Kral III. Charles, Beyaz Saray'daki yemekte Trump'a esprili tarih göndermeleriyle karşılık verdi. "Biz olmasak Fransızca konuşurdunuz" diyen Kral Ukrayna için destek çağrısı yaptı.
İngiltere Kralı III. Charles’ın Beyaz Saray ziyaretinde verdiği tarih dersi dinleyecilerin büyük ilgisiyle karşılandı. Esprili tavrıyla salonun dikkatini toplayan Kral, sözlerini de sakınmadı.
Salı gecesi düzenlenen Beyaz Saray yemeğinde Başkan Trump’a şakayla karışık yanıtlar verdi. İki lider kadeh kaldırdığı sırada Charles “Başkan Trump ‘eğer ABD olmasaydı Avrupalılar Almanca konuşurdu’ diyor. Cüret ediyorum, eğer İngilizler olmasaydı Amerikalıların bugün Fransızca konuşuyor olurdu” dedi ve bu sözler alkış ve kahkakayla karşılandı.
Sözler aslında Trump’ın Avrupalı müttefiklerine yönelik önceki eleştirilerine göndermeydi. Trump Ocak ayındaki Davos zirvesinde “ABD yardımı olmasaydı Avrupa’nın Almanca ve biraz da Japonca konuşacağını” iddia etmişti.
Kral konuşmasında Trump’ın 400 milyon dolarlık Beyaz Saray’daki Balo Salonu projesine de değindi. Beyaz Saray’ın bir kısmı yıkıldıktan sonra proje Yüksek Mahkeme tarafından durdurulmuştu.
Charles bu duruma değinirken İngiliz askerlerinin 1814 yılında Beyaz Saray’ı ateşe vermesini hatırlattı. Gayrimenkul simsarı Trump’ın “benzer bir geliştirme çabası içinde” olduğunu söyledi.
Kral “Söylemekten üzüntü duyuyorum ki biz İngilizler olarak da 1814 senesinde Beyaz Saray’ın gayrimenkulünü yeniden geliştirme konusunda kendi girişimimizi yapmıştık” dedi.
Trump da bu şakalara iç siyasete odaklanan bir yanıt verdi. Charles’ın Kongre’deki konuşmasını öven Trump “Charles’ı bugün Kongre’de yaptığı harika konuşma için tebrik etmek istiyorum. Demokratları ayağa kaldırmayı başardı ancak ben bunu daha önce hiçbir zaman başaramadım” dedi.
Yemekten önce ABD Kongresi’nde de konuşan Kral ABD ve İngiltere halklarının birbirlerine olan yakınlığına değindi.
İngiltere’nin 11 Eylül İkiz Kuleler saldırılarında da ABD’nin tamamen yanında olduğunu belirten Kral yüzyıllardır İngiliz ve ABD halklarının birbirlerine yakın olduğunu belirtti.
Kral, ABD ve İngiliz halklarının yakın ilişkilerine odaklanarak “günümüzde ABD ile gerçekten her konuda aynıyız” yorumunu yaptı, ancak iki ülke arasındaki büyük aksan farkına değinmeden edemedi. Kral “Tabii, sadece farklı diller konuşuyoruz” diye şakalaştı.
İran meselesi sebebiyle yaşanan diplomatik gerginliklere rağmen yemekte oldukça sıcak bir atmosfer vardı.
Charles bu ziyareti bir sempati hamlesine dönüştürerek Trump’a anlamlı bir hediye sundu. İkinci Dünya Savaşı sırasında 1944 yılında denize indirilen HMS Trump denizaltısının çanını başkana bizzat takdim etti.
Bu jest iki ülke arasındaki tarihi ve özel bağları pekiştirmeyi amaçlıyordu. Kral hediye töreni esnasında duygularını “Bu çan uluslarımızın paylaştığı ortak tarihin ve parıldayan geleceğinin bir kanıtı olarak dursun. Eğer bize bir şekilde ulaşmanız gerekirse sadece bir çan çalmanız yeterli” dedi.
Charles Kongre konuşmasında ABD’nin yardımlarına ihtiyaçları olduğunu da belirtmeyi ihmal etmedi. Ukrayna’daki savaşı gösteren Charles şu ifadeleri kullandı:
“11 Eylül olaylarının hemen ardından, NATO’nun beşinci maddeyi ilk kez yürürlüğe koyduğu o günlerde — halklarımız bir asırdan fazladır yaptığı gibi, iki dünya savaşı, Soğuk Savaş, Afganistan ve ortak güvenliğimizi şekillendiren diğer dönüm noktalarında omuz omuza durduğumuz gibi — bu çağrıya hep birlikte yanıt verdik.
Bugün, Sayın Başkan, Ukrayna’nın ve onun en cesur halkının savunulması için de aynı sarsılmaz kararlılığa ihtiyaç duyulmaktadır.”