Bahçeli ‘süreç’in hukuki düzenlemesi için teminat verdi: ‘Adım adım yerine getirilecektir’

MHP Lideri Bahçeli partisinin grup toplantısında "Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında ihtiyaç duyulan ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir" dedi. 

Gündem 24 Mart 2026

 

MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında ihtiyaç duyulan ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir.Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek iyi niyetle ters düşecek vehimleri teşvik edecek kırılganlıkları arttıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır” dedi.

Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin Grup Toplantısı’nda şöyle konuştu:

“1. ve 2. Dünya Savaşları öncesinde yoğunlaşan tahliye vanaları kapalı duran jeopolitik sıkışmanın ve zora dayalı sertleşmenin devamlı tırmandığı siyasi, askeri ve ekonomik basıncın aynısı belki daha fazlası bugün müşahede edilmektedir.

İran’ın dini liderliğinin, liderlerinin devlet ve hayatında sivrilmiş üst düzey isimlerin nokta operasyonlarla hedef alınması husumeti genişletmekle kalmayıp uzun seneler boyunca sürecek ihtilaf ve cepheleşmeleri de derinleştirmektedir.

28 Şubat’tan bu yana İran İslam Cumhuriyeti’nin kolay lokma olmadığı anlaşılmıştır. Rejim ve devlet yönetimi etrafında kenetlenen tek yürek halinde birleşen İran halkı saldırılara karşı adeta etten duvar örmüştür.

Sınırlarımızın diğer yakasında süregelen savaş göstermiştir ki bir halkı, bir milleti içten çözmeden hiçbir muasım gücün başarı şansı yoktur.

İşte bu yüzden terörsüz hedefimizin hem Allah’ın bir lütfu hem de aziz Türk milletinin tarih, kültür ve egemenlik sancağındaki muazzez ve müessir iradesinin hikmetli aklı olduğu belgelenmiş, hamdolsun teyit edilmiştir.

Terörsüz Türkiye hedefimize dudak bükenler şimdi köşe bucak saklanmaktadır. Terörsüz Türkiye terörsüz bölge çağrımıza şaşı bakanlar olmadık suçlamalarda bulunanlar üstelik milletsiz ve milliyetçi milliyetçilik anlayışına yaslanarak olmayan dağı delip bulunmayan suyu akıtanlar haklılığımızın berraklaşmasıyla kamyon farı görmüş tavşan gibi dona kalmışlardır.

Biz yine de onların donup kalmalarını değil Türk ve Türkiye yüzyılı yürüyüşümüze omuz vermelerini istiyor, buna davet ediyoruz. Biz yine de onların huzurlu, güvenli, istikrarlı, ekonomik refaha ulaşmış diplomaside çağını yaşayan, güçlenen ve gürbüzleşen Türkiye için harekete geçmelerini bekliyoruz. Terörsüz Türkiye ateşin göbeğine düşen coğrafyalar ve komşu devletler karşısında ülkemin her köşesinde milli yürekleri sulayan zemzem suyudur. Terörsüz Türkiye Türk ile Kürt’ün ebedi kardeşlik baharı ortak kader ve keder paydasında yek vücut olma halinin sudur etmesidir. Kukla ile kuklacı aynı maldır. Birinin tiyneti ötekinin suretidir.

Biz kuklaları ve kuklacıları aramızdan söküp çıkarıyoruz. Dilimiz birdir. Kıyamete kadar var olacak kardeşliğin dilidir. Dinimiz birdir. İtikat ve imanımızın müşterek dairesinde birliğin ilahi meşalesidir. Vatanımız birdir. Acımız birdir. Amacımız birdir. Atimiz birdir. Mazimiz birdir. Türk ile Kürt bozulmayacak kardeşliğin nişanesidir.

Hep birlikte Türk milletiyiz. Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’yiz. Coğrafyalar coğrafyalar geçirirken jeopolitik fırtına devleşmişken savaş ve çatışmalar dönemi hızla tetiklenmişken bize başkasından fayda yok diyeceğiz. Onun bunun şeytan planlarına aldırış etmeyeceğiz. Bozguncuları güldürmeyeceğiz. Birlikte ve beraberce bayrağımızı asla indirtmeyeceğiz. Kimlik siyasetinin sonu yoktur. Etnik ve mezhep temelli kamplaşmanın kazananı yoktur. Ancak her şeyden önce Türkiye demenin beka düzeyinde önceliği vardır ve olacaktır

Terörsüz Türkiye hedefimiz kapsamında ihtiyaç duyulan ilgili komisyonun hazırladığı rapora binaen demokratik hukuki düzenlemeler adım adım yerine getirilecektir.

Bu süreçte yanlış anlamalara meydan verecek iyi niyetle ters düşecek vehimleri teşvik edecek kırılganlıkları arttıracak sancılı açıklamalardan özenle kaçınmak esas olmalıdır.

10 yıllar boyunca milletimizin ve ülkemizin önünü kapatmış pek çok ağır tahribata kaybı ve kabarık faturaya yol açmış terör musibetinin tamamıyla sonlandırılmasıyla Türk milleti ortak paydasında buluşmuş her insanımız kazançlı çıkacaktır.

Süreci boğmanın aceleye getirmenin tartışmaları alevlendirmenin alemi yoktur. Yola çıktık. İnşallah varacağız. Hedef koyduk. İnşallah ulaşacağız. Terörsüz Türkiye dedik. Allah’ın izniyle ve muhakkak surette başaracağız. Terörsüz Türkiye koynunda haç taşıyanlara karşı hilalin duruşudur.

Terörsüz Türkiye haramı geçim kapısı yapanlara karşı helalin şuurudur. Terörsüz Türkiye batıla hizmet edenlere karşı hakkın teslim olmaz ruhudur. Merhum hocamız Profesör Doktor Nurettin Topçu bakınız ne demişti?

Menfaat yaşamak ahlak yaşatmak ister. Bu ikisi bir arada asla bulunamaz. Menfaatine düşkün olan millete yabancıdır. Biz siyasi menfaatlerimizi değil vatan ve millet onurunun yarınlarını düşünüyoruz. Bunu da sonuna kadar devam edeceğiz. 1954 yılında elim bir Uçak kazasında hayatını kaybeden fikriyatımızın büyük isimlerinden merhum Remzi Oğuz Arık hocamız demişti ki: Vatan alelade bir toprak parçası değildir. Hakiki kimliğini üstünde yaşayan insanlardan onların eserlerinden alır. Müşterek tarih toplumları millet yapar.

Yaşanan acı, tatlı hatıralar bir potada eriyip dökülerek coğrafyayı vatan yapar. Toprak çiğnene çiğnene vatan olur. Coğrafyamız her yandan o kadar düşmanla rakiple sarılmıştır ki felaketler arasında durmadan bilendik. Bir toprağın coğrafyadan vatana yükselişi kaç milyon faciaya, acıya, hatıraya mal olmuştur? Çocuğun doğarken kaç kere anasını öldürüp öldürüp dirilttiği gibi coğrafyada vatan olurken üstündeki milleti öldürüp öldürüp diriltir. Muhatap olduğumuz her müşkülat katlandığımız her müessif olay daha huzurlu ve daha güvenli bir Türkiye’nin geleceğin kefaletidir.

Türk milleti kesin hükmünü Malazgirt’te vermiş ayak bastığı toprakların ruhuna vatan sedasını can pahasına üflemiştir. Bu emaneti Türküyle, Kürtüyle velhasıl büyük bir millet müktesebatıyla istikbale taşımak milli görevimizdir.

Bunu da istiklalimizin onuruyla gerçekleştirmek yegane seçenektir. İnanıyorum ki bayramın ardından dört başı mamur reformlar aşama aşama hayata geçecektir. Ucuz hesaplara tevessül etmeden cılız anlaşmazlıklardan çıkar devşirmeden basit yargıların peşine takılmadan mahşeri vicdanın beklentisine müzahir yasal ve demokratik adımlar sırasıyla atılacaktır.

Türkiyemizin yeni yüzyılda kronikleşmiş ve kökleşmiş sorunlarından kurtarılması gerçek vatanseverliktir. gerçekçi milletseverlik ve milliyetçiliktir. Türk ile Kürt ancak beraber kanca beraberdir. Birliğin olduğu yerde dirlik vardır. Esenlik vardır. Gelişmişlik vardır. Kuvvet vardır, kudret vardır. Ölmüşlere rahmet, yaşayanlara ise selamet vardır. Tevazu ve teenni ile yol alacağız. Dayanışma ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Konuşarak, dinleyerek, işbirliği kanallarını işleterek, sağduyuyla hareket ederek empati ile ilerleyerek temkinli iyimserliği de elden bırakmaya bırakmayarak devletin ve milletin tartışılmaz, tartılamaz haklarını hep birlikte koruyup kollayacağız.

Türkiyemiz bölgesinde ve dünyada her alanda örnek gösterilecektir. İstikrarımız, itibarımız, milli irademiz parmak ısırtacak. Türk milleti kardeşliğine ve kaderine ön şartsız sahip çıkacak. Terörsüz Türkiye belirli sürelerle süreli ve çekişmeli bir spor müsabakası değildir. Bu yüzden mağlup olan ve sahadan oyunu eğik çıkacak boynu eğik çıkacak taraflar da asla olmayacaktır. Terörsüz Türkiye doğaşlama nitelikli tuluat tiyatrosu da değildir. Özünde ve ağırlık merkezinde devlet aklı vardır. Millet ahlakı hakimdir.

Terörsüz Türkiye mevsimlik bir macera değildir. Zamanlar üstü bakış ve kavrayış özelliğiyle Türk milletinin topyekün barış ve kardeşlik sancağının altında toplanmasını esas almaktadır. Pek tabidir ki gayret bizden, tevfik Allah’tandır diyoruz. Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinde açık açık anlatılan ve aslında herkesin bildiği veya bilmesi gerektiği hakikat şunlardır.

Her kim ilmiyle övünüyorsa İblise bakmalıdır. Her kim mevkiyle övünüyorsa Firavundan ibret almalıdır. Her kim servetiyle övünüyorsa Karun’dan ders çıkarmalıdır. Her kim rütbesiyle övünüyorsa Firavunun veziri Haman’a kafa yormalıdır. Allah katında üstünlük şüphesiz takvadadır. Dahası galip olan yalnızca ve yalnızca Allah’tır.

Merhum Halk ozanımız Aşık Veysel’in şu sözü ne kadar da mühim ve müstesna mahiyetlidir. Diyor ki: Başkasının baharını çalanın bahçesi çiçek açmaz. Başkasının hakkına girenin mutluluk kapısı çalamaz. Başkasının güneşini kesenin üzerine güneş doğmaz. Hala anlamadınız mı? Kötü niyetle iyi murada varılamaz.

Milletimiz halis, mücadelemiz hasbi, çabamız haysiyetli ve huzur dolu bir geleceğin mimarısıdır. Siyasi ikbal için siyasi ikbal için Türkiye’nin istiklaline gölge düşürmeye azmetmiş zevatın çürümüş ve yozlaşmış siyasi ezberlerini çiğneye çiğneye sırat-ı müstakim üzere duruşumuzu bir hakkın koruyacağız.

PKK’nın kurucu önderliği ile aramızda kırmızı bir atlı olduğunu iddia eden müfterilerin bizzat büyük Türk milleti tarafından kırmızı kalemle üzerleri çizileceğine de mutlaka şahitlik edeceğiz. Zaman en büyük ilaçtır.

Sabır en güçlü silahtır. Çok şükür ilacımız da, silahımız da tamdır. Muhterem arkadaşlarım, Türkiye ABD- İsrail ortaklığının İran’ı hedef alan saldırıları karşısında barışçıl arayışlarını samimiyetle icra ve ifa etmektedir.

Memnuniyetle söylemeliyim ki Türk dış politikasının uygulayıcıları görevlerinde dikkatli ve ciddi temaslarında saygılı ve hazırlıklı sözlerinde cesur ve nazik düşüncelerinde olgun ve yapıcı eylemlerinde ısrarlı ve seviyelidir.

Cumhurbaşkanımız diplomatik temasları aralıksız sürmektedir. Dışişleri Bakanımız son derece dengeli ve şuurlu bir şekilde Türkiye’nin mesajlarını, hassasiyetlerini ve takip edilen seviyeli siyaseti muhataplarına anlatırken faal şekilde barış ve uzlaşma atmosferinin tecelli etmesi için çırpınmaktadır.

Fakat savaşan taraflar arasında kategorik ve kutuplaşmış bir ayrılık ve çok cepheli aykırılık söz konusudur. Tehdit vari konuşmaların bariyer kapakları tamamen kaldırılmıştır. Hürmüz Boğazı’nın açılması hususunda ABD Başkanı’nın 48 saat mühlet tanıması aksi halde çok sert karşılık verileceğini duyurması buna cevaben İran’ın eğer enerji altyapısının güvenliği ihlal edilirse bölgedeki körfez ülkeleri de dahil Amerika Birleşik Devletleri’ne ait tüm enerji, bilgi teknolojisi ve tuz arıtma tesislerinin hedef alınacağını ilan etmesi tehlikenin geldiği seviyeyi göstermesi bakımından kayda değerdir.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.