Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu Türkiye'nin 2003 yılından bu yana yaklaşık 290 milyar dolar yatırım çektiğini söyledi.
Dağlıoğlu, Vizyon 100 Platformu’nun düzenlediği, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da katıldığı Vizyon 100 İstanbul Summit etkinliğinde değerlendirmelerde bulundu.
Asya ile Avrupa arasında bir köprü olarak görünen Türkiye’nin artık bölgesel bir merkez haline geldiğini dile getiren Dağlıoğlu “Türkiye 2003 yılından bu yana yaklaşık 290 milyar dolar yatırım çekti” dedi.
Dağlıoğlu “Bizim bundan sonrası için vizyonumuz dünyanın küresel ekonomik güç merkezi olmak. Bununla ilgili bazı önemli adımlar geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından paylaşılmış oldu. Sonrasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından da detayları kamuoyuyla paylaşıldı” diye konuştu.
Küresel Liderler Oturumu’na da katılan Dağlıoğlu özellikle son yıllarda yaşanan küresel gelişmelerin büyük tektonik kırılmalara işaret ettiğini söyledi. Son dönemde yaşanan krizlerin de aslında bu dönüşümün bir parçası olduğunu belirten Dağlıoğlu bunların onlarca yıl önce karşılaşılan gelişmelerden çok farklı olduğunu vurguladı.
Herkesin mevcut küresel değişimlerin, yani bu büyük tektonik kaymaların farkında olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu “Açıkça görülüyor ki mevcut küresel hegemonik güce karşı ciddi bir meydan okuma söz konusu. Elbette bunun kültürel, sosyal ve ekonomik pek çok yansıması var. Biz daha çok yatırım boyutuna odaklanıyoruz. Gözlemlediğimiz kadarıyla yatırım kararları son dönemdeki eğilimlerden ciddi şekilde etkileniyor. Finansal açıdan bakıldığında ise daha büyük riskler olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.
Küresel ölçekte çok büyük borç yükü bulunduğunu, küresel borç stokunun dünya gayrisafi hasılasının üç katından yüksek olduğunu dile getiren Dağlıoğlu bunun ciddi bir alarm işareti olduğunu vurguladı.
Bir diğer önemli dönüşümün de tedarik zincirlerinde yaşandığını kaydeden Dağlıoğlu bu noktada çeşitlendirilmiş ve güçlü bir sanayi altyapısı sunabilen ülkeler için büyük fırsatların ortaya çıktığını söyledi. Dağlıoğlu “Türkiye bugün üretim, AR-GE, bölgesel yönetim ofisleri, satın alma merkezleri ve lojistik merkezleri açısından kesinlikle bölgesel bir merkez konumunda. Bunun artık tartışılacak bir yanı yok” dedi.
Yasal düzenlemelerle birlikte uluslararası şirketlerin bölgesel merkezlerini Türkiye’ye taşımaları halinde önemli vergi avantajlarından yararlanabileceğini belirten Dağlıoğlu “Aynı şekilde küresel iş birimlerini veya ortak hizmet merkezi projelerini Türkiye’ye getiren şirketlere de ciddi teşvikler sunmayı hedefliyoruz” ifadesini kullandı.