DÜNYA KUPASI 2026 72 Maç 48 Takım 12 Grup ⚽ Canlı Sonuçlar Fikstür 🏟️ Stadyumlar Hikayeler Keşfet → Dünya Kupası 2026 DÜNYA KUPASI 2026 Keşfet →

1111. haftada yine sordular: Kayıplar nerede, failler nerede, hakikat nerede?

Cumartesi Anneleri 1111. hafta buluşmasında Galatasaray Meydanı'ndan seslendi: "Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi yok sayanlara, hakikati inkâr edenlere ve cezasızlığı sürdürenlere karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz." 

Gündem 11 Temmuz 2026

Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanmasını talep etmek için Galatasaray’da 1995 yılından beri oturma eylemi yapan bu hafta da meydanda bir araya gelip açıklama yaptı.

Açıklamayı İnsan Hakları Derneği Kayıplar Komisyonu Üyesi Sebla Arcan okudu.

Açıklamada “1111 haftadır aynı talebi dile getiriyoruz: Hakikat açıklansın. Kaybedilenlerin akıbeti ortaya çıkarılsın. Failler yargılansın” dendi.

Açıklamada, “Biz, 1111 hafta boyunca ne beklemekten vazgeçtik ne de hakikat ve adalet mücadelemizden. Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi yok sayanlara, hakikati inkâr edenlere ve cezasızlığı sürdürenlere karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Hakikat açıklansın. Kayıplar bulunsun. Failler yargılansın. Bizi kayıplarımıza yaklaştıracak adil ve onurlu bir barış için gerekli adımlar atılsın” ifadeleri kullanıldı.

Sebla Arcan’ın okuduğu açıklamanın tamamı şöyle:

“1111. haftamızda Galatasaray’dayız.

1111 bir sayı değildir.

1111 hafta; vazgeçmeyen kayıp ailelerinin, adalet talebinden geri adım atmayan insanların ortak mücadelesidir.

1111 haftadır her cumartesi aynı soruyu soruyoruz:

Gözaltında kaybedilen sevdiklerimiz nerede?

1111 haftadır aynı talebi dile getiriyoruz:

Hakikat açıklansın. Kaybedilenlerin akıbeti ortaya çıkarılsın. Failler yargılansın.

Bunca zamana rağmen, önceki iktidarlar gibi mevcut iktidar da hakikati ortaya çıkarmak yerine sessiz kalmayı tercih etti. Galatasaray Meydanı’nı bariyerlerle kapattı; Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen meydan yasağını ve kişi sınırlamasını sürdürdü.

Oysa yapılması gereken bellidir. Galatasaray Meydanı üzerindeki hukuka aykırı engeller kaldırılmalı; kayıp dosyaları etkin biçimde yeniden soruşturulmalı, cezasızlık politikalarına son verilmeli ve ailelerin hakikati bilme hakkı güvence altına alınmalıdır.

1111 bir sayı değildir. 1111 haftadır süren bekleyiştir.

Bir ailenin hiç bitmeyen bekleyişidir.

Yaşamla ölüm, umutla umutsuzluk arasına sıkışmış; sonu gelmeyen bir bekleyiştir.

Bu bekleyişin yükünü onlarca yıldır yalnızca kayıp aileleri taşıyor. Oysa bu yükün asıl sorumluluğu devlete aittir. Devlet, hakikati açığa çıkarmak ve ailelerin hakikati bilme hakkını güvence altına almakla yükümlüdür.

1111 bir sayı değildir. 1111 haftadır süren mücadeledir.

1111 haftadır sürdürdüğümüz bu mücadele yalnızca kaybedilen sevdiklerimiz için değil; hukukun, adaletin ve insan onurunun korunması içindir.

Bu mücadele, gözaltında kaybetmeleri tarihe ve toplumsal hafızaya kaydetme mücadelesidir. Resmî tarihin susturduğunu görünür kılma, eksik bıraktığını tamamlama mücadelesidir.

Kararlıyız. Koşullar ne kadar ağır olursa olsun, umutsuzluğa teslim olmayacak; hakikat ve adalet mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz.

1111 bir sayı değildir. 1111 haftadır süren direniştir.

Ağır insan hakları ihlallerine maruz bırakılmış toplumlarda hatırlamak; yaşananların izini sürmek, tanıklıkları anlatmak, hakikati görünür kılmak ve kamusal hafızada yaşatmak bir direniş biçimidir.

Biz de tam bunu yapıyoruz.

Bize yaşatılanların unutturulmasına, yaralarımızın izlerinin silinmesine izin vermiyoruz.

Bitmeyen yasımızdan, kabuk bağlamayan yaramızdan ve dinmeyen acımızdan bir hakikat ve adalet mücadelesi örüyoruz.

Maruz kaldığımız tüm baskılara, engellemelere ve yasaklara rağmen haklı direnişimizi kuşaktan kuşağa aktarıyor; kayıplarımızdan vazgeçmiyoruz.

1111 bir sayı değildir. 1111 haftadır süren cezasızlıktır.

Gözaltında kaybetme suçunun fail ve sorumluları korunuyor. Dosyalar etkili biçimde soruşturulmuyor. Hak arama yolları ailelere birer birer kapatılıyor.

Kayıp yakınları, adaletle aralarına örülen kalın duvarların ardında, cezasızlığın gölgesinde yıllardır sevdiklerinin izini sürüyor.

Bu nedenle cezasızlığın son bulması, hakikatin açığa çıkarılması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi, demokratik ve hukuk devleti olmanın vazgeçilmez koşuludur.

Herkesin eşit ve onurlu yaşayacağı demokratik bir Türkiye’nin yolu, hakikatle yüzleşmekten ve cezasızlık politikalarına son vermekten geçmektedir.

Biz, 1111 hafta boyunca ne beklemekten vazgeçtik ne de hakikat ve adalet mücadelemizden.

Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizi yok sayanlara, hakikati inkâr edenlere ve cezasızlığı sürdürenlere karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

Hakikat açıklansın.

Kayıplar bulunsun.

Failler yargılansın.

Bizi kayıplarımıza yaklaştıracak adil ve onurlu bir barış için gerekli adımlar atılsın.”

10Haber bültenine üye olun, gündem özeti her sabah mailinize gelsin.