve ek enerji maliyetleri, elektrik dağıtım şirketleri tarafından “hizmet bedeli” veya “ek yük” adı altında genel şebekeye, yani doğrudan sizin, benim faturalarımıza yansıtılıyor. Yani sizler evinizde çay demlerken, dev şirketlerin yapay zekasını besleyen sistemin masrafına ortak ediliyorsunuz.
-Burada Davos’ta toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama esas darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.
-Sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol var: Halkı büyümenin kurbanı veya sadece izleyicisi olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız. Aksi halde, adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracak.