Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Nasuh Utku Doğan 10 kadından birinde görülen ve "çikolata kisti" denen "endometriozis"in nefes darlığı, böbrek yetmezliği gibi sağlık sorunlarına yol açabildiğini söyledi.
Minimal İnvaziv Jinekoloji Derneği Sekreteri Doğan AA muhabirine çikolata kistinden dünyada 200 milyon kadının etkilendiğini belirtti.
Her yıl mart ayını çeşitli etkinliklerle “Endometriozis Farkındalık Ayı” olarak kutladıklarını anlatan Doğan “İlk 1993’te Amerika’da, 2014’ten itibaren ise Türkiye’nin yanı sıra 60 ülkede kutlanıyor. Farkındalığı artırmak için çeşitli programlar düzenleyip sarı kurdele takıyoruz.” dedi.
Doğan çalışamayacak kadar ağrı çeken ve ağrı kesici kullanmalarına rağmen şikayetleri azalmayan kadınlarda çikolata kistinin görülebileceğine dikkati çekerek benzer durumlarda deneyimli hekime muayene olma tavsiyesinde bulundu.
Toplumda kadınların bu hastalıktan dolayı damgalandıklarını dile getiren Doğan “Maalesef toplumda bu hastalık konusunda farkındalık az. Her ay adet dönemlerinde kadınlar şiddetli ağrı çektiğinde toplum bunun normal olduğunu söylüyor, kadınlarda baskı oluyor. Bu tür durumlarda hastalar kendilerini saklıyor. Farkındalığı artırırsak iş gücü kaybı da olmayacak, bu hastalar daha fazla topluma katılacak.” diye konuştu.
Doğan çikolata kisti hastalarında bulantı, istifra, bele ve bacağa vuran ağrılar gibi semptomların görüldüğünü, beraberinde duygu durum değişikliklerinin yaşanabildiğini ifade etti.
“Diyaframı tuttuğunda nefes darlığı çekiyor”
Hastalığı ilk evrede teşhisi konduğunda ağrı kesici ilaçlarla tedavi edebildiklerine dikkati çeken Doğan şöyle konuştu:
“Fark edilmediği takdirde bu hastalık organlara yerleşebiliyor, sadece yumurtalıkta olan bir hastalık gibi düşünmemek gerekiyor. Yanındaki komşu organlara, bağırsaklar, üreterler, idrar yollarına girebiliyor. Yüzde 2-3 hastada böbrek kaybı oluşuyor. Hastanın hiç farkında olmadan ufak tefek ağrısı var ama doktora başvurduğunda yüzde 80-90 böbrek kayıpları hatta diyalize mahkum olacak şekilde böbrek problemleri ortaya çıkabiliyor. Çok ilginç vakalar da var. Hastanın gözyaşı kanallarında hemolakri (kanlı gözyaşı) varsa her ay kanlı gözyaşı döküyor. Diyaframı tuttuğunda aylık ciddi sıkıntılar yaşıyor, nefes darlığı çekiyor.”
Erken tanı için farkındalığın önemine işaret eden Doğan ciddi ağrı nedeniyle iş gücü kaybı yaşayan kadınların doğru merkezlere yönlendirilmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
Ağrısız yaşamın mümkün olduğunu vurgulayan Doğan “Bu hastalar kadın doğumla başlıyor, genel cerrahi, üroloji, göğüs ve diğer bölümlerle devam ediyor. Altta yatan sebep saptanmadığında en son psikiyatriye gidiyor. ‘Bu ağrı psikolojiktir.’ denerek hastalığın ilerlemesine sebep olunabiliyor.” diye konuştu.
Bu nedenle ilk basamağın çok önemli olduğuna işaret eden Doğan doğru hekimlere, cerrahlara başvurmak gerektiğini, bu alanda başarılı merkezlerin bulunduğunu ve Akdeniz Üniversitesinin de bu konuda çok tecrübeli olduğunu söyledi.
“Endometriozis”in kısırlığa da yol açabildiğine dikkati çeken Doğan, ağrı kesici ve hormonal tedavilerin yanı sıra organ tutulumu olan hastalarda kapalı cerrahi operasyonlar gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.