Tüm Otopark Entegratör Yatırımcı ve İşletmecileri Derneği (TODER) Başkanı Selami Balcı İstanbul'un otopark probleminin planlı ve yönetilebilir şekilde çözümü için "Otopark Kanun Tasarısı" hazırladıklarını söyledi.
TODER Başkanı Balcı AA muhabirine İstanbul’da 2026 itibarıyla trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısının 6 milyonu aştığını, her ay bu sayının daha da arttığını belirtti.
Kent genelinde otopark kapasitelerine yönelik kapsamlı çalışmanın en son 2014 yılında yapıldığını aktaran Balcı yol üstü ve katlı otopark kapasitelerinin o dönem yaklaşık 2 milyon 500 bin olduğunu, geçen 12 yılda talebin iki kattan fazla arttığını ancak otopark kapasitelerinin pek değişmediğini ifade etti.
Balcı, gün içi ortalamalarına bakıldığında söz konusu araçların 2 saat trafikte, 22 saat park yerinde bulunduğunu vurguladı.
Bu araçların çoğunun geçici olarak yol üstüne park edildiğini kaydeden Balcı, bu çözümün zaman içinde şehir hayatını etkilediğini, acil ulaşım yollarını engellediğini ve parklanma problemini beraberinde getirdiğini dile getirdi.
Balcı, parklanma sorunlarının sosyal hayatı da olumsuz etkilediğini vurgulayarak, “Biz kaldırımları yol kotuyla birleştirdik. Kaldırımları da artık park yerlerine eklemiş olduk. Kaldırımlar park yerlerine eklenince yayaların yürüme konforu bitmiş oldu. Yürüme konforu bittiği için yayalarımız ne yazık ki trafik içinde can tehlikesiyle karşı karşıya kalmış oldu.” diye konuştu.
Otopark arzının otopark talebiyle eş güdümlü artması gerektiğini ifade eden Balcı, talebin ancak planlayarak ve yöneterek karşılanabileceğini söyledi.
“Bir araç satın alınırken onun park yerini belgelemek durumundayız”
Balcı, İstanbul’da yol dışı otoparkların yarısının “fonksiyon otopark” olarak değerlendirilebileceğini belirterek, “Fonksiyon otoparkında ne yapacağız? Bu fonksiyon otoparklar, başta kamu binaları olmak üzere hastaneler, oteller, AVM otoparkları, bunun yanında yine ticarethaneler ve benzeri fonksiyon olarak üretilmiş konut otoparkları gibi yerlerde. Biz buraları paylaşıma açacağız ki bunların hepsi yönetilebilsin. Tüm bunları kim yapacak? Otopark yönetmeliğinde biz bunları İstanbul’da ilçe belediyeleri üzerinden yapmak durumundayız.” diye konuştu.
Kent genelinde 2014 yılında otopark ihtiyacı bulunmayan ilçelerin de bugün otoparka ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Balcı, şöyle konuştu:
“Dolayısıyla İstanbul’un 39 ilçesinin hepsinde gece konut bölgelerinde, gündüz ise iş yerleri bölgelerinde otopark ihtiyacı hat safhadadır. Şu soruyu sorabiliriz; ‘Park et, devam etlerle bu işi çözemez miyiz?’ ‘Park et, devam et’ ile otopark problemini geçici çözebiliriz. Kalıcı çözüm için yapmamız gereken bütün otopark alanlarını planlayacağız, bunları yönetir hale getireceğiz. Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman bazı ülkeler bunlara 1950’lerde geçmişler, bir araç satın alınırken onun park yerini belgelemek durumundayız. Buna biz ‘garaj tapusu’, ‘otopark kira sertifikası’, ‘parklanma izin belgesi’ diyebiliriz. Bunları yapmadığımız sürece otopark problemi katlanarak devam edecektir. Bu şekilde bunun da çözümü ne yazık ki her geçen gün zorlaşır hale gelmeye devam edecektir.”
“Otopark Kanun Tasarısı’nı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz”
Balcı, Türkiye’deki araç sahipliği oranının düşük, araç sahipliği hızının ise yüksek olduğunu aktararak, şöyle devam etti:
“Dünyadaki gelişmiş şehirlere baktığımız zaman araç sahipliği oranı 650 ila 700 arası. İstanbul’da bu oran kolay anlaşılması için söylüyorum 300’lerde. Yani 1000 kişiye 300 araba düşüyor. O zaman bu şu anlama geliyor. İstanbul, dünya şehirlerine baktığımız zaman onların yarısı gibi görünüyor ama artış hızına baktığımız zaman çok yakın bir zamanda bu sayı 600’e ulaşabilecek gibi geliyor. O zaman ne oluyor? İstanbul’da bu araç sayılarının ve araç park yerlerinin yönetimini o kadar acil yapmamız gerekiyor ki bunu bir kanun nezdinde alacağız, dünya örneklerine bakacağız.”
Bugün bir kişiye bir araç düşen şehirde bu problemin nasıl çözüldüğünün çok iyi şekilde analiz edilmesi gerektiğini vurgulayan Balcı, “Öyle şehirler var ki metrekareye insan sayısı İstanbul’dan daha fazla ama yol üstünde sıfır parklanma var. Bu şehirleri de göz önüne alarak bunun modellerini geliştirmemiz gerekiyor. İstanbul’da bu iş nasıl çözülür, kanun nasıl olmalı, yönetmelik nasıl olmalı? Bizim 15 yıllık çalışmalarımızda, dernek yönetimimizle yaptığımız çalışmalarımızda bunların hepsi hazır. Otopark Kanun Tasarısı’nı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz.”
Balcı, İstanbul’da okul ve hastane gibi 2 bin 500 kamu binası bulunduğunu anlatarak, “Buralarda biz 300 kapasiteli otopark alanını hayata geçirmiş olsaydık, bugün İstanbul’un otopark problemini çözmek için kamulaştırmaya dahi ihtiyacımız olmayacaktı. Bu bahsettiğim yerlerin hepsi mahallelerde ve benzeri yerlerde merkezi alanlar. İnsanların yürüme mesafesine çok yakın alanlar olarak karşımıza çıkıyor.” şeklinde konuştu.
Otoparkın hizmet sektörü olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Balcı, “Otopark yüzde 30 ekonomi, finans, yüzde 30 mimarlık ve mühendislik, diğer geri kalanı sosyoloji, psikoloji, otopark kültürü ve diğer meslekleri de içinde barındıran çok yönlü bir ekosistemdir.” dedi.
Balcı, otoparkların acil eylem planlarında kentlerin en önemli barınma yerlerinden olduğunu kaydetti.
Kentte gündüz dinamik, gece ise statik parklanma sorunu yaşandığını belirten Balcı dinamik otopark ihtiyacının en fazla olduğu ilçelerin Kadıköy, Beşiktaş, Beyoğlu, Şişli ve Fatih, statik otopark ihtiyacının en fazla olduğu ilçelerin ise Ümraniye, Bağcılar ve Esenler olduğunu söyledi.