Türkiye’nin yaşlı nüfusu 98 ülkeninkinden yüksek

Türkiye 9 milyon 583 bin 59 kişilik yaşlı nüfusuyla Danimarka, İsviçre, Sırbistan ve Yeni Zelanda'nın da aralarında bulunduğu 98 ülkenin toplam nüfusunu geçti. 

Popüler 19 Mart 2026

AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye göre Türkiye’deki yaşlı nüfus (65 ve daha yukarı yaş) birçok ülke nüfusunu geride bırakıyor.

Geçen yıl itibarıyla 8 milyar 231 milyon 613 bin olan dünya nüfusunun yüzde 10,4’ünü yaşlı nüfus oluşturdu. Aynı dönemde 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak tespit edilen Türkiye nüfusunun ise yüzde 11,1’ini oluşturan 9 milyon 583 bin 59 kişinin yaşlı olduğu belirlendi.

Türkiye’deki yaşlı bireylerin sayısı Danimarka, Ermenistan, İrlanda, İsrail, İsviçre, İzlanda, Sırbistan ve Yeni Zelanda’nın da aralarında olduğu 98 ülkenin nüfusunu geride bıraktı.

Geçen yıl yaşlı nüfusta ilk sırayı 211 milyon 160 bin 198 kişiyle Çin alırken bu ülkeyi 107 milyon 983 bin 87 kişiyle Hindistan ve 63 milyon 854 bin 384 kişiyle ABD izledi.

Yaşlı nüfusun en yoğun olduğu ülke Monaco

Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36’yla Monaco oldu. Monaco’nun 38 bin 341 kişilik nüfusunun 13 bin 807’sini yaşlılar oluşturdu. Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı bakımından bu ülkeyi yüzde 30’la Japonya, yüzde 25,1’le İtalya, yüzde 24,9’la Portekiz ve yüzde 24,4’le Yunanistan takip etti.

Yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı en düşük ülkeler ise yüzde 1,7’le Katar, yüzde 1,8’le Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 2’yle Zambiya, yüzde 2,1’le Çad ve Sudan, yüzde 2,2’yle Orta Afrika Cumhuriyeti oldu.

“Gümüş ekonomi”yi büyümeye katkı sağlayan alan olarak planlıyorlar

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Eryurt AA muhabirine yaşlı nüfus oranının giderek arttığını ve bu artışa sebep olan birçok dinamik olduğunu söyledi.

Gelecekte yaşlı nüfusun daha da artmasının beklendiğini belirten Eryurt “Türkiye’de şu anda her 10 kişiden biri 65 yaş üstü. Burada özellikle gelişen sağlık sisteminin etkisi yadsınamaz ölçüde çok, ancak Türkiye’nin yaşlanma süreci Avrupa ülkelerinden çok daha hızlı ilerliyor” dedi.

Eryurt yaşlı nüfusun artışından en fazla etkilenecek alanların başında sağlık ve sosyal güvenlik sistemlerinin geldiğine dikkati çekerek bu nüfusun artmasına paralel olarak bakım ihtiyacı ve sağlık harcamalarının arttığını bildirdi.

Sosyal güvenlik açısından uzun emeklilik süresinin ve azalan prim ödeyen çalışan sayısının da finansal sürdürülebilirlik sorununu gündeme getirdiğine işaret eden Eryurt şu değerlendirmede bulundu:

“Deneyimli iş gücünün çalışmaya devam etmesi beceri güncelleme politikaları iyi uygulandığı ve yaşa uygun esnek çalışma politikaları geliştirildiği takdirde avantaj olabilir. Yaşlı bireylerin ihtiyaçlarına, tüketim alışkanlıklarına, yaşam tarzlarına yönelik ürünleri ve hizmetleri içeren yeni bir sektör ortaya çıkıyor, buna ‘gümüş ekonomi’ diyorlar. Adını yaşlıların saç renginden alıyor. Artık ülkeler gümüş ekonomiyi, büyümeye katkı sağlayan bir alan olarak da planlıyorlar.”

Eryurt öte yandan, esnek ve yarı zamanlı çalışma modelleriyle yaşlı bireylerin deneyimlerini aktarmalarının teşvik edilmesi gerektiğini dile getirerek yaşlılık ve bilgelik kavramlarının tekrar birlikte telaffuz edilmesiyle gönüllülük ve mentörlük projeleriyle yaşlıların genç kuşaklara bilgi aktarımının desteklenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.