Valinin oğlu, ‘Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum’ dedi

Gülistan Doku soruşturması kapsamında tutuklanan eski Tunceli Valisi Tuncey Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı. Sonel, Doku’yu tanımadığını, herhangi bir temasının bulunmadığını ve suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Babasının gözaltı süresi uzatıldı.

Gündem 19 Nisan 2026

Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in ifadesi ortaya çıktı.

Sonel’in medyaya sızan ifadesi şöyle:

“Gülistan Doku’yu şahsen tanımıyorum. Herhangi bir yerde herhangi bir surette görüşmedim, hiçbir şekilde iletişimim olmadı. Sadece kaybından sonra ben de herkes gibi basından duyduğum kadarıyla tanıdım.

Ben Gülistan Doku’nun sosyal medya hesaplarından veya verilerinden bir şey silmedim. Böyle bir şey mümkün değildir. Benim veya bir yakınımın bununla ilgisi yoktur. Doku’nun kaybolması, böyle bir şey mümkün değildir, ben Gülistan Doku’nun kaybolması haberlerine kadar ismini bile duymadım. Benim bildiğim kadarıyla arkadaş grubumdan hiçbirisi Gülistan Doku’yu tanımazdı.”

“Ne desem yalan olur, bilmiyorum”

Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz’ün 2019 ve 2020 yıllarında kullandığı kayıt dışı telefon hatlara dair ise şunları söyledi:

“Ne desem yalan olur, bilmiyorum. Çünkü benim üzerime atılı bu beyanları, gizli tanığın hakkımda vermiş olduğu bu beyanların hiçbirisini kabul etmiyorum. 05.05.2020 tarihinde kendime ait araçla Elazığ istikametinden Tunceli’ye gelişimin görüldüğü ancak öncesinden Tunceli ilinden Elazığ iline istikametimin çıkışının görülmediği hususuyla ilgili bir diyeceğim yoktur.”

“Benim ateşli silahım yoktur”

Kendisine ait silahlarla ilgili ise şunları kaydetti:

“Benim renkli boncuk atan tüfeklere karşı bir merakım vardır. Bu ilgiyi arkadaşımın yönlendirmesiyle öğrendim. Celal Altaş’ın ifadesinde geçen, oğlu Umut ile yaptığı telefon görüşmesinde benim ‘Bu tabanca ile birisini vurdum’ dediğim iddiası kesinlikle yalandır. Böyle bir beyanda bulunduğumu bilmiyordum, çok şaşkınım. Umut ile aramızda böyle bir konuşma geçmedi. Benim ateşli silahım yoktur. Bu sporla ilgili evin bahçesinde oynadığımız birçok fotoğraf ve video mevcuttur. Kullanılan ekipmanların faturaları da vardır. Bunların hiçbiri gerçek tabanca değildir. Bana ait bir tabanca söz konusu değildir.”

“Daraltılmış baz kayıtlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerek”

Gençlik merkeziyle ilgili sorulara ise şu şekilde yanıt verdi:

“Ünsal, Uğurcan, Şafak ve hatırlayamadığım birkaç dershane ve okul arkadaşımla birlikte gençlik merkezine giderdim. Ayrıca çevredeki kafelerde de zaman geçirirdik. Daraltılmış baz kayıtlarının bu çerçevede değerlendirilmesi gerekir.”

Sonel, ifadesinde aynı baz sinyalinde bulunmanın aynı yerde olduklarını göstermediğini savundu.

“Ben Gülistan Doku’yu tanımam ki eşyalarını bileyim”

Savcılık tarafından, “Gülistan Doku’ya ait eşyaların intihar algısı yaratmak amacıyla yok edildiği değerlendirilmektedir. Barajda bulunan makas, peçete ve el yazılı not ile 5 Ocak 2020 günü bulunduğunuz bölgenin aynı olduğu tespit edilmiştir. Bu malzemeleri kimin attığı?” şeklinde sorusuna, Sonel şu yanıtı verdi:

“Ben Gülistan Doku’yu tanımam ki eşyalarını bileyim. Biz o bölgede araçla hareket halindeydik, durup beklemezdik. Zaten aracın durabileceği bir yer yoktur.”

“Gülistan’ı tanımadığım için aynı ortamda olsak bile fark etmezdim”

Soneli savunmasında sonlarında özetle şunları söyledi:

“Bahsettiğiniz malzemeleri kimin attığını bilmiyorum. Gizli tanığın beni suçlayan beyanları asılsızdır. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Bu durum bana ve aileme karşı yapılmış bir itibar suikastıdır. Ben sade bir Türk vatandaşıyım. Üniversite son sınıf öğrencisiyim. Sınavlarıma hazırlanıyor olmam gerekirken burada bulunuyorum. Bu durum beni çok üzüyor. Gülistan’ı tanımadığım için aynı ortamda olsak bile fark etmezdim.”

Birçok şüpheli farklı suçlardan tutuklandı

Soruşturma kapsamında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel “nitelikli cinsel saldırı” ve “kasten öldürme”, Tunceli İl Özel İdare çalışanı Erdoğan Elaldı “kasten öldürme”, Ferhat Güven “yağma”, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, Abakarov’un eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, dönemin Tunceli Valisinin koruması Şükrü Eroğlu “suç delillerini gizleme değiştirme ve yok etme”, Gökhan Ertok ise “kişisel verilerin yasadışı yollarla ele geçirilmesi” ve “suç delillerini gizleme değiştirme ve yok etme” suçlamasıyla tutuklandı.

Dönemin valisi Sonel’in işlemleri Erzurum’da devam edecek

Soruşturmanın ikinci dalgasında Elazığ’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in Erzurum İl Emniyet Müdürülüğü’ndeki ifade işlemleri sürüyor. Sonel’in gözaltı süresinin bir gün daha uzatıldığını bildirdi.

Doku Ailesi’nin avukatı Ali Çimen “Gülistan Doku dosyasında tutanaklarda adı olan, aramalara katılan veya talimatı olan tüm görevlilerin, Başsavcımız Ebru Hanım dönemi hariç, tamamı Tuncay Sonel soruşturmasına tanık sıfatıyla dahil edilmesi tarafımızca istenecektir. Bu talep ile failin fiilinin belirlenmesine katkı sağlanmasını amaçlanacak olup sonuca göre bu kişilerin hukuki durumaları tarafımızca değerlendirilecektir” dedi.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 161. maddesinde, “Vali ve kaymakamların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir” hükmü uyarınca Sonel’in işlemleri Erzurum’da sürdürülüyor.

Bursa’da gözaltına alınan dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Çağdaş Özdemir’in ise Tunceli İl Jandarma Komutanlığı’ndaki işlemleri devam ediyor.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.