Trump, Küba'yı 'ele geçirme' ihtimalini gündeme getirdi: ''İnanıyorum ki Küba'yı ele geçirme onuru benim olacak.''
ABD Başkanı Donald Trump, Küba’yı ‘ele geçirme’ ihtimalini gündeme getirdi: ”İnanıyorum ki Küba’yı ele geçirme onuru benim olacak.”
Beyaz Saray’da pazartesi gazetecilere konuşan 79 yaşındaki ABD başkanı, ”Küba’yı ele geçirmek… İster özgürleştiririm, ister ele geçiririm. Onunla istediğim her şeyi yapabilirim diye düşünüyorum. Zayıf düşmüş haldeler” dedi.
Küba petrol ihtiyacının yaklaşık yarısını Venezuela’dan karşılıyordu. Fakat Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun 3 Ocak’ta ABD’ye zorla götürülmesinin ardından sevkiyatlar kesildi.
Dahası Trump, 30 Ocak’ta, Küba’ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzaladı. Dolayısıyla ABD yaklaşık üç aydır Küba’nın dışarıdan petrol temin etmesini engelliyor.
Beyaz Saray, kararnamenin Küba’nın ‘zararlı eylem ve politikalarına’ karşı ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savundu.
The New York Times’ın haberine göre Trump yönetimi, rejimi değiştirmek istemese de, Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’i görevden uzaklaştırmayı hedefliyor.
ABD ambargosu
Diaz-Canel geçen hafta enerji üretimindeki sıkıntıların iletişim, eğitim ve ulaşım sektörlerini etkilediğini belirtmiş, on binlerce kişinin ameliyatının enerji sorunu nedeniyle ertelendiğini söylemişti.
Pek çok havayolu şirketi de yakıt sıkıntısı sebebiyle uçuşlarını iptal etti. Hafta sonuysa elektrik kesintilerine tepki gösteren bir grup, Küba Komünist Partisi’nin yerel merkezini basmıştı.
Trump’ın sözleri, Kübalı yetkililerin ülkenin ABD dahil olmak üzere yabancı yatırımlara kapı açacağını duyurmayı planladığı güne denk geldi.
Pazartesi sabah NBC News’la Küba Başbakan Yardımcısı Oscar Pérez-Oliva Fraga, “Küba, ABD’li şirketlerle ticari ilişkileri geliştirmeye hazır” dedi. Ama ayrıntı vermedi.
Küba onlarca yıldır ABD ablukasında. Yaptırımlar ülke ekonomisinde yıkıcı etkiler yarattı. 1962 Küba Füze Krizi, ABD–Küba ilişkilerinin en gerilimli anlarından biri sayılıyor ve iki ülkenin doğrudan bir askeri çatışmaya en çok yaklaştığı dönem kabul ediliyor.