Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Kiraz üreticilerin su kısıtı bulunmayan bölgelerde buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkisin ekebileceğini söyledi.
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Fehmi Kiraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülke tarımında stratejik öneme sahip olan hayvancılık sektörünün yem bitkileri üretimi ve çayır-mera varlığıyla birlikte ele alınması gerektiğine dikkati çekti.
Bilimsel çalışmaların hayvancılık işletmelerindeki toplam giderlerin yaklaşık yüzde 70’inin yem maliyetlerinden oluştuğunu ortaya koyduğunu anlatan Kiraz bu nedenle ucuz ve kaliteli kaba yem temin edilmeden ekonomik ve sürdürülebilir hayvansal üretimden söz edilemeyeceğini söyledi.
Kiraz hayvanların ihtiyaç duyduğu kaba yemin başlıca iki kaynaktan karşılandığını, ilkinin çayır ve meralar, ikincisinin de tarla tarımıyla yetiştirilen yem bitkileri olduğunu belirtti.
Bunun yanında besleme değeri nispeten düşük olmakla birlikte tarla tarımından elde edilen yaprak, sap, saman ve anız gibi ürünlerin de kaba yem açığının giderilmesinde kullanıldığını anlatan Kiraz “Ülkemizde yıllık kaba yem üretimi yaklaşık 50-60 milyon ton düzeyinde olup buna karşılık 15-20 milyon tonluk önemli bir kaba yem açığı bulunmaktadır.” diye konuştu.
“Kaba yem açığının bir kısmı meralar yoluyla karşılanabilir”
Kiraz, bu sene yağmurların son yılların en yüksek seviyesine ulaştığını belirterek, şöyle devam etti:
“Ancak içinde bulunduğumuz yıl, iklim şartlarının elverişli seyretmesi ve yağışların bol olması nedeniyle meralarımız açısından son derece verimli geçmektedir. Meralarımızda ot gelişimi olağanüstü seviyelere ulaşmış, uzun yıllardır görülmeyen bazı bitki türlerinin tohumları dahi yeniden filizlenmiştir. Mera kullanan üreticilerimizin planlı ve bilinçli otlatma yaparak bu imkandan azami ölçüde faydalanması büyük önem taşımaktadır. Bu verimli yılda kaba yem açığımızın yaklaşık yüzde 25 ila 35’lik kısmının meralar yoluyla karşılanması mümkün görülüyor.”
Su potansiyelindeki artış nedeniyle tarlaların daha verimli kullanılabileceğini belirten Kiraz, “Üreticilerimiz, su kısıtı bulunmayan bölgelerde buğday ve arpa hasadının ardından ikinci ürün olarak yem bitkilerini ekebilir. Özellikle uygun havzalarda ilave destekleme mekanizmalarının devreye alınması, yem üretiminde önemli bir artış sağlayacaktır. Böylece her yıl yaklaşık 4 milyar dolar ödeyerek ithal etmek zorunda kaldığımız bazı yem ürünlerinin ithalatı azaltılabilecek, hem üreticimizin maliyeti düşecek hem de ülke ekonomisine önemli katkı sağlanacaktır.” ifadelerini kullandı.
Kiraz, içinde bulunulan “var yılı”nın iyi değerlendirilmesinin önemine dikkati çekerek, “Bu vesileyle üreticilerimizi meralarımızı bilinçli kullanmaya, karar vericilerimizi ise ikinci ürün yem bitkileri üretimini destekleyecek politikaları hayata geçirmeye davet ediyoruz.” şeklinde konuştu.