Mustafa Gültepe TİM Başkanlığına ikinci dönem için adaylığını açıkladı

Mustafa Gültepe, TİM Başkanlığı için ikinci dönem adaylığını açıklarken, ilk dört yılda atılan yapısal adımların ardından yeni dönemi “hızlanma ve küresel sıçrama” dönemi olarak tanımladı. Hedef, Türkiye’yi katma değerli üretim, inovasyon ve sürdürülebilirlik odaklı bir dönüşümle ihracatta dünyanın ilk 10 ülkesi arasına taşımak.

Ekonomi 6 Mayıs 2026

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde (TİM) haziran ayında yapılacak seçimli genel kurul toplantısı için geri sayım devam ederken ihracatçı birlikleri ve Sektörler Konseyi, Mustafa Gültepe ismi etrafında kenetlendi. Halen TİM’de başkanlık görevini yürüten Gültepe, ihracatçıların güçlü desteğiyle ikinci dönem için de aday olduğunu açıkladı.

Mustafa Gültepe, adaylık kararını TİM Yönetim Kurulu üyeleri ve Sektörler Konseyi üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda ismin katılımıyla düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Toplantıda birinci dönemin muhasebesini yapan ve ikinci dönem için hedeflerini paylaşan Mustafa Gültepe, şunları söyledi:

“Kuzeyimizde dört yıldır devam eden Ukrayna Savaşı, güneyimizde İsrail’in Gazze’yi işgali, Suriye’de iç savaş ve rejim değişikliği, İran savaşı ve korumacılık eğilimleri küresel ticareti derinden etkiledi. İhracatçılar olarak bu gelişmelerin yansımalarını dolayı şekilde hissettik. Global ölçekte belirsizlikler artarken, ülkemizde 2023’ün ikinci yarısından itibaren uygulanmaya başlanan enflasyonla mücadele programı nedeniyle büyük bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldık. Enflasyonla kur arasındaki farkın açılmasıyla birlikte dünyanın en pahalı ülkelerinden biri olduk. Hazır giyim, tekstil, deri, mobilya başta olmak üzere birçok sektörde rekabetçiliğimiz zayıfladı. Özetle küresel fırtınaların ortasında dört yıl boyunca zorlu bir yolculuk yaptık. Tüm olumsuzluklara rağmen üretime ve ihracata devam ettik. 2022’de 254,2 milyar doları mal ve 93,3 milyar doları hizmet olmak üzere toplamda 347,5 milyar olan ihracatımızı, her yıl rekorlarla taçlandırdık. 2025’te yaklaşık 396 milyar dolarlık mal ve hizmet ihracatı gerçekleştirdik. Geçen yılı 273,3 milyar dolarlık mal ve 122,6 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla tamamladık. Bir başka ifade ile ihracat gemimizi hep rotasında tuttuk ve hasarsız bir şekilde limana yanaştırmayı başardık. Bu zorlu yolculukta bize inanan, güven ve desteklerini esirgemeyen yönetim kurulumuza, ihracatçı birliklerimize ve büyük ihracat ailemize şükranlarımı sunuyorum.”

Mustafa Gültepe, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı, zengin yer altı kaynakları bulunmayan ülkelerde kalkınmanın ve refah düzeyini yükseltmenin yolunun üretimdem ve ihracattan geçtiğini vurguladı.  Ekonomik büyümenin en az yarısının üretim ve ihracattan gelmesi gerektiğini belirten Gültepe, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye bu coğrafyanın en önemli üretim üssü. Bazılarında küresel oyuncu, hatta lider olduğumuz 26 sektörümüzle mal ihracatı gerçekleştiriyoruz. Hizmet ihracatında da önde gelen ülkeler arasında yer alıyoruz. Mevcut potansiyelimizle çok daha üst sıralarda olmayı hak ediyoruz. İşte bu inançla Cumhuriyetimizin ikinci 100 yılına Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma vizyonu ve hedefiyle başladık. Stratejimizi ve oyun planlarımızı bu hedef doğrultusunda kurguladık. Önümüzdeki dört yılın sonunda hedefimize biraz daha yaklaşmış olacağız. Türkiye toplam ihracatının yüzde 42’sini Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapıyor. Ülkemiz için alternatifi olmayan AB pazarındaki payımızı korumak ve artırmak için tüm sektörlerimiz Yeşil Mutabakat’a uyumun yol haritası niteliğindeki sürdürülebilirlik eylem planlarını tamamladı. İGE A.Ş ile 30 bine yakın firmamıza 212 milyar liralık kefalet desteği sağladık. Firmalarımızın uygun maliyetle finansmana erişimini kolaylaştırmak için İGE A.Ş. aracılığıyla Türk Ticaret Bankası’nı ihracat ailemize kazandırdık. Bankamız bu yıl 110 milyar liralık finansman desteği verecek. ‘Vade(SİZ) İhracat Kredi Paketi’ ve ‘İhracata Tam Destek Paketi’ ile binlerce firmamıza düşük maliyetli finansman imkânı sunduk. Yine ihracatçılarımız için halen yüzde 3 olarak uygulanan döviz dönüşüm desteğinin çıkarılmasını sağladık. İlgili kurumlarımız nezdinde yaptığımız girişimler sonucunda emek yoğun sektörlerimiz 3 bin 500 liralık desteğinden yararlanabiliyorlar. Türk Hava Yolları ile yaptığımız iş birliği sayesinde firmalarımızın ürünlerinin hava yoluyla hızlı ve düşük maliyetle alıcıya ulaştırılmasını sağladık. DHL ve Asset ile de firmalarımızın lojistik maliyetlerini düşürmelerine imkân sağlayan iş birlikleri gerçekleştirdik. E-ihracat konusunda farkındalığı artırmak için Trendyol ile stratejik bir işbirliğine imza attık. Proaktif bir heyet programıyla firmalarımızın beş kıtada yeni müşterilerle buluşmalarına fırsat yarattık. Yaklaşık 700 ticaret ve alım heyeti düzenledik. Küresel ölçekte bin 300’ü aşkın fuara katılım sağladık. Gelişmiş pazarlarda, yeni nesil ‘TİM Vizyon Heyetleri’ dönemini başlattık.”  

Mustafa Gültepe, dört yıllık başkanlık döneminde yapısal dönüşümün temellerini güçlendirdiklerini, ikinci dört yılın ise Türkiye’yi ihracatta ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefine giden yolculukta hızlanma dönemi olacağını söyledi. Gültepe, şöyle devam etti:

“Sadece tonaj olarak ihracatı arttırarak bu hedefe ulaşamayacağımızı biliyoruz. Katma değerli ihracatı artırmak için yüksek teknolojiyi, ’yi, inovasyonu, tasarımı, markalaşmayı ve ikiz dönüşümü kaldıraç olarak kullanacağız. İkiz dönüşümü küresel rekabette ülkemiz için avantaja dönüştüreceğiz.

Her yıl düzenleyeceğimiz milli ihracat haftasında ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirip Türkiye’nin üretim gücünü küresel vizyonla buluşturacağız. Rekabetçiliğimizi geri kazanmak için STK’larla birlikte çalışıp politikalarının belirlenmesine katkı sağlayacağız. PwC ile hazırladığımız İhracatta Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Sektör Raporlarının ilk fazını haziran ayında yayınlayacağız. TİM’e ve ihracat ailesine yakışır, 2 bin 500 kişilik bir kongre merkezi inşa edeceğiz.”

Ellerinde sihirli değnek bulunmadığını belirten Gültepe, hedefe giden yolculukta devletin desteğinin kritik önem taşıdığını vurguladı. Gültepe sözlerini şöyle noktaladı:

“Küresel pazarlarda kartlar yeniden dağıtılıp, oyunun kuralları baştan yazılırken ticaret diplomasisini yoğunlaştırmalıyız. En son MERCOSUR ülkeleri ve Hindistan ile imzalananlar başta olmak üzere AB’nin yaptığı her STA ihracatımız için potansiyel tehdit oluşturuyor. Dolayısıyla Gümrük Birliği anlaşmasının günün koşullarına göre güncellenmesi gerekiyor. Bu konuda ilgili kurumlarımız ve iş dünyamız başta olmak üzere tüm taraflarla güç birliği yapmak durumundayız. Biz de yeni dönemde çok daha proaktif bir yaklaşımla fırsatların peşinden koşacağız. ‘İşimiz üretim gücümüz ihracat’ sloganıyla çalışmaya devam edip küresel ihracattan aldığımız payı daha yukarıya taşıyacağız.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.