Ayrılıkçı terör örgütü PKK'nın üst kurumu KCK'nın Yürütme Konseyi Meclis komisyonunun hazırladığı rapora ilişkin açıklama yaptı: “Biz silahlı mücadeleyi bıraktık, Meclis önce siyasete girmemiz için gereken yasaları çıkartsın."
Ayrılıkçı terör örgütü PKK ve onun Suriye’deki kolu YPG ile İran’daki kolu PJAK gibi pek çok örgütün üstündeki şemsiye niteliğindeki örgüt olan ve KCK adını taşıyan örgüt, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan “Demokrasi ve Kardeşlik Komisyonu”nun geçen hafta üzerinde uzlaşmaya varılan çözüm raporunu beğenmedi.
Türkiye aslında KCK ile PKK’nın aynı örgüt olduğunu düşünüyor ve ona bu muameleyi yapıyor. PKK daha önceki aylarda kurucusu Abdullah Öcalan’ın talimatı üzerine kongresini toplayıp kendini fes ettiğini açıklamıştı ama benzeri bir açıklama KCK’dan gelmemişti. Bir grup PKK’lı daha önce sembolik olarak silahlarını ateşte yakarak örgütün silahlarını bırakmakta olduğunu da ilan etmişti.
Ancak dün bir yazılı açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Mecliste kurulan süreç komisyonunun hazırladığı ortak raporu eleştirdi. Açıklamada “Aylar süren çalışmadan sonra açıklanan komisyon raporu çok temel yanlış ve eksiklikler içermektedir. Raporun içeriği bu temel yanlış ve eksiklikler nedeniyle sakatlanmıştır” denildi. Süreçte PKK’nın “üzerine düşeni yaptığı”, devletin yasal ve hukuki düzenlemeler konusunda adım atması gerektiği belirtilen açıklama “Silahları bırakın eve dönün demek onur kırıcı bir yaklaşımdır. Silahlar bırakılacak ama ondan sonra ne olacaktır?” ifadelerine yer verildi.
ANF’nin aktardığına göre KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı silah bırakma sürecinin ardından gündeme gelen af ve eve dönüş çağrılarına da değindi, “Sorunu yaratan etkenler ortadan kalkmadan silahları bırakın gelin demenin bir anlamı yoktur. Eğer özgürce demokratik siyaset yapmaya bir çağrı varsa komisyon raporunda dile getirilen yasalardaki değişikliklerin gecikmeden yerine getirilmesi önemli olmaktadır. Bizler partiyi feshettik, silahlı mücadeleyi bıraktık, bunun gereklerini yerine getirdik. Şimdi de devletin bu süreci ilerletecek siyasi ve hukuki gereklilikleri yerine getirmesi gerekmektedir” ifadeleri yer aldı.