Aldığı ağır yerel seçim yenilgisi sonrası parti grubu tarafından ağır biçimde eleştirilen İngiltere Başbakanı Keir Starmer İşçi Partisi'nin kendisini gelecek seçimde lider olarak görmek istemediğini belirterek parti genel başkanlığı görevinden istifa ettiğini açıkladı. Parti kurultaya gidiyor.
Türkiye’de bir mahkeme tarafından Cumhuriyet Halk Partisi’ne genel başkan olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, hiçbir siyasi meşruiyeti olmamasına ve bizzat kendi partisinin milletvekillerinin en az 111’i, parti örgütlerinin neredeyse tamamı ve büyükşehir belediye başkanlarının tamamı tarafından ağır bir dille eleştirilmesine rağmen CHP’yi kurultaya götürmemek için bin dereden su getirirken, CHP’nin Sosyalist Enternasyonel’den “kardeş partisi” İngiliz İşçi Partisi’nin lideri ve Başbakan Keir Starmer, sadece partisinin Meclis Grubundan gelen eleştiriler üzerine parti liderliğinden ayrıldı ve partisini genel kurula götürme kararı aldı. Starmer sadece İşçi Partisi liderliğini bırakmıyor, Başbakanlık koltuğunu da yerine seçilecek isme devretmeye hazırlanıyor.
Türkiye’deki CHP ile İngiltere’deki İşçi Partisi arasındaki bu büyük tezat çok çarpıcı. Keir Starmer, partisine uzunca bir aradan sonra yeniden seçim kazandıran ve müthiş bir çoğunlukla iktidar olmasını sağlayan lider. Ama hükümetteki performansı yeterli görülmedi, geçen ay yapılan yerel seçimde İşçi Partisi, aşırı sağcı Reform Partisi’ne karşı çok ağır bir hezimet yaşadı.
Bu yenilgi sonrası Starmer’e partisinin içinden eleştiriler arttı, hükümetten bazı bakanlar istifa etti. İşçi Partisi’nde Starmer’in yerine gelecek lider adayı da aslında belliydi, Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham. Başbakan Starmer, rakibi Burnham’ın yapılan ara seçimde milletvekili seçilmesini bekledi, onun seçilmesinin ardından da parti liderliğinden ayrıldığını duyurdu. Tabii Starmer sadece liderlikten ayrılmıyor, partisi yeni lideri belirlediğinde Başbakanlık görevini de ona devredecek.
Başbakan Sir Keir Starmer, Başbakanlık Ofisinin Londra’daki Downing Sokağı 10 Numaradaki ünlü binasının önünde yaptığı açıklamada, başbakanlığa seçildiği günün hayatının en gurur verici günü olduğunu söyledi.
Ülkede milyonlarca insanın hayatını olumlu yönde değiştirme şansı elde ettiğini belirten Starmer “Bu yolculuk kolay değildi. 6 yıl önce siyasi, finansal ve ahlaki olarak çökmüş bir İşçi Partisi devraldım. Bana defalarca partimin bittiği, tarihe karıştığı, seçimlerde tek başına iktidarı olmak bir yana, çoğunluğu dahi elde edemeyeceğimiz söylendi” dedi.
Partiyi değiştirerek bunları söyleyenleri yanılttıklarını ifade eden Starmer “Partideki antisemitizmi bitirdik, ekonomi, savunma ve ulusal güvenlikte güveni inşa ettik.” diye konuştu.
Starmer, İngiltere’yi daha adil bir hale getirmek için çalıştıklarını vurgulayarak, son 2 yıldaki icraatlarının detaylarını paylaştı.
Özellikle Avrupa ile ilişkiler ve Ukrayna’ya verilen desteğe değinen Starmer, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şu an soru, İşçi Partisini iktidara taşıyacak ve milyonlarca insanın yaşamını iyileştirme yolunda hayati önem taşıyan çalışmalara başlayacak en uygun kişinin kim olduğu değil. Bu sorular zaten yanıtlandı. Partimin sorduğu soru, benim bir sonraki genel seçimlere partiyi götürmek için en uygun kişi olup olmadığıdır. Parlamento grubumuzun bu soruya verdiği cevabı duydum ve bunu memnuniyetle kabul ediyorum. Aldığım her karar, çok sevdiğim ülkemi öncelemektedir. Bu nedenle İşçi Partisi liderliğinden istifa ediyorum. Kararımı bu sabah Majesteleri Kral’a da bildirdim.”
Starmer, partisinin Ulusal Yürütme Komitesinden 9 Temmuz’dan başlayarak Parlamentonun yaz tatili bitene kadar bir takvim belirlemesini isteyeceğini aktararak ”Parlamento eylülde tekrar toplanmadan önce bir liderin göreve gelmesi sağlanacak. Yarış tamamlanana kadar başbakanlığa devam edecek ve iktidarın düzenli şekilde devredilmesini sağlamak için elimden geleni yapacağım” ifadelerini kullandı.
Kendisinden sonra seçilecek kişiye koşulsuz destek vereceğini vurgulayan Starmer eşi ve ailesine teşekkür ederken göz yaşlarını tutamadı. Starmer’ın konuşması boyunca Başbakanlığın bulunduğu Downing Sokağı girişindeki eylemcilerin çaldığı Avrupa Birliği (AB) marşı duyuldu.
Manchester Belediye Başkanı olarak 2017’den beri adından söz ettiren Andy Burnham (Andrew Murry Burnham), Starmer’ın istifasının ardından İşçi Partisi liderliğine ve başbakanlığa en yakın isim olarak öne çıkıyor.
Çok sayıda İşçi Partili ve hükümet mensubu bakan da mayıstaki yerel seçimlerde alınan başarısızlık, Jeffrey Epstein bağlantılı Peter Mandelson’un Washington’a büyükelçi olarak atanması ve yaşam pahalılığı sorunun çözülememesi nedeniyle istifası talep edilen Starmer’ın ardından koltuğa Burnham’ın oturmasını istiyor.