Çinli otomotiv devi ByD iki yıl önce Erdoğan'ın da katıldığı törende protokol imzalamış ve Manisa'ya 1 milyar dolar değerinde fabrika kuracağını açıklamış, inanılmaz teşvikler almıştı. BYD o teşviklerin tamamını kullandı, vergisiz binlerce araba getirip ucuza sattı, şimdi yatırımdan vazgeçti.
Dünyanın en büyük elektrikli otomobil üreticilerinden BYD (Build Your Dream), Manisa’da kuracağını açıkladığı otomotiv fabrikası yatırımından vazgeçtiğini resmen de duyurdu. Şirket Manisa’da yıllık 125 bin elektrikli araç kapasiteli bir fabrika kuracağını vaat etmiş, karşılığında çok büyük teşvikler almıştı.
Temmuz 2024’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törende Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile protokol imzalayan dev şirket, aradan geçen iki yılda fabrika için hiçbir girişimde bulunmamasıyla tepki toplamıştı.
Türkiye’ye yatırım yapacağına yönelik verdiği taahhüt nedeniyle gümrük vergisi avantajlarından yararlanan ve milyarlarca dolar değerinde araç satışı gerçekleştiren şirket, Türkiye yatırımını durdurma kararı aldı.
Şirketin Londra’da bulunan İngiltere merkezinde Reuters’ın sorularını yanıtlayan BYD’nin icradan sorumlu yetkilisi Stella Li “Şu anda birinci öncelik Macaristan… İkinci önceliğimiz de Avrupa’da ikinci bir (imalat) tesisi için yer bulmak olacak” dedi.
Li, Türkiye’deki fabrikanın kurulumunu askıya aldıklarını, Macaristan’da kurulan fabrikanın dördüncü çeyrekte üretime başlayacağını söyledi.
AA muhabirinin, firmanın yatırımının ilerlememesine ilişkin sürece dair Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından edindiği bilgiye göre, firma ile yapılan yatırım anlaşması, yatırım anlaşmasındaki koşullar, firmanın yükümlülükleri ve devlete sunduğu teminatlar geçerliliğini koruyor.
Bakanlık tarafından tüm süreçler ise resmi usüllere uygun olarak yürütülmeye devam ediyor.
Yatırımların tamamlanmaması durumunda, firmalar elde ettikleri teşvikleri, ilgili yasal düzenlemeler ile sundukları taahhüt ve teminatlar kapsamında geri ödemekle yükümlüler.
Bakanlık yetkilileri, yerli ve yabancı hiçbir firmanın herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulmadığını, kuralların herkes için geçerli olduğunu, tüm süreçlerde kamunun çıkarlarının güçlü şekilde teminat altına alındığını ifade etti.