Fatih Altaylı anketleri yazdı

Herkes merak ediyor, anketlerde kim önde? Bazı şirketlere göre Ak Parti, bazı şirketlere göre CHP önde. SONAR Araştırmanın Genel Müdürü Hakan Bayrakçı, "İnsanlar tercihlerini söylemeye korkuyor, muhalefetin oyu görünenden 3 puan daha fazla" diyor.

Gündem 19 Mart 2026

Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

SONAR Araştırma’nın başkanı, sevgili Hakan Bayrakçı ameliyatın ardından “Geçmiş olsun” diye arayınca, biraz da sohbet ettik. Haliyle laf son günlerde yayınlanan araştırmaların oldukça farklılık gösteren sonuçlarına geldi.

AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen Optimar ve Genar’ın araştırmalarında AK Parti CHP’nin önünde görünüyordu.

2023 seçim sonuçlarını en yakın tahmin eden iki şirketten biri olan Betimar’a göre de AK Parti öndeydi.

Ancak diğer tüm anketler CHP’yi önde gösteriyordu.

Bu üç firmadan ilk ikisinin anket sonuçlarındaki bir başka ortak yön, İYİ Parti’nin her üçünde de 8 civarında bir oya sahip olduğuydu. Betimar’da ise İYİ Parti 6 civarında görünüyordu ama başka hiçbir ankette görünmeyen DEVA Partisi yüzde 4,5 oy alıyordu.

Hakan Bayrakçı’ya bu durumu sordum.

“Sizin anketler ne gösteriyor, AK Parti gerçekten CHP’nin önüne geçti mi tekrar? Anketler arasında bu kadar farklı sonuçlar normal mi?” dedim.

Bunu Bayrakçı’ya sormamanın nedeni, son iki seçimde seçim sonuçlarını en doğru tahmin eden iki anket firmasından birinin patronu olmasıydı.

Gerek 2023 genel seçimlerini gerekse 2024 yerel seçimlerini en yakın tahmin edendi.

“Fatih Beyciğim, kimsenin anketine iyidir, kötüdür, yanlıştır, doğrudur diyecek halim yok. Mutlaka öyle bir sonuç elde etmişlerdir ve yayınlamışlardır. Ben son anketimi Şubat ayında yaptırdım, 1 ay olmadı. Bizim sonuçlarda CHP, AK Parti’nin 3,5 puan önünde görünüyor. Bayramdan sonra yeni anket için sahaya çıkıyoruz. İran-İsrail savaşı nasıl bir etki yapmış, bir değişim olmuş mu hepsini göreceğiz. Açıkçası ben büyük bir değişim olduğunu zannetmiyorum ama görmeden söyleyemeyiz” dedi.

“Peki anketlere güvenebiliyor muyuz?” diye sordum.

Yanıtı çok ilginçti:

“Fatih Bey 40 yıldır bu işi yapıyorum. Bizim belli yöntemlerimiz vardır. Her ankette kararsızlar çıkar. Fikrini söylemek istemeyen ya da gerçekten kararsız olan. Bunlar bazen yüzde 20 hatta 25’i bulur. Biz de bunu oy oranlarına göre partilere ekleriz. Ama son anketlerimizde kararsızların oranı yüzde 30’un üzerinde. Yer yer yüzde 32, yüzde 34 oluyor. Şimdi bunu paylaştırıyoruz. Ben başka sorularla destekleniyor bile olsa bu kadar yüksek oranda bir kararsızı doğru paylaştırmanın zor olduğunu söylüyorum.”

Bunu çok anlamıyorum.

“Ne anlamda?” diye soruyorum.

“Anlamı şu. Ankete katılan seçmen yanıt vermeye çekiniyor. Gerçek fikrini söylemiyor. Ben bu yüzden muhalefetin en az 3-4 puanının anketlere yansımadığını düşünüyorum. Tecrübem bana bunu anlatıyor. Muhalefetin oyu en az 3 puan daha düşük görünüyor.”

“Yani CHP’nin oyu 3 puan daha mı yüksek görünenden?”

“CHP mi, İYİ Parti mi, Yeniden Refah mı, Zafer mi, Anahtar mı bilemeyiz. Büyük pay elbette CHP’nindir mantık olarak ama genel olarak iktidar bloğu olduğundan daha yüksek görünüyor diye düşünüyorum” dedi.

Önümüzdeki hafta başlayacağı anket sonuçlarını da paylaşma sözü verdi.

Geçmiş zaman olur ki!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Adalet Bakanı Akın Gürlek arasındaki “tapu savaşı” sürüyor.

Özel “12 tapudan ve satılmış 4 başka gayrimenkulden” söz ediyor.

Akın Gürlek yalanlıyor, “12 değil, 4 gayrimenkulüm var. Değerleri de o kadar değil” diyor.

Özel gayrimenkul alım sözleşmelerini açıklıyor, “Pasif olanları da göstersene” diye zorluyor. Pasif olan dediği satılmış olanlar.

Sonuçta konu mahkemeye gideceği için gerçek ortaya çıkar.

Tabii mahkeme tapu kayıtlarını Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nden talep eder mi etmez mi bilmiyoruz.

Her iki tarafın taraftarları açısından gerçeğin hiçbir önemi olmadığını da görüyoruz.

Açık söylemek gerekirse bu durum pek çok kişide “İddialar doğru ise de bir şey olmaz, doğru değilse de bir şey olmaz” hissiyatı uyandırıyor.

Zaten son 40 senede bu tür iddiaların hiçbir somut sonucu olmadı.

Ama gençlerin hatırlamadığı bir olayı anlatarak “eski Türkiye’de” bu konularda neler olmuş genç kuşaklara hatırlatayım.

Türkiye’de rüşvet ve yolsuzluk konularında eski Başbakan ve eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın “Benim memurum işini bilir” cümlesinin bir milat olduğu söylenir hep.

Özal bu cümlesi ile rüşveti meşrulaştırmakla itham edilir.

Doğrudur da ama yine de Özal’ın hakkını Özal’a vermek gerekir.

Türkiye’de benim hatırladığım son “rüşvet ve irtikap nedeniyle mahkum edilen siyasetçi” Özal döneminde mahkum edilen İsmail Özdağlar’dır.

İsmail Özdağlar, Özal’ın prenslerinden biri olarak ANAP’ın kurucusu sıfatıyla siyasete girdi. Ankara Fen Lisesi’ni ve ODTÜ Makine Mühendisliği bölümlerini birincilikle bitirmiş, Indiana ve Michigan üniversitelerinde yüksek lisans yapmıştı.

Özal kabinesinde devlet bakanı oldu.

Ve skandal 1985 yılında patladı.

ANAP’lı bir diğer prens, Adnan Kahveci, İsmail Özdağlar’ın bir denizcilik firmasından rüşvet aldığını Özal’a söyledi.

Özal kanıt istedi.

Adnan Kahveci, küçük bir kasetli kayıt cihazı ile Özdağlar’ın pazarlığını kaydetti.

Özdağlar, UM Denizcilik’in patronu Uğur Mengenecioğlu’nun tankerlerine navlun bulmak karşılığında 18 milyon TL rüşvet alıyordu.

UM Denizcilik, Türkiye’nin ilk özel sektör dev tanker filosunu kurmuştu ama İran-Irak Savaşı nedeniyle zorlanıyordu ve Türkiye’nin petrolünü taşımak için Özdağlar’la rüşvet pazarlığı yapıyordu.

Bu arada Uğur Mengenecioğlu, Erdal İnönü’nün de bacanağıydı.

Sonuç olarak İsmail Özdağlar TBMM kararı ile Yüce Divan’a yollandı.

Yüce Divan’daki yargılaması sonucunda rüşvetten değil ama görevi kötüye kullanmaktan suçlu bulundu, 2 yıl hapse mahkum edildi.

Benim hatırladığım Yüce Divan’da mahkum edilen son kişi işte bu İsmail Özdağlar’dır.

Aldığı söylenen 18 milyon TL, o gün için de büyük bir para değildi. O günkü kurdan yaklaşık 35-40 bin dolar civarında bir paraydı.

Bir daha da kimse Yüce Divan’da mahkum edilmedi.

Çarşamba mitingleri bitiyor

Önceki gün CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile konuştuk.

Biliyorsunuz, ben bu denli yoğun mitinglerin bir süre sonra sıkıcı hale geleceğini ve etkisini yitireceğini düşünüyordum.

Özgür Özel ise illerden talep olduğunu ve il örgütlerinin isteğini kıramayacaklarını söylüyordu.

Zannederim dün yapılan ve Galatasaray’ın maçına denk gelmesine rağmen oldukça kalabalık olan Saraçhane Mitingi ile Çarşamba günleri yapılan “İstanbul İlçe Mitingleri” sona erdi.

“İl mitinglerini ise sürdüreceğiz. Talep olduğu sürece bundan vazgeçemem” dedi.

Tüm illere bir kez gitmeden durmayacak Özgür Özel.

Sonrasında bir ara verilip, ardından seçim mitingleri başlayacak.

Ancak yavaş yavaş mitinglerin konsepti, içeriği değişecek ve yaz ayları ile birlikte CHP “yapacaklarını” anlatmaya başlayacak.

Hükümet programını halka sunacak.

THY ve fiyat

THY yöneticilerinin aldığı maaşlardan söz edince, pek çok kişi arayıp “Acaba bu maaşları ödeyebilmek için mi fahiş fiyat uyguluyorlar” diye serzenişte bulundu.

Haklılar.

Türk Hava Yolları Türk vatandaşları için dünyanın en pahalı hava yolu şirketi, en pahalı biletleri satıyor.

Bir arkadaşım İstanbul – Edremit biletini yollamış.

12 bin TL.

35 dakikalık uçuş.

Daha ucuza Almanya bileti var.

Uzun uçuşlarda da durum farklı değil.

İstanbul-New York uçuşunda THY Lufthansa’dan, Katar Havayolları’ndan, Emirates’den bile daha pahalı.

Az buz değil yer yer yüzde 30’a varan oranda daha pahalı.

Üstelik bu pahalılık sadece Türk vatandaşlarına, daha doğrusu sadece Türkiye çıkışlı uçuşlarda.

Afrika’da ya da Asya’da bir yerden çıkıyorsanız THY pahalı değil.

Moskova-New York bileti İstanbul-New York biletinden daha ucuz mesela.

İşin kötüsü, THY belirleyici unsur olduğu için THY fiyatı yüksek tutunca “sözde ucuz” havayolları mesela Pegasus da THY’yi baz alıyor ve o da THY’den bir tık ucuz belirliyor fiyatını.

Tamam iyi havayolu, tamam servis kalitesi güzel, uçakları iyi.

Ama vatandaşına bu kadar pahalı bilet satmak.

Hiç ama hiç makul değil.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Doğru tercihlerin zorlu sonuçlarına katlanabildiğimiz zaman.

***

Fatih Altaylı’nın bu yazısı önce yazarın kendi web sitesinde yayınlandı.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.