Okyanusun ortasına dikilen yapının otele çevrilmesiyle birlikte bölge adrenalin severlerin uğrak noktası haline geldi. Karayla bağlantısı olmayan yapının kaderi 2010 yılında değişti.
ABD’nin Kuzey Carolina kıyılarından onlarca kilometre açıkta, Atlantik Okyanusu’nun tam ortasında yer alan eski bir denizcilik yapısı gezegenin en sıra dışı ve tehlikeli konaklama merkezine dönüştürüldü.
“Frying Pan Tower” (Kızartma Tavası Kulesi) olarak adlandırılan bu platform otel alışılmış lüks ve konforun aksine ziyaretçilerine doğanın vahşi gücüyle baş başa kalacakları ekstrem bir deneyim vadediyor. Karadan tamamen izole olan ürkütücü kuleye ulaşım sadece helikopter veya teknelerle sağlanabiliyor.
“Dünyanın en tehlikeli oteli” unvanı herhangi bir suç veya çatışmadan değil yapının bulunduğu amansız doğa koşullarından geliyor. Bölge tarih boyunca sayısız gemi kazasına yol açan şiddetli fırtınaları, dev dalgaları ve tehlikeli kum tepeleri nedeniyle “Atlantik’in Mezarlığı” olarak anılıyor.
Yıl boyunca açık denizin sert rüzgarlarına, kasırgalarına ve tuzlu suyun aşındırıcı etkisine maruz kalan kulede acil bir durumda anakaradan yardım almak hava ve deniz yolu elverdiği sürece mümkün.
Tarihi 1964 yılına dayanan yapı aslında gemi kazalarını önlemek amacıyla deniz feneri olarak inşa edilmişti. On yıllar sonra işlevini yitiren kuleyi 2010 yılında bir açık artırmada 85 bin dolara satın alan mühendis Richard Neal, gönüllülerin de desteğiyle burayı kademeli olarak ir otele çevirdi.
Günümüzde okyanusun sürekli basınç uyguladığı yapı malzemelerini korumak ve güvenliği sağlamak için sık sık onarım yapılan tesise gelen konuklar konaklamakla kalmayıp bu tarihi yapının ayakta kalması için yürütülen bakım rutinlerine de aktif olarak katılıyor.