Öyle ‘o işçiden vazgeçtim’ yok: Söz vermişsin, tazminat ödeyeceksin

El sıkıştığı işverene güvenerek mevcut işinden ayrılan çalışanın işin iptaliyle uğradığı zararı mahkemeye taşımasıyla başlayan sürecin sonunda çalışana müjde geldi. 

Ekonomi 9 Mayıs 2026

Yargıtay imzaya dökülmese dahi el sıkışmanın hukuki bir sorumluluk taşıdığını gösteren bir karar verdi. El sıkıştığı işverene güvenerek mevcut işinden ayrılan bir çalışanın işin iptaliyle uğradığı zararı mahkemeye taşımasıyla başlayan sürecin sonunda çalışana müjde geldi. “Vazgeçen” işverenin tazminat ödemesine hükmederek cezayı kesti; sözleşme sürecinde üç önemli kuralı hatırlattı.

İş dünyasında “el sıkışma” ve “söz verme” süreçlerine dair devrim niteliğinde bir kararı açıklandı. Yeni bir iş teklifi alarak mevcut işinden ve tüm haklarından feragat ederek istifa eden ancak son anda işe alım süreci durdurulan bir çalışanın hukuk mücadelesi zaferle sonuçlandı.

Yargıtay, yazılı bir iş sözleşmesi imzalanmamış olsa bile taraflar arasındaki güven ilişkisinin hukuki koruma altında olduğunu tescilleyerek emsal bir tazminat kararına imza attı.

İsa Karakaş’ın yazısına göre süreç bir dış ticaret uzmanının yeni bir şirketle iş görüşmesi yapıp “el sıkışması” ve tarafların yabancı personel çalıştırma talebiyle ön protokol imzalamasıyla başladı. Bu söze güvenen çalışan, mevcut iş yerinden haklarını yakarak istifa etti. Ancak yeni işveren Çalışma Bakanlığına yaptığı başvuruda gerekli harçları yatırmayarak süreci tek taraflı durdurdu.

Ne eski işine dönebilen ne de yeni işine başlayabilen çalışanın açtığı davada yerel mahkeme “sözleşme yürürlüğe girmediği için hak doğmaz” diyerek talebi reddetti.

Dava temyiz edilince Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararı bozarak “Dürüstlük kuralı” hatırlatmasında bulundu. Yargıtay işverenin harcı yatırmayarak işin bozulmasına kasten sebep olduğunu ve bunun “Sözleşme Öncesi Sorumluluk” (Culpa in Contrahendo) kapsamına girdiğini belirtti.

Son noktayı koyan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi çalışanın mahrum kaldığı kıdem tazminatı ve boşta geçen süreye ait gelir kaybının faiziyle birlikte işveren tarafından ödenmesine hükmetti.

Yargıtay’ın bu kararı iş arayanlar ve işverenler için hukuki bir yol haritası niteliği taşıyor. Literatürde “Culpa in Contrahendo” olarak bilinen ilkenin uygulandığı kararda şu 3 kritik kuralın altı çizildi:

Dürüstlük Kuralı: İş sözleşmesi resmen imzalanmasa dahi taraflar görüşme aşamasından itibaren birbirlerine karşı dürüst davranmakla yükümlüdür.

Güvenin Korunması: Bir çalışanın mevcut işini bırakmasına neden olacak kadar güçlü bir güven telkin eden taraf, bu güvenden keyfi olarak vazgeçemez.

Zararın Tazmini: İş akdi fiilen başlamamış olsa bile, karşı tarafın kusurlu davranışı nedeniyle uğranan maddi kayıplar (kıdem tazminatı kaybı, işsiz kalınan süre vb.) tazminat davasına konu edilebilir.

“Söz namustur, hukuk garantidir” mesajı veren bu emsal karar iş arayanlara haklarının imzayla değil verilen sözlerle başladığını müjdeledi.

İşverenlere de bir insanın iş hayatını sekteye uğratmanın ağır hukuki bedeli olduğu ihtar edildi.

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.