Çocuklar sağlıklı beslenmeye nasıl teşvik edilmeli, abur cuburdan nasıl uzak tutulabilirler? Uzmanlar dokuz öneride sıraladı.
Çocuklar ve gençler yetişkinlere göre daha hızlı bir metabolizmaya sahip. Okula giderken bir çikolata ve eve dönerken bir paket cips almanın pek de sorun yaratmayacağı düşünülebilir.
Ancak İngiliz Beslenme Vakfı’ndan beslenme bilimci Dr. Simon Steenson’a göre öyle değil. Çünkü kanıtlar dört yaşın üstündeki fazla kilolu ve obez erkek çocukların her gün 140-500, aynı yaş grubundaki kız çocuklarınsa 160-290 fazla kalori tükettiğini gösteriyor.
Çocuklara beslenme eğitimi veren Flavour School’un kurucu ortağı Leeds Üniversitesi’nden Dr. Nicholas Wilkinson’a göre genç yaşta kötü beslenme ileriki yaşlarda vücudu etkileyebilir.
Wilkinson şöyle diyor: “Küçükken iyi beslenmezseniz besleyiciliği daha düşük gıdalarla yaşamaya uygun bir metabolizma geliştirebilirsiniz. Büyüdüğünüz zorlu koşullarla başa çıkmanıza yardın edebilir ama uzun vadede vücudunuz için iyi değil.”
Pediatrik diyetisyen Hannah Whittaker da sorunun erken yaşlarda ele alınması gerektiğini vurguluyor: “Çocuk beş yaşına geldiğinde aşırı kiloluysa geri dönmesi zordur çünkü çocuğun vücudu bu yağ hücrelerini depolar ve bunlar büyümeye devam eder.”
Peki çocuklar, sağlıklı beslenmeye nasıl teşvik edilmeli?
Küçük yaşta yiyeceklerle haşır neşir olmalarını sağlayın
The Flavour School, ilkokul çocuklarını meyve ve sebzeleri denemeye teşvik etmek için bunu daha büyük bir deneyimin parçası olarak görmelerini sağlıyor.
Dr. Wilkinson şöyle açıklıyor: “Çocuklara ‘Bunu çiğnediğinde ne ses çıkarıyor?’ diye sorabilirsiniz. Bu, yiyecekler konusunda inatçı ve ‘Bunu denemeyeceğim’ diye cevap verme eğilimindeki çocuklara yardım eder.”
Yeni yiyecekleri yemek masasından uzakta tanıtın
Çocuğunuzun burun kıvırmaması için mutfakta saatlerce yeni bir tarif üzerinde uğraşmak yerine ara sıra yeni bir sebze veya daha önce tatmadıkları bir meyvenin bir parçasını denemelerini sağlayın.
Dr. Wilkinson “Çocuğun yemek sofrasında bir şeyi beğenmemesinin sonucu ‘iğrenç’ diyerek tükürmesi. Ama yemek daha masaya gelmeden önce, ufak bir parçasını tattırabilirsiniz” diyor.
Porsiyon boyutlarını kontrol edin
Gıda etiketleri yiyeceklerin besin değerleri hakkında bilgi veriyor ama okulların yakınındaki fast-food restoranlarında bu bilgiler her zaman mevcut değil. Küçük işletmeler de besin değerlerini göstermek konusunda gönülsüz olabilir.
Whittaker ebeveynlerin ve çocukların porsiyon büyüklüğünün neye benzediğini öğrenmesini öneriyor:
“Doğru yaşa uygun porsiyon büyüklüğünü belirleyin. Aksi takdirde televizyonun önünde oturup farkında olmadan iki veya üç porsiyon cips yiyebilirsiniz.
Daha bilinçli beslenme alışkanlıkları edinmemiz gerekiyor. Böylece ne yediğinizin ve ne kadar yediğinizin bilincinde olursunuz.”
Paket servis yemeklerini evde yapın
Siz veya çocuğunuz paket servis yemeklerini seviyorsanız evde yapmayı deneyin. Kendinize şu soruyu sorun: Bunları nasıl değiştirebilirim? Yağ, doymuş yağ, tuz ve şeker miktarını azaltmak için ne yapabilirim?
Çocuğunuzla yemek yapın
Çocukları sizinle birlikte yemek yapmaya teşvik edin.
Dr. Wilkinson “İçine ne koyduğunuzu görürlerse daha çok güvenirler. Kendi elleriyle yaparlarsa daha fazla ilgi gösterirler ve denemek isterler” diyor.
Okul yönetimiyle konuşun
Okul dönüşü çocuğunuzun çantasını açıp hazırladığınız sağlıklı öğle yemeğinin hala durduğunu, yanındaysa boş cips paketleri, çikolata ve şeker ambalajları olduğunu gördüğünüzde bu abur cuburları nereden bulduğunu sorgulayın.
Whittaker okulla iletişime geçmenizi öneriyor: “Öğretmene ya da okul yönetimine gidin. Bu yiyeceklerin nereden geldiğini sorun. Kaynağı sınıftaki başka bir çocuk olabilir mi?”
Evden tok çıksın
Çocuğunuza dışarı çıkmadan önce mutlaka bir şeyler yedirin. Tost veya ev-okul yolunda meyve gibi basit bir öğün çocuğunuzun cazip yiyeceklere kapılmasını önleyebilir.
Herkesi sürece dahil edin
Beslenme ve yemek pişirme konusunda ebeveynlerin rol model olması önemlidi. Çocuklarla etkileşimde bulunan diğer aile üyeleri de bu konuda destek verebilir.
Kendinize biraz zaman ayırın
Elinizden gelen her şeyi yapsanız bile bu süreç çok zor olabilir. Önemli olan derin bir nefes almak, pes etmemek ve aynı durumda birçok insan olduğunu kabul etmek.
Dr. Wilkinson şöyle diyor: “Kendinizi suçlamayın, çünkü bu inanılmaz derecede zor. Bununla başa çıkmakta herkes zorlanıyor, toplumun tamamı zorlanıyor.”