Fethiye dağlarında yıllardır yürüyen emekli eczacı Rıfat Özdemir beş yeni bitki türünu fotoğrafladı, bunlardan bir kısmına adı verildi.
Fethiye’nin dağlarında yıllardır yürüyen 78 yaşındaki emekli eczacı, doğa tutkusunu bilimsel bir mirasa dönüştürdü. Rifat Özdemir’in fotoğrafladığı beş bitki türü, akademisyenlerle kurduğu iş birliği sayesinde bilim literatürüne girdi.
Muğla’nın Fethiye ilçesinde onlarca yıldır düzenli doğa yürüyüşleri yapan Rifat Özdemir yürüyüşler sırasında dikkatini çeken alışılmadık çiçeklerin fotoğraflarını çekiyor. Fen bilgisi öğretmenliği de yapmış olan Özdemir yaklaşık 20 yıl önce eczacılıktan emekli oldu.
Çektiği fotoğrafları bu alanda çalışan akademisyenlere ileten Özdemir nadir olduğu düşünülen bitkilerin gelişim sürecini de kayıt altına alıyor. Uzmanların incelemelerinin ardından yeni türler bilim literatürüne kazandırılıyor.
Özdemir sürecin nasıl işlediğini şöyle anlattı:
“Uzmanlar çiçeği izlememi söylerse bir yıl boyunca o çiçeği takip ediyoruz. Örnekler alıyoruz ve hocalarımıza gönderiyoruz. Daha sonra yapılan laboratuvar çalışmalarında türün yeni olup olmadığı anlaşılıyor. Tür yeni ise makalesi yazılarak bilim dünyasına kazandırılıyor.”
20 yıldır bitkilerle ilgilenen Özdemir’in gözü artık farklı çiçekleri hemen yakalıyor.
Bugüne kadar beş yeni türün keşfine öncülük eden Özdemir, bu türlerin bir kısmına kendi adının verildiğini belirtti: “‘Fritillaria ozdemir-elmasii’yi yürüyüş rotamız üzerinde, tarihi bir bölgede fark ettik. Hocalarımıza bildirdiğimizde yakından ilgilendiler. ‘Crocus rifatozdemirii’ ise dağda gördüğüm farklı bir çiğdemdi. Prof. Dr. Osman Erol’a gönderdim ve sonunda yeni bir tür olduğu ortaya çıktı. ‘Biarum rifatii’ dahil toplamda beş yeni türü bilim dünyasına kazandırdık.”
Keşiflerini yalnızca bilimle sınırlı tutmayan Özdemir çalışmalarını kitaplara da taşıdı. “Fethiye Çiçekleri”, “Babadağ Çiçekleri” ve “Muğla’nın Nadir ve Endemik Çiçekleri” bu kitapların başlıcaları.
“Çiçeklere ismimin verilmesiyle torunlarıma, çocuklarıma sonsuza kadar bir miras bırakıyorum. Amacımız, bizden sonra gelen nesle çiçeklerimizi en iyi şekilde tanıtmak” diyen Özdemir, Prof. Dr. Osman Erol ve Prof. Dr. Hasan Yıldırım başta olmak üzere kendisine destek veren akademisyenlere teşekkür etti.
Kahvede oturmak yerine doğada yürümeyi tercih ettiğini söyleyen Özdemir, ayakları tuttuğu sürece yeni keşifler peşinde koşmaya devam edeceğini vurguladı.