Altın fiyatlarındaki dalgalanma merkez bankalarının talebini yeniden öne çıkardı. Küresel belirsizlikler alımları artırırken Türkiye listenin üst sıralarında yer aldı.
Altın piyasasında son dönemde yaşanan sert dalgalanmalar yıllardır fiyatları yukarı taşıyan en önemli unsurlardan biri olan merkez bankası talebini yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Özellikle 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Rusya’nın yurt dışı varlıklarının dondurulması birçok ülkeyi rezervlerini güçlendirmek adına altına yöneltti.
Türkiye gazetesinin haberine göre küresel belirsizliklerin arttığı bu süreçte merkez bankaları rezerv çeşitlendirme stratejilerini hızlandırdı. Jeopolitik riskler ve finansal yaptırımların etkisiyle altın, güvenli liman olarak yeniden ön plana çıktı. Bu eğilim, son yıllarda altın fiyatlarının yükselişinde belirleyici rol oynadı.
Analiz platformu Visual Capitalist’in paylaştığı verilere göre pandemiyi de kapsayan 2020-2025 döneminde en çok altın alımı yapan ülkeler şu şekilde sıralandı:
Çin: 357,1 ton
Polonya: 314,6 ton
Türkiye: 251,8 ton
Hindistan: 245,3 ton
Brezilya: 105,1 ton
Azerbaycan: 83,6 ton
Japonya: 80,8 ton
Tayland: 80,6 ton
Macaristan: 78,5 ton
Singapur: 77,3 ton
Türkiye, 251,8 tonluk alımla listenin üçüncü sırasında yer aldı. Bu güçlü alım performansı altın fiyatlarındaki yükselişle birleşince Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın rezervlerine de olumlu katkı sağladı. Son verilere göre 13 Mart itibarıyla TCMB’nin altın rezervleri 134,14 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Küresel ölçekte sıkı para politikası beklentilerinin arttığı ve rezerv kullanımının öne çıktığı bu dönemde gözler yeniden merkez bankalarının stratejilerine çevrildi.